Kişisel Bakım

Kişisel Bakım ve Güzellik Tavsiyeleri

dogalguc.net Haftanın ürünü

tırnakbatmasıTırnak batması, ayak parmağındaki tırnağın keskin ucunun ayak parmağı etinin içine doğru büyümesi neticesinde oluşan bir vakadır. Genellikle ayak baş parmaklarında rastlanılan bu olumsuz durum insanın yürümesini çok güç duruma getirmekle beraber dayanılmaz bir acı ve ızdırabı da beraberinde getirmektedir. Kadın ve erkekte herkeste görülebilen bu durum kısa sürede tedavi edilmemesi durumunda parmakta iltihaplanma gibi hastalıkları da tetiklemektedir. Tırnak batmasına sebep olan faktörler ; dar ayakkabı giyinilmesi, tırnakların çok kısa kesilmesi yada düz kesilmemesi, ayak tırnaklarında zedelenme gösterilebilir. Ayak sağlığına ve bakımına önem vermek böyle rahatsız edici durumlardan kurtulmamıza yardımcı olacaktır. Ayak parmağınızın ön kısmına uyduracağız diye tırnağınızı yuvarlatmayın. Eğer ayaklarınızda dolaşım sorunu varsa profesyonel bir yardım almak için podiyatriste 3 ayda bir bakım yaptırın. Ayaklarınıza tam olan ayakkabılar giyinmeniz hem sağlığınız için hem ayak parmaklarınız için son derece iyi bir tercih olacaktır. Ayaklarınızda sinir rahatsızlığı varsa ayakkabınızın ayağınızı sıktığını ve rahatsız ettiğini anlamayabilirsiniz. Böyle olumsuz durumlar ile karşılaşmamak için özel ayakkabı satan dükkanlardan ayakkabı tercihinizi yapmanız sizi rahata erdirecektir.

healthy-dietDünyanın En Popüler 8 Diyeti

ULAŞTIĞI KİŞİ SAYISI, SONUÇ ALMA ORANI VE HABER OLMA SIKLIĞI KRİTERLERİNE GÖRE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE, ZAMAN ZAMAN TARTIŞMALARA NEDEN OLAN ATKINS DİYETİ İLK SIRADA YER ALIYOR -ARAŞTIRMADA, AKDENİZ DİYETİNİN ÇEŞİTLİLİK BAKIMINDAN EN SAĞLIKLI VE BAŞARILI BESLENME ÖRNEKLERİNDEN OLDUĞU BELİRTİLİYOR

Latince kökeni ”günlük gıda tüketimi” anlamına gelmesine karşın, bugün daha çok ”formda kalmak ve sağlıklı olmak için beslenme” anlamına gelen ”diyet” kelimesi, günümüzde artık kadın ve erkek ayrımı olmaksızın herkesin yaşamının içinde yer alıyor.
Günümüzde ”kilo vermek, kilo korumak amaçlı, yaşam biçimi olarak kabul edilen gıda ve içecek tüketimi” olarak tanımlanan diyet, coğrafi bölgelere, tüketim alışkanlıklarına dayalı yüzlerce farklı seçenekte karşımıza çıkıyor.
ABD’de bulunan, internetten de yayın yapan Medicalnews Grubunun yaptığı ve yayımladığı araştırmaya göre, ulaştığı kişi sayısı, alınan olumlu geri bildirimler, basında yer alma sıklığı gibi kriterler göz önünde bulundurulduğunda, zaman zaman başta ABD olmak üzere farklı ülkelerde tartışmalara neden olan Atkins diyeti, hala en popüler diyet olma özelliğini koruyor.

-ATKINS DİYETİ-

ABD’li kardiyolog Robert Atkins tarafından geliştirilen Atkins diyeti, vücuttaki insülin oranının ani yükseliş ve düşüşlerini engelleme prensibine dayanıyor.
Atkins diyetinde rafine karbonhidratların vücutta ensülin seviyesinin hızla yükselmesine, sonra da hızla düşmesine neden olduğuna, bu döngünün de kişinin daha çok yeme isteğiyle sonuçlandığına işaret ediliyor.
Bugüne kadar çok sayıda kişinin beslenme düzenine öncülük eden Atkins diyeti, kişiyi normalde tükettiğinden daha fazla protein almasına teşvik ettiği gerekçesiyle kimi diyetisyenler ve beslenme uzmanları tarafından eleştiriliyor. Diyetin özellikle eleştirilen bir diğer yönü de, uygulayıcıları tarafından bir yaşam biçimi olarak benimsenmesinin zorluğu ve bir süre sonra bırakılması.

