Günümüzün Kronikleşmiş problemlerinden birisidir insanın kendini yorgun hissetmesi, bizde dogalgucblog olarak bir test yayınlayıp yorgunluğunuzun sebeplerini bulmanıza yardımcı olalım dedik. Burda sorularımıza vereceğiniz yanıtlar ışığında yapacağınız sorgulama ile kendinizi yorgun hissetmenizin nedenlerini daha kolay bulacaksınız. Aşağıdaki soruları kendinize sorun ve cevapları yazın.
Uyku düzeni:
- Ne kadar uyuyorsunuz? Uykunuz her zamankinden daha az ya da daha fazla ise:
- Hangi saatler arasında uyuyorsunuz? Her zamankinden farklı saatlerde ise:
- Uyandığınızda kendinizi dinlenmiş mi yoksa yorgun mu hissediyorsunuz? Çoğunlukla uyandığınızda dinlenmiş olduğunuz halde son zamanlarda yorgun kalkıyorsanız:
Yorgunluğun özelliği:
- Yorgunluğunuz gün boyu aynı düzeyde mi? (Aradaki dinlenmelere, iş temposunun düşmesine rağmen aynı düzeyde bir yorgunluk söz konusuysa dikkat etmek gerekmektedir.)
- Yoksa yorgunluk gittikçe artıyor mu? (Akşam üstüne doğru artan yorgunluk günün temposu yüksekse normal kabul edilebilir.)
- Yorgunluk uzun zamandan beri var mı? Yoksa yeni mi belirdi? (Son birkaç aydır belirgin ve dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunluk yakınmaları varsa hekime danışmakta yarar bulunmaktadır.)
- Yorgunluk belirli aralıklarla mı ortaya çıkıyor? (Haftalık, aylık dönemler gibi.)
Ruhsal durumunuz:
- Şu sıralarda mutsuzluk, sıkıntı, hayal kırıklığı gibi duygulanımlarınız var mı?
Diğer konular:
- Her zamankinden farklı bir fiziksel etkinlik gösterdiniz mi? (Ev taşıma, ağır yük getiren alış verişler, yeni bir sportif etkinliğe katılma, iş değişikliği nedeniyle fazla yüklenmeler gibi.)
- Ev ve işinizde ilişkileriniz, iletişiminiz nasıl? Beslenme düzeniniz nasıl? (Son zamanlardaki iştahsızlıkla beraber yeterli enerji alamama gibi.) Spor, egzersiz yapıyor musunuz?
- Başka hangi yakınmalarınız var? Bulantı, ağrı, baş dönmesi vb.
- İlaç kullanıyor musunuz? (Bazı ilaçlar halsizlik, yorgunluk yakınmalarına yol açabilir, örneğin antidepresanlar, sakinleştiriciler, alerji ilaçları.)
Bütün bu sorulardan sonra verdiğiniz cevapları incelediğinizde aşağı yukarı bir sonuca ulaşabilmiş olmanız beklenir. Şöyle ki; normal, sağlıklı yaşam düzeninizdeki değişimler yorgunlukla paralel ise endişelenmenize gerek yoktur. Ancak, hastalık belirtileri ile beraber ortaya çıkan bir yorgunluktan şüpheleniyorsanız, çözüm için bir hekime başvurmakta gecikmemelisiniz. Aşağıdaki anket, yorgunluğunuzu puanlayarak değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Anketi dikkatle okuyun. Soruların hepsini doğru olarak cevaplamaya çalışın. Her soru için verdiğiniz cevaplara ait puanları toplayın.
1) Ne kadar uyku ile yetiniyorsunuz?
- 7-8 saat (1)
- 8-10 saat (2)
- 10-12 saat (3)
2) Uyandığınızda kendinizi dinç, zinde ve yenilenmiş hissediyor musunuz?
- Evet, tamamen (1)
- Biraz (2)
- Hayır (3)
3) Gün içinde yorgunluk hissediyor musunuz?
- Hayır (1)
- Bazen (2)
- Sürekli (3)
4) Son zamanlarda iş temponuz eskiye oranla daha ağır mı?
- Evet (1)
- Biraz daha yoğun (2)
- Hayır, hep aynı iş temposu (3)
5) Yorgunluğunuz varsa günün hangi saatlerinde daha fazla?
- Akşamüzeri (1)
- Öğle saatleri (2)
- Sabahları (3)
6) Yorgunluk iş, çalışma temponuzu yavaşlatıyor, hatta bazen bozuyor mu?
