Cinsel Sağlık

Cinsellik insan hayatında açlıktan sonra en önemli dürtüdür, sağlıklı bir şekilde yaşanamayan cinsellik kişinin gerek beden ve ruh yapısını, gerekse sosyal yaşamını olumsuz yönde etkilemekte ve bu birçok sorunu beraberinde getirmektedir.

dogalguc.net Haftanın ürünü

AIDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş bir isimdir ve Edinilmiş Bağışıklık Sistemi Yetersizliği Sendromu olarak Türkçe’ye çevrilmiştir.
AIDS vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa sebep olan virüse HIV (Human Immunodeficiency Virus) ismi verilmiştir. Hastalık ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde tanımlanmıştır.

İlk tanımlandığı tarihten sonra hızla yayılarak; kadın, erkek, küçük, büyük, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüze kadar AIDS’ten on binlerce insan ölmüştür ve ölü sayısı her 13 ila 15 ayda ikiye katlanmaktadır.

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi veya aşı bulunmamaktadır. AIDS’ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini çalışamaz hale getirmektedir.

Vücudun, bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesiyle, virüsten önce kolayca başedebildiği diğer hastalık mikroplarına direnemeyecek duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enfeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden araya giren enfeksiyonlara yenilerek hayatlarını kaybederler.

İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enfekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbir şekilde yok edilmesi ya da vücuttan atılması mümkün değildir. Fakat,virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir.

AIDS tedavisi olmasa da korunulabilir bir hastalıktır. O halde korunmak; AIDS’e karşı alınabilecek en etkili, en akılcı, en ucuz ve en insancıl önlemdir. Korunma için başlıca kurallar;

Güvenli seks (tek eşlilik, prezervatif kullanma vb)
Damardan alınan ilaçlardan, kirli enjektörlerden uzak durma
Kan ürünlerinin dikkatli hazırlanması ve kullanılması
Enfekte anneden bebeğe geçişin önlenmesi olarak sayılabilir.

Tüm toplumlarda olduğu gibi toplumumuzda da, çocuklar, kız ya da erkek oluşlarına göre ayrı biçimlerde yetiştirilmeleriyle başlayan büyüme sürecinde, cinsellik de dahil, bir kadının ve bir erkeğin neleri yapması neleri yapmaması gerektiğine dair kültürel değerleri, kuralları öğrenmiş olurlar. Ancak ne yazık ki öğrenilen ve benimsenen bu kurallardan pek çoğu yanlıştır.
Öğrenilen ve benimsenen bu yanlış kurallar, erkeğin ya da kadının cinselliğe, cinsel ilişkiye karşı olumsuz bir bakış açısı ve tutum geliştirmesine, hatta çoğu zaman herhangi bir cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkmasına ve devamlılığına sebep olmaktadırlar.

Cinsellik ve cinsel ilişki ile ilgili doğru bilinen yanlışlardan bazıları şunlardır:

Sevişmek Cinsel Birleşme Demektir.
Hayır. Cinsel birleşme, sevişmenin, eşlerin / partnerlerin karşılıklı keyif almalarını sağlayan yönlerinden biridir. Keyif almanın tek yolu değildir. Bu yanlış inanış, sevişmenin birleşme dışındaki, karşılıklı keyif alınabilecek diğer yönlerinin ihmal edilmesine ve cinsel ilişkide yakınlık, sıcaklık gibi duygusal yönlere daha çok gereksinim duyan kadını hayal kırıklığına uğratıp, onun cinsel ilişkiye katılımını ve zevk almasını ketleyebilmektedir.

Kadınların Cinsel İsteği Azdır.
Hayır. Cinsel istek sıklığı, kişinin kadın ya da erkek oluşuna göre değil; kadın ya da erkek olsun, kişilere, çiftlere / partnerlere ve onların yaşamlarının devrelerine göre değişkenlik gösterebilen ve dar bir sınır içinde normali olmayan bir durumdur. Oysa bu yanlış inanış ile büyütülen bir kadın, kendi cinselliğinden utanmakta ve cinsel ilişki sırasında kendini ketlemektedir.

Cinsel İlişki İsteğini Erkek Belirtmelidir ya da Sevişmeyi Başlatan Kadın Ahlaksızdır.
Hayır. Biri erkek diğeri kadın iki tarafın da istekle ve zevk alarak yaşadığı bir yaşantıyı, kadının istediğini söyleyerek başlatması, bir erkeğin başlatması kadar olağandır. Öte yandan pasif olarak eşinin / partnerinin dokunuşlarına kendini bırakan bir erkek ya da daha aktif davranan bir kadın hiç beklemedikleri kadar zevk alabilirler. Bu yanlış inanış kadını sadece eşinin / partnerinin istediği zaman, onu memnun etmek için ilişkiyi kabul etmeye kendini koşullandırmasına sebep olur.

Erkek veya Kadın Sevişmeye Hayır Diyemez.
Hayır. Sevişmenin reddedilmesi eşin / partnerin reddedilmesi anlamına gelmez. Karşılıklı tatmin edici bir cinsel ilişkinin olmazsa olmazı tarafların istekli oluşlarıdır. Erkek ya da kadın istemeden girdiği bir cinsel ilişkiden zevk alamaz ve aynı şekilde karşısındakine de zevk veremez. Bu yanlış inanış yüzünden eşlerinin / partnerlerinin cinsel ilişki taleplerini, istemedikleri halde kabul etmek durumunda hisseden kimseler bir süre sonra cinsel arzularını ve hazlarını kaybedebilirler.

Her Erkek Her Kadına Nasıl Zevk Vereceğini Bilmelidir.
Hayır. Cinsel haz, herkes için geçerli, değişmez kurallar çerçevesinde yaşanan bir durum değildir. Herkes için her cinsel ilişkide haz almanın yolları ve derecesi değişkenlik gösterir. Özellikle kadınlar için cinsel ilişkiden daha çok haz almak kadının da aktif olduğu bir öğrenme süreci gerektirir. Bu yanlış inanış, erkeğin sevişme biçimini ve tarzını sorgulamasına gerek kalmadığı mesajını verir. Ancak, eşinin yeterince zevk almadığını ve orgazm olmadığını öğrenen birçok erkek bu durumu çözümlenmesi gereken bir sorun olarak değil de kendi erkekliğinin, yetersizliğinin bir kanıtı olarak değerlendirebilmektedir.