-ALAN DİYETİ-

Dr. Barry Spears tarafından geliştirilen Alan diyeti, beslenme düzeninde yüzde 40 oranda karbonhidrat, yüzde 30 yağ ve yüzde 30 protein tüketimi prensibine dayanıyor. Rafine edilmemiş karbonhidratlar ve yağların tüketimine ağırlık verilen Alan diyetinde, işlenmiş ürünler yerine karbonhidrat ihtiyacının meyvelerden ve lif bakımından zengin sebzelerden karşılanması tavsiye ediliyor.
Alan diyeti, diğer diyetlerden farklı olarak, alınan kalori miktarının azaltılmasını öngörmüyor, yiyeceklerin ”doğru şekilde bölüştürülmesini” öneriyor. Her öğün, bir porsiyon et, bunun iki katı oranında iyi karbonhidrat ve zeytinyağı, fındık, ceviz gibi ”iyi” yağlar tüketiyorsanız, sağlıklı bir alanda yaşamayı sürdürüyorsunuz demektir.

-VEJETARYAN BESLENME-

Vejetaryenliğin farklı türleri olmasına karşın, lakto ovo vejetaryenlik en sık görülen tür olarak biliniyor. Lakto ovo vejetaryenler, yumurta, süt ürünleri ve bal dışında hayvansal gıda tüketmiyorlar. Son yıllarda yapılan araştırmalar, vejetaryenlerin daha ince görünümlü olduklarını, metabolik hastalıklara daha nadir yakalandıklarını ve daha uzun yaşadıklarını ortaya koyuyor.

-VEGANLAR-

Vegan beslenme, bir diyet yönteminden daha çok, net bir yaşam biçimi, yaşam felsefesi olarak kabul ediliyor. Veganlar, bal, süt ürünleri ve yumurta dahil, hiçbir hayvansal gıdayı tüketmiyor, bu beslenme biçimini sağlıklı yaşamak kadar, çevresel ve etik gerekçelerle seçiyor.
Tüketilen gıdaların yeterince çeşitlendirilebilmesi durumunda, veganlar, lakto ovo vejetaryenler gibi, sağlık konusunda birçok avantaja sahip oluyorlar.

-KİLO AVCILARI-

ABD’de 1960′ların başında kilo veren ve tekrar almaktan korkan bir ev kadını tarafından başlatılan hareketin, 30′dan fazla ülkede taraftarları bulunuyor.
”Kilo avcıları”, internet ortamında, düzenlenen toplantılarda sık sık bir araya gelerek, hem birbirlerine destek oluyor, hem de diğerlerini denetliyor. ”Avcı”lar, diyet ve egzersiz yoluyla vücut kütle endeksini 20-25 aralığında tutma konusunda birbirine destek oluyor.

-SOUTH BEACH DİYETİ-

Bir kardiyolog ve bir beslenme uzmanı tarafından geliştirilen diyet de kandaki şeker oranının düşük tutulması ve özenle seçilmiş karbonhidrat tüketimi prensibine dayanıyor.
Diyet, sürekli çok az yağ tüketimi yerine, iyi yağlar olarak kabul edilenlerin tüketilmesini, aksi takdirde diyetin beslenme alışkanlığına dönemeyeceğini savunuyor.

-ÇİĞ GIDA TÜKETİMİ-

Çiğ beslenme yöntemini seçenler, çoğunluğu organik olmak üzere, tamamen bitkisel temelli ve hiçbir şekilde işlenmemiş gıdaları tüketiyorlar.
Bu beslenme biçiminde, tüketilen gıdaların en az üçte iki pişirilmeden alınıyor. Çiğ gıda tüketenlerin tamamına yakını hayvansal gıdayı diyetine dahil etmiyor.

