Güncel

Güncel Sağlık Haberleri

dogalguc.net Haftanın ürünü

lazer-epilasyonSonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarından daha az etkilenildiği için istenilen dozlara rahatça çıkılabililiyor. Seans aralıkları yaklaşık 2 ay olduğu için yaz aylarına kadar tüylerin tamamına yakınından kurtulabilirsinizKalıcı epilasyon için kıl kökünün papilla denilen kıl üretici kısmının yok edilmesi gereklidir. Lazer epilasyonda kullanılan lazer ışığının dalga boyu kılda bulunan melanin pigmenti tarafından emilme özelliğine sahiptir. Milisaniyeler içinde cilde uygulanan lazer ışını, cilt hücrelerine zarar vermeden geçerek kıl kökündeki renk pigmentleri tarafından emilir. Lazer ışını doğrudan kıl kökünü yok eden ısıya dönüşür. Bu ısı kıl köklerindeki hücreleri hasara uğratır ve tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder. Soğutma sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ısısı sadece kılı etkiler ve cilde zarar vermez.

Lazer epilasyon seansından önce dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

• Lazer epilasyon (lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) uygulanacak bölgelerin en az 15 gün önce güneş banyosu veya solaryum uygulaması yapılmamış olması gerekmektedir.

• Lazer epilasyon (lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) uygulanacak bölgelerdeki kıllara son üç hafta içinde kıl köklerini etkileyecek ağda, cımbız veya epilatör ugulamalarının yapılmamış olması gerekmektedir.

• Uzayan kıllar seanstan en son 5 gün öncesine kadar vücutta jilet ile, yüz bölgesinde makas ile kısaltılabilir.

• Lazer epilasyon (lazerli epilasyon, lazerle epilasyon) uygulanacak kıllara sarartma, boyama gibi işlemler yapılmamış olması gerekmektedir.

domuz-gribi

Nasıl korunurum?

• Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.

• Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Eğer su ve sabun ortamı bulamıyorsanız, alkol içeren antibakteriyel jeller kullanınız.

• Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.

• Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.

• Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.

• Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.

aşk-2

Daha düşük tansiyon, daha az soğuk algınlığı, daha iyi stres yönetimi… Bunlar sadece başlangıç, gelin aşkın sağlığınızı ne kadar olumlu etkilediğine hep birlikte bakalım!
Aşk ve sağlık şaşırtıcı bir şekilde birbirine bağlanmış durumdadır. Güzel bir ilişki kurduğumuzda, bunun ödülü gerçekten de çok büyüktür. Fakat ödül dediğimizde bahsettiğimiz içinizde kelebekler uçuşması gibi romantik bir durum değil, sağlığınızı etkileyen bir durumdur.
Yoğun ve tutkulu bir romantizmin sağlığa olan yararlarıyla ilgili bir kanıt yoktur. Aşık insanlar hem muhteşem hissettiklerini hem de aşkın aynı zamanda acı verici bir duygu olduğunu söylerler. Bütün bu inişler ve çıkışlar stresin kaynağı olabilir.
Sağlığınızı olumlu olarak etkileyecek olan daha sakin ve daha istikrarlı bir aşktır. Uzmanlar uzun süreli ve mutlu birliktelikleri olan insanların sağlıklarına daha fazla dikkat ettiklerine ve sağlıkla ilgili tedbirlerin birçoğunu uyguladıklarına dair kanıtlar olduğunu söylemektedir.
Bu alandaki araştırmaların çoğu evliliklere yoğunlaşmıştır fakat bu avantajlar sevgiliye, anneye, babaya ya da bir arkadaşa duyulan sevgiyi de içerebilmektedir. Buradaki püf nokta kendini başka bir insana bağlı hissetmek, ona saygı duymak, başka birinin sana değer verdiğini bilmek ve aidiyet duygusudur. Aşkın ve sağlığın birbirine bağlı olup olmadığını inceleyen araştırmaların gösterdiği 10 durum ne mi? Cevabı aşağıda!