Tüm Fiziksel Yakınlaşmalar Sevişmeyle Sonlanır.
Hayır. Fiziksel yakınlık; dokunmak, sarılmak, öpmek sadece cinsel ilişki isteğinin, sevişmenin değil aynı zamanda sevgi, şefkat ve sıcaklığın da ifadesidir. Bu yanlış inanış, eşlerin / partnerlerin birbirlerine temaslarını sınırlamakta, eşinin sadece sevgi ifadesi ile sokulduğu durumda erkek bazen ikisi de istemediği halde cinsel ilişkiye geçmek zorunda hissetmektedir.

Sevişmede Neyin Normal Olduğuna İlişkin Belirli ve Kesin Kurallar Vardır.
Hayır. Cinsel hayat, taraflardan herhangi birinin isteği ve rızası dışında olmamak koşulu (yani tarafların isteği ve rızası) ile, yaşayan herkesin mutlaka uyması ve/veya uymaması gereken kuralları, durulması, geçilmemesi gereken katı sınırları, çerçevesi olan bir hayat değildir. Kişiler istekleri ve rızaları doğrultusunda zaman zaman bu hayatın içine heyecan yaşamak, renk katmak, daha çok keyif almak adına bazı fantezileri, araçları, durumları sokabilirler. Bu yanlış inanış, birçok kişinin cinsel arzularını ve fantezilerini bastırmalarına ve ifade edememelerine yol açmakta, engellenmiş cinsel arzular yaşanan cinselliği ketleyici ya da alınan hazzın kalitesini düşürücü olmaktadır.

Sevişme Sırasında Erkek Cinsel Organında Sertleşme Kaybı Olması Sevişmeyi Sonlandırır.
Hayır. Cinsel ilişki, çevresel başka hiçbir uyaranın algılanmadığı, bilinçsizce bir yaşantı, uyarılma da (ereksiyon ya da vajinal ıslanma) bir kereye mahsus yaşanan bir durum değildir. Erkeğin ya da kadının cinsel ilişki sırasında ortamdaki pek çok etkenden ya da aklından geçen bir düşünce nedeni ile dikkati dağılabilir. Dikkatin dağılması, uyarılmanın ve uyarılma belirtilerinin (ereksiyon ya da vajinal ıslanma) ortadan kalkmasına neden olabilse de kişilerin cinsel arzusu varsa sevişmeye devam edildiğinde uyarılma tekrar sağlanabilir. Bu yanlış inanış, erkeğin ereksiyon kaybını bir felaket olarak algılamasına, bu da ereksiyonun cinsel ilişki sırasında tekrar sağlanamamasına neden olabilmektedir.

İyi Bir Sevişme Orgazmla Sonuçlanmalıdır.
Hayır. İyi sevişme, eşlerin / partnerlerin, istekle başlayarak karşılıklı haz alabilmelerine dayanır. Bununla birlikte orgazm yaşanır ya da yaşanmaz. Orgazmın yaşanmaması o ilişkiden haz alınmadığı, tatmin olunmadığı anlamına gelmez. Bu yanlış inanış eşlerin / partnerlerin ilişkinin başından itibaren orgazmın yaşanıp yaşanmayacağına odaklanmalarına, bu da yaşanan hazzın sürdürülememesine dolayısıyla orgazmın ulaşılamaz hale gelmesine neden olabilir.

Kadın Cinsel Birleşmeyle Orgazm Olmalıdır.
Hayır. Cinsel ilişki cinsel birleşmeden ibaret bir yaşantı, kadının cinsel ilişkide orgazm olmasının tek yolu da cinsel birleşme değildir. Kadın cinsel ilişki sırasında cinsel birleşme dışında, klitorisin (iç dudakların yukarı doğru birleştiği noktada yer alan yapı) uyarılmasını sağlayacak, oral seks, sürtünme ya da mastürbasyon yolu ile de orgazm olabilir. Bu yanlış inanış, cinsel birleşmeyle orgazm olamayan kadının kendisini eksik hissetmesine ve arayışa girmemesine sebep olmaktadır.

Güçlü Erkek Üst Üste Hiç Ara Vermeden Sevişebilir.
Hayır. Erkekler, nadir olguların dışında, boşaldıktan sonra, süresi kişiden kişiye ve kişinin hangi yaş diliminde olduğuna göre çok değişen bir çözülme evresine zorunlu olarak girerler. Bu dönem sona erene kadar uygun cinsel uyaran olsa da tekrar ereksiyon sağlayabilmeleri fizyolojik olarak olası değildir. Bu yanlış inanış erkeğin, bu çözülme evresini göz önüne almadan arka arkaya sevişememesini başarısızlık ve cinsel gücünün yetersizliği olarak algılayıp kaygılanmasına, bu kaygılı hal de zamanla ereksiyon problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Sevişme Ancak Her İki Tarafın Birlikte Orgazm Olması İle Güzeldir.
Hayır. Kadın ve erkeğin cinsel ilişkide uyarılma şekillerinin ve sürelerinin birbirinden farklı olması, çiftin henüz ahenkli bir ilişki sağlayacak deneyimde olmaması, gebelikten korunma kaygısı v.b. gibi pek çok etken eşlerin / partnerlerin aynı anda orgazm olamamasına neden olabilmektedir. Ancak bu, yukarıda belirtildiği gibi tek başına kötü bir cinsel ilişkinin göstergesi olamaz. Bu yanlış inanış, her iki tarafta da performans endişesi yaratır, bu da orgazm taklitlerine, yetersizlik duygularına yol açabilir.

Mastürbasyon Kirli ve Zararlıdır.
Hayır. Mastürbasyon, kadın ya da erkek kişinin, sıklıkla erotik fantezilerle birlikte kendini uyararak artan cinsel gerilimine elverişli bir boşalma sağlamasıdır. Fiziksel ya da ruhsal hiçbir zararı yoktur. Bu yanlış inanış, cinsel isteğin ve bu isteğin gelişimsel olarak normal ve güvenli olan bu ifade biçiminin reddedilmesine yol açmaktadır.