-AKDENİZ DİYETİ-

Yapılan değerlendirmede, popüler diyetler arasında tüketilen ürün çeşidi, zenginliği bakımından en sağlıklı ve başarılı beslenme türleri arasında gösteriliyor.
Güney İtalya, özellikle de Yunanistan’ın Girit adasındaki beslenme biçiminin esas alındığı bu diyet, bol miktarda taze sebze ve meyve, tahıl, tohum, peynir, yoğurt, et olarak bol miktarda balık, az miktarda kırmızı et ve bolca zeytinyağı, makul oranda şarap tüketimine dayanıyor.

Kaynak: (AA)

saç_sağlığı

Saç dökülmesi nedir ?

Tüm toplumlarda saç ve saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesi ile karşılaşan bir insan kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak saç dökülmesine neden olan sebep bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Bu nedenle , aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme şikayetleri başlayan insanların Deri Hastalıkları Uzman hekimlerine başvurmaları gerekmektedir.

Nomal Saç Büyümesi:

Sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık %90′ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir.Geriye kalan %10′luk kısım ise 2-3 ay kadar süren dinlenme evresinde bekler.Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür. Dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç telleri ayda ortalama 1-1.5 cm kadar uzar. İnsanlar yaşlandıkça saç uzama hızları yavaşlar. Doğal sarışınlar(140.000), esmer(105.000) ve kızıllardan(90.000) daha çok saç teline sahiptirler. Saç dökülmelerinin çoğunun sebebi normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi normal sınırlar içerisinde kabul edilir.Eğer aşırı miktarda saç kaybı,saçlarda gözle görülen incelme oluşursa en kısa zamanda doktora baş vurulmalıdır.

sacdokulmesi2

Saç dökülmesinin başlıca nedenleri:

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Saça uygulanan her türlü boya, renk açma, saçı düzleştirme veya perma gibi yöntemler uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebilir.Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabilir. Saçı çeken saç şekillerinin de (atkuyruğu, örgü, saçı sıkı lastiklerle toplama gibi) sıklıkla uygulanmaması gerekir çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabilir. Saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak da saçı kırabilir.Saçı sampuanladıktan sonra saç kremi kullanmak saç taranmasını kolaylaştırır. Saç ıslakken daha kırılgandır bu nedenle havlu ile saçı ovalayarak kurutmaya çalışmak, taramak ve fırçalamaktan kaçınılmalıdır.Geniş ağızlı ve düz uçlu taraklar tercih edilmelidir.

Ailesel (ırsi) saç kaybı :
Saç dökülmelerinin en sık sebebi kalıtsal özelliktir. Bu kalıtıma sahip olan kadınlarda da saçlarda azalma görülür ancak kellik oluşmaz. Bu duruma ‘ Erkek Tipi Kellik’ denir, 10-20-30′lu yaşlarda başlayabilir. Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamak saç transplantasyonu dışında henüz mümkün değildir. Hasta için uygun olacak yöntem doktor tarafından seçilmelidir.

Alopesia areata(Alopecia Areata): Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşur. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabilir. Çocuk ve erişkin her yaşta gözlenebilir. Saç dökülmesini yapan neden bilinmemektedir.Bir çok hastada saçlar kendiliğinden büyür. Şiddetli ve uzun süren durumlarda sürme veya ağızdan tedaviler uygulanabilir.

Doğum sonrası:
Gebe bayanlarda saçlarının büyük bir kısmı büyüme halindedir. Doğum sonrası saçlar saç büyüme döngüsünün dinlenme fazına geçerler. 2-3 ay içerisinde saçların aşırı miktarda döküldüğü fark edilebilir, bu süreç 1-6 ay kadar sürebilir ve çoğunlukla saçlar büyüyerek eski miktarlarına ulaşırlar.

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı:
Hastalıklar saçların dinlenme evresine girmesine neden olabilir. Yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ile 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı gelişebilir.Zaman içerisinde saçlar tekrar eski halini alır.

Tiroid hastalıkları(Guatr ve diğerleri): Fazla ve az çalışan tiroid bezi saç kaybına neden olabilir.Tiroid hastalıkları laboratuar testleri ile araştırılabilir. Tiroid hastalığının tedavisi ile saç kayıpları da düzelir.

Eksik protein içerikli beslenme ve ağır diyetler: Proteinden fakir diyetler yapan veya anormal beslenme alışkanlığına sahip kimselerde protein eksikliği oluşur ve vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokar.2-3 ay sonra yoğun bir saç kaybı oluşur. Saç kökleri zayıflar. Bu durum diet ile yeterli miktarda protein alınımı ile düzelebilir.