1. Daha Az Doktora Gitmek

Amerika The Health and Human Services Department sağlık ve evlilik üzerine birçok araştırma yapmıştır. Raporların sunduğu bulguların en çarpıcılarından birine göre evli insanlarda hastanede kalma ortalaması daha kısa ve evli insanlar daha az doktora gidiyor.
Aşk ilişkilerinin sağlık için neden yararlı olduğunu gerçekte kimse bilmemektedir. Bunun en mantıklı cevabı insanoğlunun yaratılışında sosyal gruplar oluşturarak birbirine bağlı bir şekilde yaşamak olduğu ve bu olay gerçekleştiğinde de biyolojik sistemlerin etkilendiği olabilir.
Bir başka teori de mutlu ilişkileri olan insanların kendilerine daha iyi baktıklarıdır. Bir eş ağız sağlığınızı gerçekten düzgün bir şekilde yapmanızı sağlayabilir. Yakın bir arkadaş sizi daha fazla tam tahıllı besin yemeniz konusunda ikna edebilir. Zamanla, bu güzel alışkanlıklar sayesinde hastalıklara daha az yakalanırsınız.

2. Daha Az Depresyon ve İlaç Kullanımı

Health and Human Services raporu evlenmenin ve evli kalmanın kadınlarda da erkeklerde de depresyonu azalttığını göstermektedir. Bu bulgu hiç de şaşırtıcı değildir, çünkü sosyal soyutlanma yüksek depresyon oranlarıyla yakından ilgilidir. İlginç olan evliliğin özellikle genç yetişkinlerde aşırı alkol ve ilaç kullanımını azaltmaya teşvik ettiğidir.

3. Daha Düşük Kan Basıncı

Mutlu bir evlilik tansiyon için çok yararlıdır. Bu sonuç Annals of Behavioral Medicine’deki bir araştırmadan elde edilmiştir. Araştırmacılar mutlu bir evliliği olan insanların en iyi kan basıncına sahip olduğunu bulmuştur. Onları bekar insanlar izlemektedir. Mutsuz evliliği olan katılımcılar ise en kötü tansiyona sahip insanlardır.
Bu da evliliğin sağlığı çok önemli bir açıdan etkilediğini göstermektedir. Sağlığınızı etkileyen evlilik gerçeği değil evliliğinizin niteliğidir. Bu da diğer pozitif ilişkilerin aynı faydaları sağlayabileceğini desteklemektedir. Gerçekte mutlu evliler kadar olmasa da sosyal açıdan aktif bekar insanların da kan basıncı iyi düzeydedir.

4. Daha Az Kaygı

Konu endişeye geldiğinde, sevgi dolu istikrarlı bir ilişki romantizmden daha üstündür. Amerika New York Devlet Üniversitesi uzmanları aşık insanların beyinlerine bakabilmek için fonksiyonel MRI taraması kullanmışlardır. Araştırmacılar bu yolla tutkulu yeni çiftlerle birbirlerine çok güçlü bağlarla bağlı uzun süreli ilişkileri olan çiftleri karşılaştırmışlardır. Her iki grup da beyinlerinin yoğun aşkla ilgili bölümünde aynı etkinleşimi göstermiştir. Bu bölüm kokaine ya da çok para kazanmaya cevap veren dopamin yüklü alandır. Fakat beynin diğer bölümlerinde çok çarpıcı farklılıklar mevcuttur. Uzun süreli ilişkilerdeki insanlar bağlanma ile ilgili alanlarda hareketlenme göstermiştir ve beyinlerinin endişe üreten bölümlerinde daha az aktifleşme olmuştur.
Bu araştırma 2008 yılında “Society for Neuroscince” konferansında sunulmuştur.