Cinsel İlişki Sırasında Mastürbasyon Yanlıştır.
Hayır. Eşlerin / partnerlerin ortak görüşüne bağlı olarak, cinsel hazzı arttırmak, orgazmı sağlamak adına, uygulanması son derece olağandır. Mastürbasyon, sürekliliği olan bir ilişki kurulduktan sonra bile eşin yokluğu veya hastalığı halinde, ona yakınlık duyulmadığında, hatta eşten bağımsız olarak sağlıklı bir cinsel eylem olarak hayat boyu sürebilir..

penisbüyütücü, vpills, vrlex, jagra, penis büyütme, peyronie

Peyronie Hastalığı

Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.

Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.

Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağr

Peyronie Hastalığı

Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.

Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.

Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağrılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal ailır. Bu fonksiyon bozukluğunu yapan plakların veya doku parçacıklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.

Tüm bunların sonucunda tam olmayan sertleşme, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve penis içinde sert bantlar görülür. Ancak bu durumun sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.

Peyronie’s hastalığı nasıl tedavi edilir ?

Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazı olgularda hiç bir şey yapılmaz ve eğrilmenin kendiliğinden geçmesi beklenir. Düzelme olmaz ve hastalık ilerlerse tedaviye geçilir. Şikayetlerin derecesine göre Medikal veya Cerrahi olmak üzere iki ayrı yöntem uygulanır.

Medikal

İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan,plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. Lezyonun içine ilaç enjekte edilerek aynı şekilde plaklar yumuşatılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Cerrahi

Plakların cerrahi olarak çıkartılması ve yerine doku grefti konulması. Hastalanmamış penis tarafının plikasyonu ve iki taraf arasında uyum sağlanması yöntemi. Penis protezi konularak sertleşmenin ve cinsel ilişkinin sağlanması.

ılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal ailır. Bu fonksiyon bozukluğunu yapan plakların veya doku parçacıklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.

Tüm bunların sonucunda tam olmayan sertleşme, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve penis içinde sert bantlar görülür. Ancak bu durumun sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.

Peyronie’s hastalığı nasıl tedavi edilir ?

Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazı olgularda hiç bir şey yapılmaz ve eğrilmenin kendiliğinden geçmesi beklenir. Düzelme olmaz ve hastalık ilerlerse tedaviye geçilir. Şikayetlerin derecesine göre Medikal veya Cerrahi olmak üzere iki ayrı yöntem uygulanır.

Medikal

İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan,plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. Lezyonun içine ilaç enjekte edilerek aynı şekilde plaklar yumuşatılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Cerrahi

Plakların cerrahi olarak çıkartılması ve yerine doku grefti konulması. Hastalanmamış penis tarafının plikasyonu ve iki taraf arasında uyum sağlanması yöntemi. Penis protezi konularak sertleşmenin ve cinsel ilişkinin sağlanması.

penis

PENİS ve HASTALIKLARI

Penisin erkekte iki önemli fonksiyonu vardır.
1-İdrar atılımı:Böbrekten süzülen idrarın dış idrar kanal yolu ile dışarı atılımını sağlamak
2-Üreme fonksiyonu: Tesiste yapılan tohum hücrelerini meni vasıtası ile kadın haznesine ulaştırmak.

PENİSİN YAPISI:
Penis kök gövde ve baş olmak üzere 3 kısma ayrılır. Kök kısmı torbanın ön yüzünde makata kadar uzanan bölge içerisinde kaslara gömülü vaziyette durur.
Gövde deri ile kaplı ve içerisinde 3 tane sertleştirici kıkırdak dokusundan yapılmış organdan meydana gelir. Kıkırdaktan daha ince yapılıdır. Bu yapıya kan dolması neticesinde sertleşme meydana gelir.
Baş kısmı penisin en uç kısmında yer alır. Penisi ucunda bir şapka gibi durur. Bu bölge sünnet olmamışlarda deri ile kaplıdır. Sünnet ile kesilen kısım bu deridir.
Penisin kan dolaşımı atardamar ve toplar damar sistemi sertleşmede dolayısıyla döllenme ve seksüel aktifte çok önemlidir.

penis2
PENİSİN YAPI BOZUKLUKLARI:
Çok defa testis mesane gibi başka yapı bozuklukları da vardır. Penisin hiç olamaması nadirdir. Nadiren çift penis olur. Penis doğuştan kıvrık olabilir. Bunun yanında yine doğuştan büyük ve küçük penis olabilir.

1- Penis Sünnet derisinin dar olması:
Sünnet derisinin uç kısmı çok dardır. Toplu iğne başı kadar bir açıklık vardır. Derinin iç yüzeyi penisin baş kısmına yapışıktır. Deri başın gerisine çekilemez. Ya doğuştan olur veya daha sonra iltihabı bir olaydan sonra gelişir.
Şayet çok darsa hasta idrar yapamaz. Hatta idrar deri altında toplanması ile sünnet derisi balon gibi şişer. İdrar damlalar halinde akar. Tedavi edilmezse idrarın tahrişi sonunda iltihap gelişir ve bu iltihap penis baş bölgesinde yaralara neden olur. Tedavi sünnettir. (Sünnet için tıklayın)

2-Sünnet derisinin geriye kaçması:
Sünnet derisi penis baş kısmının gerisine çekilmesi ile tekrar öne gelememesidir. Genellikle sünnet derisinin darlıklarında oluşur. Çocuk veya anne babası tarafından temizlik amacı ile deri geriye çekilir, daha sonra deri burada şişer ve kızarır, penis başını boğar.
Tedavide şayet erken devreyse deri öne çekilmeye çalışılır. Fakat geç kalmışsa sünnetten başka çare yoktur. Sadece ufak bir deri parçasını kesmek ve iyileşmeye bırakmak çok defa sonuç vermez.

3-Penis yaralanmaları:
Penis oynak bir organ olduğundan darbelere karşı kendini korur
Tamamen kopma kazalardan sonra veya kasti olarak (kıskançlık ve intikam nedeni ile) kesilmesinden sonra oluşur.
Darbelerde penise kan oturur. Penis kırılmaları ise sertleşmiş haldeki penisin ani ve sert bir şekilde bükülmesi sonucu meydana gelir. Sertleşme problemlerine meydan vermemek için erken tedavi önemlidir.