İlaçlar: Bazı ilaçlar geçiçi bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Romatizmal, gut, depresyon, kalp hastalığı, yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar ve yüksek doz A vitamini,sivilce ve sedef tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar saç dökülmesi yapabilir.

Kanser tedavileri:
Bazı kanser tedavileri saç hücrelerinin bölünmesini durdurabilir. Saçlar deriden çıkınca zayıflar ve kırılır. Bu durum terapiden 1-3 hafta sonra gerçekleşir ve hastalar saçlarının %90 ‘ını kaybeder , terapi sona erdikten sonra saçlar tekrar büyüme gösterir ve eski haline döner.

Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesi sıklıkla kalıtsal bir yatkınlıkla oluşabilir. Saç dökülmesi gelişirse haplar Kadın-doğum doktorları tarafından değiştirilmelidir. Hap kullanımını kesen bir bayanda 2-3 ay sonra saç dökülmesi başlayabilir ve 6 ay kadar sürebilir. Bu durum doğum sonrası gözlenen saç dökülmesi mekanizması ile benzerdir.

Düşük serum demir düzeyi: Demir eksikliği saç dökülmesine neden olur.Bazı insanlar demiri besinsel olarak eksik alırken bazılarında ise demirin bağırsaklardan emilimi yetersizdir. Bayanlarda adet kanamaları nedeni ile demir eksikliği daha sık görülür. Demir eksikliği laboratuar testleri ile araştırılıp , demir hapları ile tedavi edilmelidir.

Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalar 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebilirler. Bu durum birkaç ay içinde geçer. Ağır kronik hastalığı olan hastalığı olan kişilerde saç kaybı ömür boyu devam eder.

Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalar ile başlayıp yayılabilir, saçlarda kırılma saçlı deride kızarıklık şişlik ve hatta sızıntıya neden olabilir. Bu bulaşıcı hastalık çocuklarda daha sık görülür ve ilaç ile tedavi edilmelidir.
Trikotilomani(Saç koparma hastalığı): Çocuklar ve bazen erişkinler saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar çekebilirler ve bunu bir alışkanlık haline getirirler. Böyle durumlarda psikoloji danışmanlarına başvurulması uygundur.

Saç Dökülmesinin Tedavisi :

Dermatoloğunuza başvurduğunuzda öncelikle saç dökülmesinin nedeni araştırılır. Bu nedenle size bazı sorular sorulacaktır. Eğer doktorunuz uygun görürse sizden bazı kan tahlilleri isteyebilir.

Saç dökülmesinde amaç öncelikle neden bulunursa onu tedavi etmektir. Örneğin kansızlık veya demir düşüklüğü tedavi edildikten 3-4 ay sonra saçlar eski sağlığına kavuşur.

Bunun dışında androjenik alopesi (Erkek tipi saç dökülmesi) tanısı alırsanız aşağıdaki ilaçları kullanmanız gerekebilir. İleri dökülmelerde saç nakli uygulanır :

Saç dökülmesinde ilaç tedavileri :

Minoxidil : Losyon şeklinde olan bu ilacın kadın ve erkekler için ayrı tipleri vardır. Saç cildine sürülerek kullanılır. Saç dışında başka bölgelere yanlışlıkla temas ettiğinde tüylenme yapabilir. Bu nedenle dikkatle kullanılmalı ve tedavi sonrası eller yıkanmalıdır.
Finasterid: Hap şeklinde olan bu ilacı kadınlar kullanamaz. Erkeklerde testesteron hormonunun aktif hale gelip saç köklerini zayıflatıp döktüğü tespit edilmiştir. Finasterid hormonun aktifleşmesini engeller ve saçın dökülmesini engeller. Fakat kullanım sırasında düşük bir ihtimalle de olsa iktidarsızlık görülebilir. Mutlaka dermatoloji uzmanı kontrolünde kullanılmalıdır. İlaç bırakılırsa saç dökülmesi devam eder.

Saç dökülmesinde cerrahi tedaviler :

Saç kökü nakli ( Saç Ekimi ) : Saç kökü nakli saç dökülmesi için son seçenektir. Ancak dökülme durduğunda bu tedavi uygulanabilir. Amaç ense bölgesinde yer alan ve testesteron hormonundan etkilenmeyen canlı saç kökü hücrelerini saçın döküldüğü yerlere nakletmektir. Çeşitli teknikler kullanılmakta olup hepsinin kendine ait avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Saç nakli dökülme için kalıcı bir çözümdür.