5. Doğal Ağrı Kontrolü

Fonksiyonel MRI çalışması uzun süreli ilişkilerin çok büyük bir avantajını daha ortaya koymuştur. Bu çiftlerin beyinlerinin acıyı kontrol altında tutan bölümü daha fazla etkileşim göstermiştir.
CDC (hastalık kontrolü merkezi) raporu bu bulguyu tamamlamıştır. Araştırmadaki 127.000’den fazla yetişkin ve evli insanın baş ağrısı ya da bel ağrısı gibi şikayetlerinin daha az olduğunu ortaya çıkmıştır.
Amerika’da yayımlanan Psychological Science dergisindeki küçük bir araştırmada bir hile yapılmıştır. Araştırmacılar 16 evli kadını, onlara elektrik şoku verileceğini söyleyerek tehdit etmişlerdir. Kadınlar eşlerinin ellerini tuttuklarında beyinin stresle ilgili bölümleri daha az aktifleşmiştir. Evlilik ne kadar mutluysa etki de o kadar mükemmeldir.

6. Daha İyi Stres Yönetimi

Aşk acıyla başa çıkmaya yardımcı olabiliyorsa, stresin diğer türlerini nasıl etkilemektedir? Sosyal stres ve stres yönetimi arasında bir bağlantı olduğuna dair kanıtlar vardır. Eğer bir stres etkeniyle karşı karşıyaysanız sevdiğiniz birinin desteğini alın, böylece bu stresi daha kolay yenebilirsiniz. Örneğin işinizi kaybettiyseniz, eşiniz sizi desteklemek için yanınızdaysa bu hem duygusal hem de finansal açıdan yardımcı olacaktır.

7. Daha Az Soğuk Algınlığı

Aşk dolu ilişkilerin stresi, kaygıyı ve depresyonu azaltabildiğini ve bağışıklık sistemine de destek verebileceğini daha önce söyledik. Carnegie Mellon University uzmanları olumlu duygular içinde olan insanların soğuğa ya da grip virüsüne maruz kaldıktan sonra daha az hasta olduklarını belirmiştir. Psychosomatic Medicine dergisinde yayımlanan bir araştırma mutlu ve sakin insanlarla kaygılı, saldırgan ve depresif görünen insanları karşılaştırmıştır.

8. Daha Çabuk İyileşme

Pozitif ilişkinin gücü bedensel yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlayabilir. Ohio Üniversitesi Medikal Merkezi uzmanları evli çiftlerde yaralar oluşturmuşlardır. Yaralar birbirlerine sıcak davranan çiftlerde birbirlerine düşmanca yaklaşan çiftlerle kıyaslandığında neredeyse iki kat daha çabuk iyileşmiştir. Araştırma Archives of General Psychiatry dergisinde yayımlanmıştır.

9. Daha Uzun Hayat

Araştırmaların büyük bir çoğunluğu evli insanların daha fazla yaşadığını gösteriyor. En büyük araştırmalardan biri 1990’larda 8yıllık bir süre boyunca evliliklerin ölüm oranına olan etkilerini incelemektedir. National Health Interview Survey’den veriler kullanarak hiç evlenmemiş insanların evli insanlardan %58 daha fazla öldüğünü bulunmuştur. Evlilik hayattaki zorluklarla birlikte savaşarak ve karşılıklı destekle, finansal yararlar ve mutluluk kaynağı olan çocuklarla daha uzun bir hayata katkıda bulunur.
Bunun yanında, duygusal bir açıklama da vardır. Evlilik insanlardaki diğerlerinden soyutlanma duygusunu engelleyerek onları ölümden korur. Yalnızlık, bu neden her ne olursa olsun ölüme sebep olan etmenlerle ilişkilidir. Diğer bir deyişle, evli insanlar daha çok yaşarlar, çünkü her zaman sevgiyi ve bağlılığı hissederler.