4-Penis iltihapları:
Çocuklarda darlık nedeni ile büyüklerde ise temizliğe riayet etmemeden ileri gelir. Sünnet derisinin ve/veya penis başının iltihabı şeklinde olur.

5-Penisin kireçlenmesi: (Peyroni hastalığı)
Penisin kıkırdağımsı doku içerisinde plak şeklinde bağ dokusunun oluşmasıdır. Sebebi belli değildir. Genellikle 40 yaşından sonra görülür. Penis sırtında veya her iki yan tarafında olabilir. Nerede olursa sertleşmiş penis aksi istikamette bükülmüş olarak durur. Ağrı vardır. Bazen birleşme mümkün olmaz. El ile hissedile bilinir.
Zararsız bir hastalık olmasına rağmen hastanın şikayeti varsa tedavi edilmelidir. Nadiren kendiliğinden kaybolur.
E vitamini faydalıdır. Ameliyat tavsiye edilmez. Plağın içerisine kireç giderici ilaçların verilmesi fayda sağlar

6-Penisin kendiliğinden ağrılı sertleşmesi:
Penis seksüel istek duymadan ve uzun süren sertleşmesidir. Hasta çok ağrı duyar. Her yaşta meydana gelir. Damar sistemi bozulmuştur penisin kıkırdak dokusu içerisinde kan pıhtıları oluşur.
Sinir sistemi hastalıklarında da meydana gelebilir. Bazen sebep tümoral bir oluşumdur.
Birden bire meydana gelir. Ağrılıdır. İdrara yapılamaz veya damlalar halinde gelir. Meni boşalsa bile sertlik devam eder. Sertleşme 1-2 gün bazen aylarca sürer. Normal haline dönse bile sonunda iktidarsızlık meydana gelir.
Tedavide enjektör ile pıhtılaşmış kan boşaltılır. Pıhtıyı giderecek ilaçlar verilir. Ameliyat ile bu pıhtılar boşaltılır.

7-Penis Tümörleri
Penis siğilleri çok görülür. Penisin sırtında veya değişik yerlerinde olur. Tek veya çoktur. Küçük ben şeklinde fakat karnabahar gibi girintili çıkıntılıdır. Zararsızdır. Tedavide elektrik ile yakılır veya ameliyat ile çıkarılır.
Penis Kanseri: Çok defa sünnetsizlerde görülür.Penis başı iltihaplarından sonra gelişebilir. Müzmin tahriş edici maddelerden sonrada oluşabilir. Görünüşte yarayı andırır. Sert nodül şeklinde de olabilir. Teşhis parça alınıp patolojide incelenmesi ile konur. Erken teşhis konulacağı için ameliyat ile alınır. Sonuç diğer kanserlere nazaran iyidir


Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı en önemli tedbir uygun bir yöntemle korunmak. Bu konuda kadınlar kadar erkeklere de önemli görevler düşüyor
Prezervatif ile korunma erkeklerin uyguladıkları en etkili ve emin yollardan biri, sadece gebeliği önlemek için değil, cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından da büyük önem taşıyor. Memorial Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Bülent Altay, erkeklerde, prezervatif kullanımıyla ilgili bilgi verdi. Prezervatif (kondom, kılıf) gebelikten korunmak amacıyla çok uzun yıllardır kullanılan etkin ve kolay bir doğum kontrol yöntemdir. Kondom kullanımı boşalma sonucunda penisten çıkan sperm hücrelerinin vajinaya dökülmesini önleyerek gebeliğin önlenmesi esasına dayanır. Günümüzde prezervatifler lateks adı verilen bir maddeden üretilmektedir ve içerisine eklenen sperm öldürücü katkı maddeleri ile daha güvenilir hale gelmiştir. Ancak lateks allerjisi olan erkekler ve ayrıca kadınlar için prezervatif kullanımı sakıncalıdır.

TAKARKEN ZEDELEMEYİN
Prezervatif kullanımı ile ilgili en önemli nokta belki de doğru uygulamanın nasıl olacağının bilinmesidir. Prezervatif penis erekte haldeyken içerisinde hava kalmamasına özen gösterilerek penis köküne dek uygun bir şekilde yerleştirilmesi, tırnak gibi keskin cisimler ile zedelenmemesi, uygun olmayan kayganlaştırıcı birtakım maddeler ile temasından kaçınılması ve boşalma sonrasında yine penis erekte haldeyken ve partnerden uzaklaştıktan sonra çekilmesi önemli noktalardır. Prezervatifler tek kullanımlık olup ilişki sonrasında uygun koşullarda çöpe atılmalıdır. Bu kurallara uyulmaması halinde prezervatifin ilişki esnasında çıkması ya da yırtılması riski söz konusu olabilmektedir. Kondom çıkarıldıktan sonra penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden tekrar ilişkiye girilmemelidir.

SON KULLANMA TARİHİ
Bir diğer önemli konu ise kondomun ay içerisinde her cinsel ilişkide kullanılması gerektiğidir. Yalnızca gebelik açısından riskli günlerde uygulandığında koruyuculuk oranı düşer. Bir diğer husus ise kondomun cinsel ilişkinin başından itibaren uygulamasıdır. Yani ilişki başında kondomsuz, boşalmaya yakın kondom ile ilişkiye devam etmek yanlış bir davranıştır. Bu durum istenmeyen gebeliklerin oluşmasına neden olabilir. Prezervatif, doğum kontrolü ötesinde cinsel yol ile bulaşan pek çok hastalığın önlenmesinde de etkin bir koruyucudur. AIDS, Hepatit B, Hepatit C, gonore enfeksiyonu (bel soğukluğu) bunlar arasında en önemli olanlarıdır. Ayrıca prezervatiflerin son kullanma tarihlerine de çok dikkat edilmelidir.

Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu

İktidarsızlık nedir?

Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir. İktidarsızlık kelimesinin aşağılayıcı bir anlam taşımasından dolayı biz cinsel işlev bozukluğu veya sertleşme sorunu gibi ifadeleri tercih ediyoruz.Yani tek bir kez cinsel ilişkide başarısız olan insanın hemen doktora başvurması gerekmiyor. Ancak bu durum tekrarlar, uzunca bir süre devam eder ve bir mutsuzluk sebebi haline gelirse sertleşme sorunu ile doktora başvurmalıdır.