Her yıl saç bakımı ürünleri ve tedavi için milyonlarca dolar harcanmaktadır. Fakat bazen çok tahrip edici yöntemler kul­lanmakta veya fazla sık yapılmak­tadır. Sonuç saç bakımı değil, saça zarar vermek olmaktadır. Hasara uğramış saç uzayıp kesilene kadar böyle yıpranmış kalır. Bu durum aylarca sürebilir, çünkü saç her ay yaklaşık 1-1,5 cm. büyür.

Saçınıza özen göstermelisiniz. Islak saç özellikle kolay incinir, çünkü gerilebilir. Sentetik fırçalar yerine doğal kıl fırçalar tercih edilmelidir. Çünkü sentetik madde saçı kesebilir. Saçı baş derisinden başlayarak yumuşakça fırçalayıp baş derisinin yağını saçın üzerine dağıtınız.

Eğer tarak kullanmayı tercih ederseniz, saçınızı incitmemek için dişleri geniş aralıklı olan bir tarak kullanın.
sac--bakımı

Bazı saç modelleri ve kozmetikleri saç kırılmasına veya saç köklerinin zarar görmesine yol açabilir.

Aşırı derecede sıkı örgü veya at kuyruklarından sakınınız ve saçınızı bigudiyle çok sıkı sarmayınız. Kabartma ve geriye tarama yumuşak bir şekilde yapılmalı veya hiç yapılmamalıdır. Güneşte, rüzgarda veya yüzme havuzundaki kimyasal maddelerin içinde çok fazla kalmak saçınızı kurutur ve dolaşmasına yol açar.

Saçınızın kalitesi kısmen gıda rejiminizin doğru olup olmadığını yansıtır. Düzenli, dengeli yemekler sizin için ve saçınız için en iyisidir. Fazladan protein veya aminoasit ürünleri almak saç büyümesini geliştirmez. Çok sert zayıflama rejimleri ve anorexia narvoza gibi yeme bozuklukları saça çok zarar verebilir.
Saç örneklerinin incelenmesinin ne kadar faydalı olduğu konusunda çeşitli iddialar vardır. Fakat bu işlemin hiçbir geçerliliği yoktur ve sağlığı için endişelenen kişileri çekmek için yapılan çeşitli denemelerden biri olarak düşünülebilir.

Eğer hırpalamadan yapılırsa her gün şampuanlamak saça zarar vermez. Ne kadar yıkamak gerektiği, saçının tipine, hava şartlarına, fiziki aktiviteye ve hatta belki mesleğe bağlı olarak değişir.

Uygun yıkama için saçınızı sıcak suyla tamamen ıslatın, şampuanı elinizle saçınıza sürün ve tırnaklarınızı değil, parmak uçlarınızı kullanarak yumuşak bir şekilde masaj yapın ve köpüğü başınızın derisinden dışarıya doğru yönlendirin. Gayet iyi durulayın.

Saçınızın tipine göre yapılmış olan şampuanları alın -yağlı, kuru veya normal-. Protein şampuanları saçınızın içine işlemez. Fakat saçınızı toplayarak daha dolgun görünmesine yol açar. Protein şampuanı hem şampuan hem de krem olarak işe yarar. Perma yapılmış veya boyanmış saçlar düşük pH şampuanları, aşırı pullanmalar da kepek şampuanını gerektirir. Şampuan yaptıktan sonra saç kremi veya şekillendirici kullanınız. Bu ürünler yıkamalar arasında saçınızı kayganlaştırır ve fırçalama veya taramanın verdiği zararı en aza indirir. Proteinli katkı malzemesi içerenler saçınızı geçici olarak kalınlaştırabilir de.

Saçınızı yumuşak ve hafif vurma hareketiyle kurulayın. Mümkün olduğu zaman saçınızı doğal olarak havada kurumaya bırakın. Eğer saç kurutma makinesi gerekliyse makineyi düşük aylarda kullanın ve saçınızı hafifçe nemli bırakın.