10. Daha Mutlu Hayat

Aşkın en büyük yararının sevinç olduğu çok açık bir gerçektir. Fakat araştırma bu bağın nasıl bu kadar güçlü olduğunu gösterebilmek için yeterli değildir. Journal of Family Psychology’deki bir araştırma mutluluğun ailedeki gelirden çok aile ilişkilerinin niteliğine dayandığını göstermiştir. Bu yüzden aşkın gücünün en azından bazı durumlarda paranın gücünü yendiğine dair bilimsel bir kanıt vardır.

İlişkinize İyi Bakın

Somut faydalar sağlayabilecek sevgi dolu bir ilişki geliştirmeniz için, size bir kaç önerimiz var:

• Depresyondaysanız ya da sürekli endişeliyseniz tedavi olun.

• İletişim becerilerinizi geliştirin ve bir anlaşmazlığı çözmeyi öğrenin.

• Günlük hayatınızda mutlu ve mutsuz olayları sevdiğiniz insanla paylaşın.

• Birbirinizin başarılarını kutlayın.

Son olarak, eşinize ya da sevgilinize kötü zamanlarında destek verdiğiniz gibi mutlu günlerinde de onun yanında olmayı ihmal etmeyin. Unutmayın, acı paylaşıldıkça azalır, sevinç paylaşıldıkça çoğalır.

zeka-testi

Bir kağıt kalem alıp aşağıdaki soruları tam 1 dk içinde yanıtlamaya çalışın.
Her soruya bir defa bakmaya çalışın. Bitirince yanıtlarını not edin. İlginç bir zeka testi.

1. Bazi aylar 30, bazilari 31 çeker; kac ayda 28 gün vardir?

2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunlari yarimsar saat arayla almanizi tavsiye ederse, ilaclarin tamamini bitirmeniz ne kadar sürer?

3. Gece saat sekizde yatiyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kac saat uyurum?

4. 30′ u yarima bölüp 10 eklediniz, kaç etti?

5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardi. Sürüde salgin hastalık oldu, dokuzu agir hastalandi, diğerleri öldü. Çiftçinin kac koyunu var?

6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambasi, bir gaz sobasi, ve birde mum bulunan karanlik ve soguk bir odaya girdiniz… Önce
hangisini yakarsiniz?

7. Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor. Evi kocaman bir ayi ziyaret ederse bu ayi ne renk
olur?

8. 3 elma vardi ikisini aldim. kaç elmam var?

9. Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?

10. Chicago’ dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullanıyorsunuz. Pittsburgh’ da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland’ da 8 yolcu indi,
yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia’ ya vardığınızda şöförün adı neydi?

Şimdi Yanıtlar:

1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardır.
2. Bir saat
3. guguklu saatler gece gündüz ayrımı yapmadığı için 1 saat.
4. 70 eder, yarıma bölmek 2 ile çarpmak demektir.
5. 9 canlı koyun
6. Kibriti
7. Ayı beyaz olur. Evin her cephesi güneye baktığına göre bina kuzey kutbundadır.
8. 2 elma
9. Sıfır, gemisine hayvan alan Nuh idi.
10. Şöför sizdiniz.

Değerlendirme:
10 doğru : Einstein seviyesi
9 doğru : Toplumla uyuşamayan psikolojik bozuk vaka
8 doğru : Mühendis
7 doğru : Üniversite öğrencisi
6 doğru : Lise öğrencisi
5 doğru : İlkokul öğrencisi
4 doğru : ilkokul öğretmeni
3 doğru : lise öğretmeni
2 doğru : Üniversite Profesörü
1 doğru : Vatandaş
0 doğru : Milletvekili