İktidarsızlık sorunu olan kişi hangi doktora başvurmalı?

`Cinsel Fonksiyon Bozuklukları`yla ilgili sorunlar tek bir doktor tarafından değil, 4-5 değişik branştaki uzmanın bir arada çalıştığı gruplar tarafından değerlendirilmelidir. Bunlar başta Üroloji-Androloji uzmanı olmak üzere psikiyatrist, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, ve endokrinolog yani hormonlarla ilgilenen doktorlardır. Bunun nedeni sertleşme sorununun son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür bir sorunu olan kişi öncelikle bir Üroloji-Androloji uzmanına başvurarak sorununu tüm açıklığı ile anlatmalıdır. Derdini söylemeyen derman bulamaz, sertleşme sorunu olup da doktora gitmekten çekinenler, bu konuda deneyimli olmayan ve uygun branşta olmayan hekimlere başvuranlar veya doktora başvurduğunda asıl derdini söylemekten çekinerek başka şikayetlerden bahsedenler bu sorunla uzun süre yaşamak zorunda kalıyorlar. Sertleşme sorunu ile bize gelmesine rağmen çeşitli ağrılardan, idrar yapma sorunlarından bahsedip esas sorununu anlatmakta sıkıntı çekenlere çok rastlıyoruz

İktidarsızlık neden kaynaklanıyor?

10-15 yıl öncesine dek iktidarsızlığın tamamına yakınının psikolojik olduğu kabul ediliyordu, daha sonra penisin sertleşme fonksiyonunun açıklığa kavuşması ile önemli bir oranın da fiziksel nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. İktidarsızlık nedenlerini 3 ana bölümde gruplandırabiliriz;

a- Organik yani fiziksel nedenler,

b- Psikolojik nedenler,

c- Organik ve psikolojik faktörlerin birlikte olduğu durumlar.

Esasında iktidarsızlık durumu fiziksel nedenler ile hafif belirtiler gösterse de, özellikle erkeklik gururunun büyük önem taşıdığı ülkemiz kültürünün etkisi ile kişilerde oluşan mahcubiyet, güven kaybı, strese girme gibi ruhsal sıkıntılar ile ortaya çıkan psikolojik faktör çoğu zaman fiziksel faktörün üstüne eklenerek hatta daha ön plana çıkarak cinsel fonksiyon bozukluğu tablosunu belirginleştiriyor. İktidarsızlığın nedenini anlamak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Hormonların da etkisi ile artan libido, yani cinsel arzu sonucu görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır ve bu uyarı sinir sistemiyle penise ulaştığında penisin içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç kan damarlarını gevşetmektir. Damarları gevşetmede rol oynayan nitrik oksit dediğimiz bir maddedir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin içindeki sertleşen bir çift esnek kılıfın içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya kaçar ve sertleşme sorunu meydana gelir.

Yani isteği ortaya çıkartan hormonlardaki azalma, beyinden uyarıyı ileten sinirlerdeki sorunlar, kan dolmasını sağlayan damarlardaki yetersizlik ve sertleşmeyi sağlayan kılıfların içindeki yapısal sorunlar iktidarsızlığın fiziki sebeplerini tek başlarına veya ortaklaşa oluşturabilirler.

Damar sertliği de iktidarsızlığa neden olur mu?

Damar sertliği tansiyon yüksekliğine neden olur, damar cidarlarının yapısı bozulur ve bu nedenle da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.

Kaza geçirdi iktidarsız oldu diyorlar bu olabilir mi?

Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda bir kesilme olabilir ve bu durum penise kan gitmesini engelleyerek iktidarsızlığa neden olur.

Şeker hastalığı iktidarsızlığa neden olur mu?

Şeker hastalarında hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı özellikle tedavi edilmediği taktirde sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığında ortaya çıkabilen ciddi damarsal sorunlar da penise giden kan miktarını azaltarak sertleşme bozukluğu yapar.

Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir?

Alzheimer, Multiple Skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlık nedeni olabilir.

Alkolün ne gibi bir etkisi var?

Sürekli ve yüksek miktarda kullanılan alkolün sinir ve damar sistemi üzerine olumsuz etkileri vardır.Devamlı alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiye etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. Yani az miktarda kullanıldığında stresi azaltarak cinsel aktiviteye olumlu katkı gösterebilen alkol daha yüksek miktarlarda ve sık kullanıldığında bir iktidarsızlık nedeni olabilir.

By-pass ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor bu durum neden kaynaklanıyor

By-pass sonrası aort çevresindeki dokulardaki hasar nedeni ile sertleşme için gerekli sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan bazı ilaçların da önemi etkisi olabiliyor.

Sertleşememe sorunu ile size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor?

İlk aşamada hastadan durumu ile ilgili detaylı bilgi alınır. Bu sırada doktor ile hasta arasında bir güven ortamı oluşması için hastanın tüm dertlerini, sıkıntılarını ve endişelerini rahat ve huzurlu bir ortamda uzun uzun anlatmasına imkan sağlanmalıdır. Derdini rahatça anlatan ve dinlendiğini, anlaşıldığını hisseden bir hasta hem kısmen de olsa huzur bulacak hem de doktorun yaptıracağı tahlillere ve uygulayacağı tedaviye çok daha fazla istek ile uyum gösterecektir. İktidarsızlık gibi, psikolojik faktörlerin bir aşamada muhakkak işin içine girdiği bir konuda başarılı tedavinin ilk adımları çoğunlukla bu ilk görüşmede atılır. Üroloji-Androloji uzmanı kişinin geçirdiği hastalıklar, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon sorunu, şeker gibi birçok soru sorar, hastanın bu sırada psikolojik yapısı da değerlendirilir. Özel merkezlerde bu konuda uzman Psikolog da devreye girer.

Hangi testler yapılıyor?

Rutin olarak damarsal, nörolojik, metabolik ve hormonal, tetkikler uygulanabilir. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi? sorularına yanıt aranır. Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı incelenir.