Eğer saçınızı ıslakken fırçalar veya tararsanız; parmaklarınızla yavaşça dolaşıkları açıp ondan sonra nemli veya kuru duruma gelmesini bekleyip daha sonra dikkatle fırçalama ve tarama işlemini yapmaya kıyasla çok daha fazla koparırsınız.

Bir jöle veya köpük saçınıza daha fazla dolgunluk veya kalınlık verebilir. Bunlar saçınıza zarar vermeyebilir, fakat özellikle saç uçlarında fazladan bir kuruma fark edebilirsiniz.

Saç rengi açan maddeler her bir saç telinin orta tabakasındaki melanin granülünü kimyasal olarak değiştirir. Dikkatli bakıma rağmen, devamlı renk açma, sonunda sağlıklı, güçlü saç telllerini bile tahrip eder. Fakat ilerdeki saçların çıkacağı saç köklerine zarar vermez.

Saç boyaları saç tellerini renkle kapamak veya malenin granüllerini değiştirmeden onlara karışmak suretiyle sonuç sağlar ve boya görevi yapar. Boyaların çeşitli türleri vardır. Geçici şekli yıkanarak akıp gider.

Ayrıca yarı veya tam kalıcı türleri de vardır ve bunlar saçın içine işler. Bu kalıcı türlerden birini kullanmadan önce ciltte alerji olasılığına karşı küçük bir bölümde deneme yapın. Kalıcı beyazlar önceden saçın renginin açılmasını gerektirir. Böyle boyama işlemi saça zarar verir.

Kıvırma işlemi, eğer saçlarınızı pense şeklindeki bigudilerle sarıp gece bırakırsanız, en güvenli şekilde yapılmış olur. Sıcak bigudilerin ve saç maşalarının kullanılması kalın telli saçlarda iyi sonuç verir, fakat aşırı kullanıldığında saç tellerini veya kökleri zedeleyebilir. İnce saçları güvenli bir şekilde kıvırmak için doğal havada kurutun ve sünger bigudilerle gevşekçe sarın.

Sağlıklı saç için perma yaptırmak tehlikesizdir. Fakat saçın kuruluğunu artırdığını ve kırılmaya yol açtığını unutmamalıyız. Ütüleme ve perma yaptırma saç tellerinin özelliklerini değiştirmek için aynı yöntemleri kullanır. Başlangıçtaki kıvırma (dalgalandırma) solüsyonu saçtaki bir kimyasal bağlantıyı eritir. Saç yeni kıvrımlı şeklinde düzenlendikten sonra ikinci solüsyon olarak nötralizatörün kullanılması bu bağlantıyı tekrar sağlar. Diğer sert estetik tedaviler gibi perma da aşırı yapıldığında zarar verebilir.

shiatsu_luxury_body_oil_edible_oil_strawberry_1265

HAZIRLANIŞ BİÇİMİ : Masaj yağı mix bir yağdır, içeriğinde menengiç, susam, ceviz, portakal, limon, papatya, menekşe ve lavanta yağı bulunmaktadır.

İÇİNDEKİLER :
Rozmery yağı,lavanta yağı,susam yağı,limon yağı,kekik yağı ve karabaş yağı içerir.

FAYDALARI :
Yorgunluk,halsizlik,tutulma,burkulma,kasılma,kaslarda çekme ve stresten kaynaklanan rahatsızlıklarda kullanılır.

KULLANIM ŞEKLİ :
Cilde masaj yapılarak uygulanır.

These are my links for Kasım 17th through Kasım 19th:

  • Fobilerimiz ve Fobi Çeşitleri – Fobiler baslica üç guruba ayrilabilir:

    A- Sosyal Fobi
    B- Agorafobi

    C- Özgül Fobiler
    Sosyal fobi
    Sosyal ortamlarda baskalari tarafindan inceleme altinda tutuldugu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda elestirilme yada küçük düsme korkusunun yasanmasidir.Ve kisi bu korkunun yasanmasindan kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçinir. Kaçinma nedeniyle kisinin sosyal meslekî ya da aile yasami etkilenir.
    Sosyal fobi iki farkli sekilde [...]