- Hayır (1)
- Biraz Yavaşlatıyor ve etkiliyor (2)
- Bozuyor (3)
7) Yorgunluk nedeniyle daha sinirli ve huzursuz olduğunuzu düşünüyor musunuz?
- Hayır, hep aynı davranışı sergiliyorum, rahatım (1)
- Bazen sinirli oluyorum (2)
- Sürekli gerginlik yaşıyorum ve huzursuzum (3)
8 ) Beslenmeniz yeterli, düzenli ve dengeli mi?
- Evet, günde üç öğün yiyor ve yeterli besleniyorum (1)
- Bazen öğün adıyorum ama genellikle yeterli (2)
- Düzensiz ve yetersiz yemek yediğimi düşünüyorum (3)
9) Yorgunluğa eşlik eden başka belirtiler (baş dönmesi, bulantı, baş ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı veya aşırı kilo sorunu var mı?
- Hayır, sağlıklıyım, yukarıdaki belirtilerden hiçbirisi yok (1)
- Bir kısmı (2-3 tanesi) var (2)
- Evet çoğu (4-5 tanesi) var (3)
10) Sigara kullanıyor musunuz ?
- Hayır (1)
- Günde 5-10 adet (2)
- Günde 10 taneden fazla (3)
Topladığınız puanlar;
- · 5-10 arasındaysa normal fizyolojik yorgunluk yaşıyorsunuz. Oldukça sağlıklı bir durumunuz var. Vücudunuz yapılan işlere normal cevaplar verebiliyor. Uygun şekilde dinlenebiliyor ve yaşamınızı sürdürebiliyorsunuz. Bu yaşam tarzınızı sürdürmeye özen gösterin. Yakınlarınıza güzel bir örnek oluşturmaktasınız.
- · 10-20 arasındaysa yorgunsunuz ve sağlığınızı korumalısınız. Organizmanızı zor durumlarda bıraktığınız zamanlar oluyor. Sağlığınızı tehdit edecek bir boyutta olmasa da yorgunluk sinyallerine kulak vermeniz gerekiyor. Dinlenme ve beslenme şeklinizi gözden geçirmeniz önem taşıyor. İş temponuzu gözden geçirin, gereksiz yüklenmelerinizi azaltın veya kaldırın.
- · 20-30 arasındaysa sağlığınızı tehdit eden durumlar olabilir. Ciddi bir yorgunluk sorunu yaşadığınız söylenebilir. Yorgunluk sinyallerini pas geçmeyin. Bu durum 6 aydan daha uzun zamandır devam etmekteyse kronik yorgunluk söz konusu olabilir. Kalıcı sağlık sorunlarına dönüşmemesi için mutlaka bir hekime başvurun.
*Bu basit anket, yorgunluğunuzun hastalıkla ilişkisi konusunda bir yaklaşımda bulunabilmeniz için hazırlanmıştır. Hastalık tanısı koymak amacı taşımamaktadır. Dolayısıyla en sağlıklı yaklaşım, bir hekime danışmanızdır!
Kadınların fizyolojik farklılıkları nedeniyle gösterdikleri organik cevaplar da farklıdır. Dolayısıyla yorgunlukla ilişkili olarak bazı noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Örneğin, menstrüasyonla ilgili olarak kan kayıpları olduğundan kadınlar gerek organik gerekse psikolojik olarak kendilerini daha yorgun hissedebilirler. Bazı kadınlar ise bu dönemlerde hiçbir değişik tepki, yakınma göstermeyebilir. Gebelik ve sonrasında da fizyolojik değişiklikler çok etkili olabilir.

Vücut Yaralanmaları
* Yaralanma sonucu dış kanamalar
Uçuk kendisini yanma şeklinde belli eder ve kısa bir zamanda içi su dolu kabarcık şeklini alır ve belli kısa bir zaman sonra patlar. Bebeklerde meydana gelen uçuklar için acilen doktora gitmek gerekir.
Süratli yemek yenildiğinde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava alınır. Hıçkırık, yiyeceğin yüzeyine yapışarak sindirim sistemine giren bu havayı atmak için sistemin gösterdiği bir tepkidir. Diyafram süratle büzüşerek, çok ani ve hızlı nefes almamızı sağlar. Bu arada boğazımızın üst tarafında, ses tellerimizin bulunduğu kısımda bir kapanma olur ve buradan geçen hava bir an bloke edilir. Bu da ‘hıck’ şeklinde bir sesin çıkmasına neden olur.