Hastanın anlatımından sorunun aniden ve kısa zaman önce ortaya çıktığı, karmaşık bir sorun olmadığı kanısı uyanırsa bu konuda uzman olan doktor kişisel kanaatini kullanarak oldukça pahalı, yorucu ve zaman alacak olan bazı detaylı tetkiklere girmeden minimal tetkik uygulayarak tedavi aşamasına direk olarak geçip özellikle psikolojik etkilerle belirginleşmiş sertleşme sorunlarını hızla halledebilir. Fakat gerekli ve özellikle karmaşık olduğu anlaşılan durumlarda bazı özel tetkiklere gerek vardır.

Doppler tetkiki: Damarların tıkalı olup olmadığını, penise sertleşme için yeterli kan akımını sağlayıp sağlayamadıklarını görmek için doppler ultrasonografi uygulanabilir. Erkeklerde sertleşmenin oluşmasının 2 aşaması var; kanın penis içindeki bir çift sertleşmeyi sağlayan esnek kılıfa dolması ve kanın –gerektiği sürece bu kılıflar içinde kalarak sertliği koruması. Doppler yarım saatlik bir inceleme ile işte bunu ortaya çıkaran bir tetkiktir. Kişinin doppler çekilmeden önce aç olması gerekmiyor. Tek istenilen rahat ve huzurlu olması. Önce hastanın normal halde damar fonksiyonlarına bakılır, daha sonra bir iğneyle ereksiyon sağlanarak sertleşme halindeki damar fonksiyonlarının nasıl çalıştığını incelenir. Tam ereksiyon oluşuyor mu, ereksiyon ne kadar devam ediyor bunları ölçülür. Çünkü damarlarda kan gelebilir ama kan erken çıkarsa ve ereksiyon tam cinsel birleşme anında biter. Bu tetkik hasta rahatken ve tam sertleşme sağlanmadan yapılır ise yanıltıcı sonuçlar verebilir, gereksiz ameliyatlara yol açabilir ve hiçbir başarı sağlanamaz. Özellikle psikolojik sorunların ön planda olduğu veya sonradan belirgin olarak tabloya eklendiği kişilerde ve anksiyete yani evham seviyesi yüksek kişilerde veya tetkik huzur vermeyen bir ortamda uygulandığında stres nedeni ile sertleşme faktörleri gerçek yaşamdaki gibi harekete geçmeyeceğinden doppler tetkiki yanıltıcı sonuçlar verebilir.

Radyolojik inceleme:

Dopplerin devamı şeklinde yapılır, dopplerde göremediğimiz damarları radyoljik araştırmada görebiliriz `Erkekte ereksiyonun oluşması için ne kadar akıma gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz? sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları var. Onu ölçüyoruz. Bu da psikolojik yapıdan etkilenebilen ve sadece gerektiğinde uygulanan bir yöntemdir.

Hormon testinde ne ölçülüyor?

Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testesteronun yeterliliği, ve cinsel fonksiyonu düzenleyen diğer hormonlar kan tahlili ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de izlenebilir, sakallar seyrek ve az olur, ses incedir vs. Tabii hormonal ve hiçbir erkeklik sorunu olmayan bazı kişilerde de genetik nedenler ile kıllanma ve diğer fiziki özellikler farklılık gösterebilir.

İktidarsızlık teşhisi ne kadar sürede konur?

Hastanın tetkiklere ayıracağı bir veya iki gün yeterlidir ama psikolojik faktörler de devrede ise tanı ve tedavi bazen bir ay kadar olabilen bir süreçte gerçekleşir.

Tüm bu testlerin maliyeti ne kadar?

Tüm testler çoğu kişide gerekli değil. Ben sadece bariz organik sorunu olanlarda bütün testleri uyguluyorum ve bunlar çoğunlukla tedavi için ameliyat gerektirecek hastalar oluyor. Günümüzdeki etkin tedavi alternatifleri ile birçok hastamın sorununu fazla tetkik yaptırmadan daha direk yolla çözümlemeyi tercih ediyorum. Karşıma gelen birçok hastada gereksiz birçok tetkikin defalarca ve çoğunlukla ehil olmayan ellerde standart dışı yapıldığını görmek üzücü. Bu kişiler sonuçta gereksiz olduğundan başarı da sağlanamayan ameliyatlar ve tedaviler sonrası umutsuzluğa kapılıyorlar.Bu konuda tetkik ve tedavi standartlarını belirlemek, uzman ekipler oluşturmak, eğitim vermek, kılavuz formatlar oluşturmak, halkı bilgilendirmek üniversite kliniklerinin ve bu konuda faaliyet gösteren bilimsel derneklerin sorumluluğundadır.

Tüm testler yapıldı hastada sertleşme sorunu belirlendi. Bu aşamadan sonra nasıl bir tedavi uygulanıyor?

Sertleşme sorununa yol açan psikolojik ve fiziksel sorunların farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi aşamasına gelince bu konuyu da hasta ile detaylı olarak konuşmak gereklidir.

Kişinin sorununun ciddiyeti, onun ve hatta partnerinin bu soruna olan yaklaşımı, kişinin sağlık durumu, yaşı, cinsel yaşamdan olan beklentileri ve maddi durumu değerlendirilerek o kişiye özel bir tedavi planı yapılmalıdır. Hastanın mutlu olacağı yöntemi belirlemek tedavinin başarısı için hayati önem taşır. Örneğin 65 yaşında olan ve amacı 60 yaşındaki eşi ile haftada bir defa beraber olmayı amaçlayan şeker hastası bir kişi gerekli bilgiler ile donatıldığında çoğu zaman bir protez ameliyatı yerine daha basit çözümlere yönelebilir. Tabii ki daha genç ve aktif bir cinsel yaşam beklentisi olanlar ise daha radikal önlemleri tercih edeceklerdir.

Tedavi aşamasında da tanı aşamasında da son yıllarda geliştirilen bazı ilaçlar büyük fayda sağlamaktadır.