  • İyiki Kadınım Dedirtecek 100 Neden (miş) – 1.) Sigaradan sararmiş bıyıklarımız yok.
    2) Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
    3) “Ya kalkmazsa?”
    4) “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla yaaa…
    5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar
    rahattır.
    6) Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
    7) Tuvalette sadece tavana değil sağımıza solumuza herhangi bir ölçme –biçme endişesi duymaksızın [...]
  • Polikistik Over Sendromu – Polikistik Over Sendromu
    Bu durum kanda erkeklik hormonlarının(androjenler) yüksekliği,kıllanma,yumurtlama bozukluğu,şişmanlık ve insülin hormonuna direnç ile karakterizedir.Yumurtalardan fazla miktarda androjen salgılanmasının nedeni luteinizan hormon denilen bir hormonun kanda normalden yüksek seviyede bulunmasıdır.
    Nedeni tam olarak bilinemese de genetik,hormonal ve çevresel faktörlerin etken olduğu ileri sürülmektedir. İnsülin hormonunun kanda normalden yüksek olması ve bu hormona karşı vücutta direnç gelişmesi [...]
  • 10 Günde 5 Kilo Vermeye Ne Dersiniz? – Değerli dogalgucnet blog kullanıcıları 10  günde 5 kilo vermeye ne dersiniz? Cevabınız evet ise bu yazıyı okuyunuz.
    Ünlü sağlık dergilerinden Men’s Health 10 gün içinde 5 kilo vermek için 6 tavsiye sunuyor
    İşte öneriler:
    1. ÇİĞNEYİN VE ALFABEYİ SAYIN: Çiğnerken bir yandan da alfabeyi saymak daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. ABD’li bilim adamları tarafından yürütülen araştırmalara göre [...]
  • Kalp Krizi Riskini Nasıl Azaltabilirsiniz? – Her kadın kalp hastalığı tehdidiyle yüzleşiyor. Fakat, belirtilerini bilerek, kalp dostu bir beslenme uygulayarak ve egzersiz yaparak, kendinizi bu hastalıktan koruyabilirsiniz.
    Mayo Clinic’te yer alan habere göre, kalp hastalığı sıklıkla erkeklerin bir hastalığı gibi görünse de, her yıl erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp hastalığından hayatını kaybediyor. Kadınların erkeklere oranla kalp hastalığına 6 kat daha yatkın [...]

These are my links for Kasım 14th from 18:56 to 21:04:

  • “K” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Kadın Tuzluğu
    Eklem ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Hazım­sızlığa, öksürüğe ve diş çürümelerine faydalıdır. Kabızı geçirir, safra attırır, tansiyonu düşürür. Hamilelik döneminin rahat geçmesini sağlar. Yaraları iyileştirici özelliği vardır.
    Kafesli Sapsız Diken
    Cilt hastalıklarında kullanılır. Mide ve bağırsak sorun­larını tedavi edici özelliği vardır.

    Kafuru
    Solunum sistemini uyarır. Bronşların ifrazatını arttırır. Ağrıları ve kepeklenmeyi keser. Akciğer hastalıklarında yararlıdır. Kan dolaşımını hızlandırır. [...]

  • “İ” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – İt Üzümü
    Aybaşı düzensizliklerine ve rahim hastalıklarına fay­dalıdır. Ayrıca romatizma ve Eklem ağrılarını keser.
    İzlanda Yosunu
    Yara iyileştirici özelliği vardır. Verem, ülser ve nefes darlığına iyi gelir. Şeker hastalığını geçirir. Hazmı kolay­laştırır. İshali keser. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılır. İştah açıcıdır,
    İncir
    Mide tembelliğini iyileştirir. Vücuda ve sinirlere enerji verir. İyileşme sürecinin kısalmasını sağlar. Bağırsakları yumuşatır, kabızlığı keser. Bronşit, [...]
  • “I” Harfi İle Başlayan Şifalı Otlar – Ilgın
    Kadınlarda görülen akıntıyı keser. Yaralara iyi gelir. Diş ağrılannı dindirir. Burun kanamalarına son verir. İs­hali keser. Sarılığı iyileştirici özelliği vardır.
    Isırgan
    Kan temizleyici, idrar attırıcı ve iştah açıcıdır. Vücutta biriken kanı çeker. Romatizma ve eklem ağrılarını din­dirir. Burun kanamalarını geçirir. Egzama şikâyetlerini giderir. Adet kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Böbreklerde oluşan kumları döker. Balgam söktürür. Dalak hastalıklarına ve [...]
  • Bookmarks for Kasım 13th through Kasım 14th – These are my links for Kasım 13th through Kasım 14th:

    “G” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Gözlük Otu
    Mide ve bağırsak gazlarını geçirir. Göz nezlesi ve göz iltihaplarına faydalıdır.
    Greyfurt
    Kanı temizler. Bedensel ve zihinsel yorgunluklara iyi gelir. Felç ve kanamaları önler. Karaciğerin normal çalış­masını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. İştah açıcıdır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda [...]