duşDuşun etkileri genellikle banyonunkilerle ters orantılıdır. Banyo insanı yatıştırır, duş ise aksine insanı kamçılar ve canlandırır denir. Aslında bu fikir tamamen doğru değildir. Banyo gibi duşun da etkisi yapış türüne göre değişir. Kasların, yorgunluk nedeniyle meydana gelen kasılmasını sıcak suyla yapılan bir banyo giderebilir.
Çok şiddetli olmayan bir duş ta, özellikle omurga üzerinde, banyonun yapamadı­ğı hafif bir masajın vereceği etkiyi yaratabilir. Cildin yüzeyinde bulunan binlerce küçük sinir uçları, duşa karşı duyarlıdır. Eğer duş şiddetli olursa, yaptığı masaj da daha güçlü olduğu gibi zehirleri atıcı bir etkiye de sahip olur.
Ne sıcaklıkta bir suyla duş yapılmalıdır? Ne sıcaklıkta bir suyla banyo yapmak gerekiyorsa aynı sıcaklıkta bir suyla da duş yapılır. Bu sıcaklık 35 ya da 36 derecedir. Bu sıcaklıktaki bir suyla yapılan duş, özenli bir yıkanma için yeterli süreyi, yani beş ile on dakika arasında değişen bir süreyi aşmamalıdır Eğer su daha sıcaksa duş iki üç dakikay geçmemelidir.
Demek ki suyun sıcaklığı ne kadar fazla olursa duş altında da o kadar az kalmak gerekir. Sıcak duş damarları gevşeterek kan dolaşımını kolaylaştırır ve bu nedenfp de ağrı kesme özelliği vardır. 15-23 derece arasındaki sıcaklıkta suyla yapılan soğuk duş insanı kamçılar; ancak şok yapma etkisi de olduğundan bu duş herkese tavsiye edilmez.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, “cilt güzelliği için asitli sabunlar, lif ve keseden uzak durun. duş sonrası mutlaka nemlendirici krem kullanın” dedi.

Günde bir kez alınacak ılık duş vücudun yorgunluğunu alarak cildin daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Cilt kurumasına karşı ise nötr sabun ve jel kullanılması öneriliyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, özellikle sıcak yaz günlerinde, cilt temizliğine çok daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini söyledi.

“Aşırı duş almanın cilde zararlı olduğu” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Prof. Dr. Memişoğlu, “Günde bir kez alınacak ılık duş, vücudun yorgunluğunu alarak cildi temizler. Ayrıca kan dolaşımını düzenleyerek, daha güzel ve sağlıklı olmasına yol açar” dedi.

Duş sonrasında cildin kurumamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, asitli sabunların deriye zarar vereceğini kaydetti.

Duş sırasında, asitlerden arındırılmış, nötr sabunlar ve jeller kullanılmasını öneren Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Deriye rahat bir nefes aldırmanın en kolay yolu, günde bir kez alınacak duştur. Ancak bunu yaparken, ona zarar verecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Sağlıklı bir cilt istiyorsak, nötr sabun ve jel dışında ürünler kullanılmamalı. Bunun yanı sıra duş sonrasında, cildin kurumasını önlemek için deriye mutlaka nemlendirici kremler uygulanmalı.”

LİF VE KESEDEN UZAK DURUN
Deri üzerinde, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyen bir katman (manto) bulunduğunu belirten Prof. Dr. Memişoğlu, bu katmanın tahriş edilmesinin bazı deri hastalıklarına davetiye çıkaracağını bildirdi.

Geleneksel Türk aile yapısında yoğun olarak kullanılan lif ve kesenin deriye büyük zarar verdiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, “Banyo ve duş sırasında kullanılan kese, deriyi soyar, yağını alır ve deri kuruluğu oluşturur. Derinin sağlıklı bir şekilde görevini yürütmesi için bunlardan vazgeçilmesi gerek” dedi.

Domuz Gribi Virusü Ukrayna’da Mutasyona Mı Uğradı?

Bütün dünyayı etkisi altına almış h1n1 virüsü hakkında şok iddialar internet ortmaında dolaşıyor. Son zamanlarda konuşulan iddia ise “domuz gribi virüsünün UKRAYNA’da mutasyona uğradığı ve dünya kamuoyundan gizlendiği” oldu.