Çok az sayıda tetkik sonucu tam uygun adaylar seçilerek kullanılan uygun dozda ilaç tedavisi ile sınırdaki vakalar, özellikle psikolojik faktör eklenmesi ile belirginleşen iktidarsızlık sorununda sağlanacak düzelme hastanın kendine ve doktoruna güvenini kazanmasını sağlayarak tedavinin ileri aşamalarını kolaylaştırır. Psikolojik faktörün doktora sağlanan güven veya psikolojik destek ile ortadan kalkması kısır döngünün kırılmasını, sorunun tam olarak tanımlanmasını ve tedavi yöntemlerinin olumlu netice vermesi sonucunu doğurur. Bazen durum raydan çıkan oyuncak bir trenin raya geri yerleştirilmesi kadar basittir; psikolojik destek ve geçici bir ilaç tedavisi ile sorun ortadan kalkar, başarılı performansı ile mutlu olan hasta çoğu zaman teşekkür için bile aramaz, adeta o sorunlu dönem hiç yaşanmamıştır. Bazı durumlarda ise sorun ciddi sağlık sorunları olan hastada belirgin organik nedenler sonucu oluşmuştur, birçok detaylı tetkik yapılır, hastaya tedavi alternatifleri hakkında geniş bilgi verilir. Fakat çoğu zaman hastalar doktorlarının rehberliğinde tedavi alternatiflerini deneyerek kendilerine en uygun olanı saptamayı tercih ederler. Burada dikkat edilecek nokta en kolay ve en ekonomik tercihten başlayarak basamak basamak ilerlemek ve fazla da zaman kaybetmeden neticeye ulaşmaktır.

İktidarsızlığın tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor?

Birinci öncelik hastaya sorununun bir şekilde mutlaka aşılacağı güvenini vermektir. Bu güven duygusu ve kısa süreli düşük doz ilaç tedavisi ile iktidarsızlık sorunu ile gelen hastaların büyük bir çoğunluğunun sorunu çözümlenebilir.

Belirgin damar, sinir hastalıkları gibi fiziksel sorunlar yaşayanlarda da günümüzde gelişen ilaç tedavilerinden faydalanmak mümkün olabilmektedir. Tüm dünyada Viagra ile başlayan yeni bir ilaç grubu giderek gelişmekte olup daha hızlı etki, daha uzun etki ve daha az yan etki gibi özellikler içeren yeni türevler hızla geliştirilerek tedavide yerlerini almaya başlamışlardır. Bu değişik ilaçlar ile her hastaya kendi ihtiyacı olan ilacı mümkün olan en düşük dozda uygulayarak cinsel ilişkide bulunması sağlanabilmektedir. Kısa süreli etkisi olan ilaçlar, etkisi bir iki güne kadar uzayan ilaçlar, ilişkiden hemen önce tok karnına alınabilen ilaçlar arasında hastanın durumuna en uygun olan ilaç tercih edilerek ve azdan çoğa doğru doz ayarlanarak başarılı tedavi yapılabilmektedir. Yalnız bu ilaç gurubu nitrit-nitrat içeren ve damar genişletme amacı ile bazı kalp hastalarının kullandığı ilaçlar ile birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu taktirde aşırı tansiyon düşmesi ile baygınlık ve hatta hayati tehlikeye dek uzanan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Bu ilaçları kullananlar mutlaka kalp doktorları ile görüşerek mümkün ise bu ilaç gurubu dışında ilaçlara yönelmeli ve aradan 10 gün kadar bir süre geçtikten sonra Üroloji-Androloji uzmanları tarafından uygun görülen iktidarsızlık ilacını kullanmalıdırlar. Zaten birçok sahtesi işportacı tezgahlarına doluşmuş olan Viagra ve benzeri ilaçların gerçekleri dahi bilinçli kullanılmadıklarında faydasız hatta tehlikeli olabilirler.

Vakum yada pompa cihazı nedir?

Peniste sertleşme organ içinde bulunan ve kökleri penisin arkasından kemiğe kadar uzanan bir çift esnek kılıfın kan ile dolması sonucu oluşur. Pompa cihazı esasında vakum yani emme prensibi ile çalışır: penisin içine yerleştirildiği tüp şeklinde bir cihazın havası basit bir pompa yardımı ile dışarıya alınır. Bu durumda penis negatif basınçlı ortamda kalacağından burada kan toplanır, daha sonra penis dibine yerleştirilen sıkıca bir lastik halka ile de kanın organ içinde hapis kalması ve organı sertçe tutması sağlanabilir. Bu yöntem ile penis boyunun büyütülebileceği iddiaları da yapılmışsa da kalıcı bir etkisi olmamakta sadece penis dibindeki sıkı lastiğe tahammül edilebildiği sürece sağlanan sertleşme ile cinsel ilişki sağlanabilmektedir. Pompanın kullanımı sırasında bir çok kişi canı acıdığından yöntemi terk etmekte, lastiğin gerisinde kalan kısım gevşek olduğundan menteşe etkisi ile penis kolaylıkla kıvrılabilmekte, kan akımı durduğundan penis oldukça hissiz olmakta ve organ soğumaktadır. Türkiye’de pek tercih edilen bir yöntem olmayıp benim hastalarımdan yaklaşık hiç biri uzun dönemde bu yöntemi tercih etmemiştir.

İdrar yolundan fitil yöntemi nedir?

Bu yöntemde hasta kimyasal bir madde içeren ilacı özel bir cihaz ile idrar yolunun dış ağzından birkaç santim içeri sokarak yaklaşık penisin orta kısımlarında idrar yolunun içine bırakıyor. Hafif bir rahatsızlık hissi dışında fazla bir ağrı vermeyen bu uygulama ile ilaç idrar yolundan emilerek penisin dolaşımına geçiyor ve damarları gevşetme etkisi ile sertleşme sağlıyor. Bu uygulamanın etkisi herkeste yeterli olmayıp her uygulamada da aynı netice alınamayabiliyor. Buna rağmen bunu yeterli görerek bu yöntemi halen tercih eden hastalarım mevcut.

İğne ile tedavi yöntemi nedir?