  • “H” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Hatmi
    Ağız, boğaz ve diş eti iltihaplarını iyileştirir, nezle ve bronşitten kaynaklanan şikâyetleri giderir. Bağırsak il­tihaplarını geçirir. Sancıları dindirir. Dövülmüş hatmi tanelerinin vücuda sürülmesi, sivrisinek ve böcek sok­malarını engeller.
    Hardal Tohumu
    Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılmak­tadır.
    Haşhaş
    Ağrı ve sancılan gidericidir. İshali önler.
    Havacıva
    Bağırsak hastalıklarında yararlıdır. Kabız ve yara iyileştiricidir. Ağnları dindirir.
    Havlıcan
    Göğsü yumuşatır. İştah açıcıdır. İdrar attırır. Vücuda [...]

These are my links for Kasım 13th through Kasım 14th:

  • “G” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Gözlük Otu
    Mide ve bağırsak gazlarını geçirir. Göz nezlesi ve göz iltihaplarına faydalıdır.
    Greyfurt
    Kanı temizler. Bedensel ve zihinsel yorgunluklara iyi gelir. Felç ve kanamaları önler. Karaciğerin normal çalış­masını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. İştah açıcıdır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar attırır. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır. Kansere kar­şı [...]
  • “F” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Fare Kulağı
    Sinir bozukluklarını giderir. İştah açıcıdır. Vücuda kuvvet ve enerji verir. Nezleyi keser. Göğsü yumuşatır, öksürüğü giderir, balgam söktürür. Diş ağrıların! keser. Görme zafiyetinde de yararlıdır. Mideye karşı yararlı, yatıştırıcı ve spazm gidericidir. Yaralar için hazırlanan ilaçların bileşiminde vardır.
    Fesleğen
    Hazımsızlığı önler, öksürüğü keser, baş dönmesini giderir. Zafiyeti giderir. Arı sokmasında yararlıdır. Ağız yaralarını iyileştirir. Fesleğen kokusu; [...]
  • “E” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Ebegümeci
    Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir. Kabızlığı giderir, mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar. Mi­de bulantısı ve kusmaları önler. Mide ağrısını keser. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Bronşit, nefes darlığı, nezle tedavi­sinde kullanılır. Lapası çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Burun kanamalarına iyi gelir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder. Burun tıkanıklığını giderir. Tahriş olan cildi dış [...]
  • “D” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Defne
    İltihaplara ve asabiyetten kaynaklanan deri hastalıkla­rına iyi gelir.
    Dağ Reyhanı
    Mide ve bağırsak gazlarına, iltihaplara iyi gelir.
    Dalak Otu
    Dizanteri ve ishali iyileştirir. Nefes almayı kolaylaştı­rır/Öksürüğü engeller, ateşi düşürür, vücûda güç verir. Karaciğer ve mide hastalıklarının iyileşmesine de yar­dım eder.
    Dam Koruğu
    Basur memelerinden kaynaklanan sorunları giderir. Nasırları iyileştirir.
    Delice
    Yaralara ve sivilcelere iyi gelir. Vücuda güç verir. Ro­matizma ve eklem rahatsızlıklarında da [...]
  • Bookmarks for Kasım 12th through Kasım 13th – These are my links for Kasım 12th through Kasım 13th:

    “Ç” Harfi İle Başlayan Şifalı Bitkiler – Çadır Çiçeği
    Frengi tedavisinde kullanılır. Kabız’ ı geçirir.
    Çadır Kuşağı
    Kan ve lenf damarlarını genişletir. Ağrıları azaltır. Kro­nik ve mikrobik hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılır.
    Çam Fıstığı
    Kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. Bronşit, verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Cinsel istekleri artırır, ruhi çöküntüye iyi [...]

Facebook
Twitter
Feed RSS
E-posta
Digg
FriendFeed

dogalguc.net | Webblog Facebook'ta