Bunun üzeirne Dünya Sağlık Örgütü, Ukrayda’da alınan domuz gribi örneklerine yapılan testlerin sonucunda virüsün belirgin bir değişikliğe uğramadığını bildirdi.

Ukrayna Sağlık Bakanlığı, domuz gribi salgını başladığından beri ülkede 1.5 milyona yakın domuz gribi ve solunum hastalıkları vakaları görüldüğünü söyledi.

Ukrayna’da domuz gribi’nden şu ana kadar hayatını kaybeden kişi sayısı 328.

These are my links for Kasım 17th through Kasım 19th:

  • Fobilerimiz ve Fobi Çeşitleri – Fobiler baslica üç guruba ayrilabilir:

    A- Sosyal Fobi
    B- Agorafobi

    C- Özgül Fobiler
    Sosyal fobi
    Sosyal ortamlarda baskalari tarafindan inceleme altinda tutuldugu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda elestirilme yada küçük düsme korkusunun yasanmasidir.Ve kisi bu korkunun yasanmasindan kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçinir. Kaçinma nedeniyle kisinin sosyal meslekî ya da aile yasami etkilenir.
    Sosyal fobi iki farkli sekilde [...]

  • İyiki Kadınım Dedirtecek 100 Neden (miş) – 1.) Sigaradan sararmiş bıyıklarımız yok.
    2) Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
    3) “Ya kalkmazsa?”
    4) “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla yaaa…
    5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar
    rahattır.
    6) Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
    7) Tuvalette sadece tavana değil sağımıza solumuza herhangi bir ölçme –biçme endişesi duymaksızın [...]
  • Polikistik Over Sendromu – Polikistik Over Sendromu
    Bu durum kanda erkeklik hormonlarının(androjenler) yüksekliği,kıllanma,yumurtlama bozukluğu,şişmanlık ve insülin hormonuna direnç ile karakterizedir.Yumurtalardan fazla miktarda androjen salgılanmasının nedeni luteinizan hormon denilen bir hormonun kanda normalden yüksek seviyede bulunmasıdır.
    Nedeni tam olarak bilinemese de genetik,hormonal ve çevresel faktörlerin etken olduğu ileri sürülmektedir. İnsülin hormonunun kanda normalden yüksek olması ve bu hormona karşı vücutta direnç gelişmesi [...]
  • 10 Günde 5 Kilo Vermeye Ne Dersiniz? – Değerli dogalgucnet blog kullanıcıları 10  günde 5 kilo vermeye ne dersiniz? Cevabınız evet ise bu yazıyı okuyunuz.
    Ünlü sağlık dergilerinden Men’s Health 10 gün içinde 5 kilo vermek için 6 tavsiye sunuyor
    İşte öneriler:
    1. ÇİĞNEYİN VE ALFABEYİ SAYIN: Çiğnerken bir yandan da alfabeyi saymak daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. ABD’li bilim adamları tarafından yürütülen araştırmalara göre [...]
  • Kalp Krizi Riskini Nasıl Azaltabilirsiniz? – Her kadın kalp hastalığı tehdidiyle yüzleşiyor. Fakat, belirtilerini bilerek, kalp dostu bir beslenme uygulayarak ve egzersiz yaparak, kendinizi bu hastalıktan koruyabilirsiniz.
    Mayo Clinic’te yer alan habere göre, kalp hastalığı sıklıkla erkeklerin bir hastalığı gibi görünse de, her yıl erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp hastalığından hayatını kaybediyor. Kadınların erkeklere oranla kalp hastalığına 6 kat daha yatkın [...]

bayan

1.) Sigaradan sararmiş bıyıklarımız yok.
2) Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
3) “Ya kalkmazsa?”
4) “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla yaaa…
5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar
rahattır.
6) Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
7) Tuvalette sadece tavana değil sağımıza solumuza herhangi bir ölçme –biçme endişesi duymaksızın bakınabiliriz.
8) “Gerçek mi rol mü yapiyor?”
9) “Damsız Girilmez” bize bir şey ifade etmiyor…
10) Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması ya da bir aracın bizi sollaması hiç birsey demek değildir.
11) İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz.
12) Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olası kasları
belirginleştirecek diye bir zorunluluğumuz yok…
13) Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunluluğumuz da yok hatta..
14) Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak birileri her zaman vardır…
15) Düğme sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16) Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve çocuklar!
17) “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapınacak bir karşı cins varken  kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar yararlanıyoruz…
18) Aşık oluyoruz… korkmadan.
19) Biraz göbek sevimli mi durur? … hadi ordan!! siz hic “kalçalarımdaki yağlar beni çekici gösteriyor” diyen bir kadin ya da “yağlar beni çekici gösteriyor” diyen bir kadın gördünüz mü?
Asla dış görünüşümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandırmaya çalışmayız…

Rejim gerekiyorsa rejim… Allah Allah!!!
20) Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değiştirmek zorunda değiliz…
21) Duygusal saçmalıklar adına kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz…
22) Evde banyoda kıl- tüy dökmeyiz…
23) Dokunduğumuz bedenin herhangi bir kısmından silikonlar fışkırma korkusu duymayız…genelde tabi!!!
24) Sünnet olmuyoruz…
25) Meslek grubunda “ev kadını” diye kebap bir seçenek var…
26) Birinden hoşlansak da “ilk adım atma kabusu”ndan muafız…
27) Evet gelinlik 200.- $ smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de
sevgili damat ödüyor…
28) “3 dubleden sonra feciii sarhoş olurum” diyebiliriz rahatlıkla…
29) “Çirkin” kadın yoktur.
30) 50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para ödemek zorunda değiliz…
31) 31 sayısıda sadece diğerleri gibi bir sayı…
32) Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılar ne güne duruyor ki?
33) Yaşımız ne olursa olsun bir uçan balon taşıyabilir pamuk helva ve elma şekeri de yiyebiliriz
34) Her sabah traş olmak zorunda değiliz.
35) Bir gece hoş bir rüya görsek ertesi sabah pijamamızı kirliye atmamız gerekmez.
36) Genellikle istediğimizi almamız için söylememiz yeterlidir….
37) Bazen istemediğimizi söyleyerek de alırız.
38) Blue-jean’lerimizin muhtelif kısımları diğer taraflarına göre
dengesiz biçimde durmaz-beyazlamaz… ya da sararmaz…
39) Kızdığımızda birbirimizin anneleri kızkardeşleri ebeleri dayıları ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz…
40) Ayakta kalmak(?) için 15 porsiyon kaymaklı künefe yememiz gerekmiyor…
41) Bebeklik albümlerimiz sırtüstü çırılçıplak resimlerimizle dolu değil…
42) “Hadi amcalara göster..” şeklinde rezil bir çocukluk anımız da hiç olmayacak…
43) Uçan tekmelerle birbirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz…
44) Fiziksel güç iddiamız yok ama grip olunca da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi iptal olmuyoruz…
45) Silah… hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?
46) Horlamıyoruz….
47) Az bildiğimiz bir şeyi çok anlatabiliriz.
48) Birbirimize beklenmedik yıkıcı sonuçlar doğurabilecek eşşek şakaları yapma adetimiz yoktur…

49) Canımızın çektiği yemeği pişirir herkese yedirebiliriz.

50)Kerizi parasından ayırmada Allah vergisi bir yeteneğimiz vardır.
51) Sigaramızı yakacak birileri hep vardır…
52) Evde bozulan bir aleti onarmaya calışıp bir daha kullanılmayacak hale getirmek yerine tamirci çağırmak rasyonalitesine sahibiz.
53) Tükürmeyiz…
54) Giysilerimizden o gün öğle yemeğinde ne yediğimiz anlaşılmaz.
55) Harika alyansımız asla kılların arasında kaybolmaz.
56) Estetik sanatların %90′ı kadından esinlenmiştir.
57) Ayaklarımız kokmuyor.
58) “Erkek sözü” gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar yaratmadık hiç…
Yoksa verilen sözlerin tutulmaması gibi bir sorun mu var?
59) Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu okşar geçer ikna etmeye yetmez… ya gururu okşanan bir erkek neyi reddeder ki?
60) Çapkınlıklarımızın ardından giysilerimizde biz istemedikçe (mesela Monica L. istemişti!) deliller (ruj lekesi sarı saç teli vs. bulunması ihtimali yok…
61) Toplum içinde organ düzeltme stresi…
62) Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63) En sevmediğimiz insanlara bile öyle gerekiyorsa eğer yeterince dayanabiliriz.
64) Sevişirken sırtımız yere gelse de bu kaz*****n karşı taraf olduğu anl***** gelmez.
65) “Anneme gidiyorum” diyerek kapıyı çarpmak bize yakışan bir ayrıcalık…
66) Saçımızı boyayabiliriz… 20 yaşında bile…
67) Çığlık atabiliyoruz… sevinince üzülünce korkunca…
68) Aradığımız adresi kaybolmadan önce sormayı düşünebiliyoruz…
69) Uzağa işeme uzağa tükürme yüksek sesle geğirme vb. Karizma krikolarımız yok….
70) Askere gitmiyoruz..
71) Annelik duygusu… apayrıdır…
72) Sevgilimize ağabey ya da babamıza ait gömlek kazak mont T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73) Bale dans ritmik jimnastik buz pateni vb. uğraşlar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkında tartışma yaratmaz….
74) Hayatımızın hiçbir döneminde kravat takmak zorunda değiliz…
75) Mücevherler bizim…
76) Yağmurda şemsiyesiz kalmayız…
77) Belli dönemlerimiz cinayet bile işlesek hafifletici neden kabul edilir.
78) “Boşanmak istersek” tek celsede boşanırız.
79) “Boşanmak istemezsek” zengin bir dul oluruz.
80) Bir gün önce çıkardığımız çoraplarımızı evin altı üstüne gelmeden üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81) Kol saatimizin aynı zamanda hesap makinesi takometre barometre termometre ve radyo olması gerekmiyor.
82) Playboy Late Night kırmızı nokta Tutti Frutti vb. yüzünden uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83)Özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da
hatırlayabiliyoruz…
84) “Kaaaave..”ye gitmiyoruz.
85) Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafız…
86) İstemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87) Yürürken ceplerimizden bozuk para anahtar çakmak vs. sesleri gelmez…
88) Gece eve bırakılırız…
89) Bulaşık makinesi karmaşık bir dünyadır mekanizma değildir…
90) Geceyarısı yataktan sıvışıp buzdolabının ışığında zeytinyağlı dolma börek ve “hain köfte” yemiyoruz…
91) Ortalıktaki alakasız her türlü nesne ve sözcükten cinsel cağrışımlar çıkarıp günün 24 saatini seks düşünerek geçirmeyiz…
92) Kel olmuyoruz…
93) Toplu taşıma araçlarında nadiren ayakta kalırız.
94) Futbol mu? Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez…
95) Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır…
96) Berberde kimse yüzümüzü kolonya ile ovuşturarak gözlerimizi yuvalarından çıkartmıyor…
97) Bizim berberlerin koltuğunda üzerimize yaslanılması ya da üzerimize abanılmasıda da gerekmiyor…
98) Para cüzdanımız bir süre sonra kavisli yuvarlak hatlı bir şekil almıyor…
99) Pantolon almaya cıkıp eve uçak maketi uzaktan kumandalı araba mini langırt masası vb. emtia ile dönmüyoruz.
100) Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artık.
NE DERSİNİZ?

Facebook
Twitter
Feed RSS
E-posta
Digg
FriendFeed

dogalguc.net | Webblog Facebook'ta