Bu yöntemde ince ve tercihen otomatik tertibatlı, şeker hastalarının insülin için kullandığına benzer bir iğne ile hasta penisine ilacı zerkediyor. Penisin içindeki esnek kılıflardan birinin içine ulaşan bu ilaçla da damarlar genişler, kan akımı artar ve sertleşme yeterli bir süre için sağlanabilir. Bu iğne yapma tekniği el becerisi yeterli olan kişilere kolaylıkla öğretilerek doktora gitme ihtiyacı olmadan kendileri istedikleri zamanlarda bu uygulamayı yapabilirler, genellikle haftada 2 defa uygulama önerilmektedir. Bu yöntemde iğnenin acısı, uygulamayı başarabilme gibi sorunlar, injeksiyonların sıklığı ve zamanla ortaya çıkabilen komplikasyonlar görülmesine rağmen ekonomik ve başarılı olduğundan daha ziyade seyrek ihtiyacı olanlarca tercih edilebilmektedir. Fakat ilk denemelerde ve doz aşımlarında penisin sertliğini saatlerce sürdürmesi ile priapism denilen sorun ortaya çıkabilmekte ve bu durumun bir uzman doktor tarafından müdahale ile kısa zamanda sonlandırılması gerekmektedir, aksi taktirde kalıcı hasar oluşabilir.

Tedavisi nasıl yapılıyor?

Bir süre destek (ilaç) tedavisi ile bekleme süresi koyuyoruz. Hastalığın ilk ortaya çıkışından itibaren yaklaşık 1 sene bekliyoruz. Bu sürede ilerleyici bir özelliği olan hastalık genellikle son halini almış oluyor. Eğer fazla bir kalıcı şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde 10-20`sinde eğrilikte azalma görüyoruz. Yüzde 60`ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma görülüyor. Bu durum sertleşme sorunu ile birlikte de seyredebiliyor. Hem sertleşme sırasında belirginleşen ağrı ve kıvrılma hem de kireçlenmenin penisin esnekliğini ve sertleşme özelliğini bozması sonucu sertleşme bozukluğu ortaya çıkıyor, ve kişi cinsel ilişkiye giremez hale geliyor.Tedavisinde bazı özel yöntemler kullanılıyor. Kamışın damarlarından alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var penis boyunda yaklaşık 1 santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan önce bilmesi çok önemli.

Erken boşalma nedir?

Cinsel haz duyma sırasında önce emisyon fazı gerçekleşir, emisyon fazında vesikula seminalis adı verilen meni keselerindeki salgılar, prostat salgıları ve vaz deferens denilen meni kanallarının kasılması ile testisler ve epididimler yönünden gelen sperm hücreleri idrar yolunun arka kısmında toplanır. Bu esnada mesane boynununu çevreleyen kas ve prostatın hemen ön kısmındaki kaslar kasılmış haldedir, bu neden ile idrar yolunun bu bölgesine toplanan meni kapalı bir alanda yer alır, basınç oluşur. Orgazm anında mesane boynundaki kas kapalı kalır fakat aynı anda ön taraftaki kas gevşer, bu esnada idrar yolunun bu arka kısmının dışarıdan çevreleyen kaslar ritmik olarak kasılmaya başlar. Bu şekilde bu bölgede hızla yükselen basınç ile meni idrar yolundan hızla ilerleyerek dışarı doğru fırlar. Bu fizyolojik hareket sırasında oluşan basınç her kişide farklı olabilir, fonksiyonel bir önemi de yoktur. Cinsel birleşme yani duhul gerçekleştikten sonra her iki partneri de tatmin edecek makul süre geçmeden erkeğin boşalarak cinsel organının gevşemesi ve cinsel ilişkinin zamansız olarak sonlanması haline erken boşalma denir. Pratikte bu duhulden sonra ilişkiyi aktif yani hareketli olarak en az 3-5 dakika sürdürebilmek anlamına gelir. Burada önemli olan partnerlerin uyumudur, bazı çiftler diğerlerine göre çok daha kısa sürede beraberce orgazm olurken bazılarında bu süre belirgin şekilde uzayabilir. Hem kadının hem erkeğin fazla uzayan bir cinsel ilişkiden fiziksel olarak rahatsız olmaları da mümkündür. Erken boşalma sorunu çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir. Erken boşalmanın tedavisinde altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Örneğin prostatta olan bir iltihabi durum erken boşalma sebebi olabilmekte, gerekli tetkik ve tedavi sonucu sorun ortadan kalkmaktadır. Bunun haricinde ortada belirgin bir organik sebep olmayan durumlarda da ilaç tedavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir. Bu konuda kullanılan değişik ilaç tedavileri mevcuttur, her vakada ihtiyaca en uygun olan veya en iyi etki yapanı seçmek gerekecektir. Bu bazen çeşitli alternatifleri deneyerek ortaya çıkarılabilir. Örneğin sadece cildi uyuşturan bazı spreyler veya aynı maddeyi içeren ve eczanelerde çok daha ucuza satılan kremler bazı kişilerde sorunu çözmeye yeterli olabilmektedir, geciktirici özelliği olduğu belirtilen prezervatiflerde de aynı madde vardır. Ayrıca bu konuda daha az yan etki ile daha etkili olan ve yeni geliştirilen ilaçlar da gündemdedir. Erken boşalma sorunu yaşayan kişiler mutlaka erkeklik ve kısırlık sorunları yani Androloji konusu ile özellikle ilgilenen bir Üroloji uzmanına başvurarak muayene ve tedavi olmalılardır.

Erken boşalmanın kökeni fiziksel mi psikolojik mi?

Bu sorun çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir.

Tedavisi mümkün mü?

Evet, altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Gerekli durumlarda ilaç edavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir.

Cinsel isteği arttıran ilaçlar ve besinler var mı?

Cinsellik psikolojik ve fiziksel sağlıklı olma halinin sonucunda oluşan normal bir vücut fonksiyonudur. Dolayısı ile tüm fiziksel ve psikolojik yapımızdan ve onları etkileyen her türlü iç ve dış tesirden etkilenir; rüzgardan etkilenir, ışıktan etkilenir, renklerden etkilenir, ağrılardan etkilenir, üzüntüden etkilenir…. Dolayısı ile fiziksel ve ruhsal açıdan bize etki yapan tüm faktörler gibi çeşitli besin ve ilaçlardan da etkilenir. Fakat göz önünde tutulması gereken husus bu etkinin direkt cinsel performans üzerine olmayıp, fiziksel ve ruhsal durumumuzu etkileme sonucu ortaya çıkmasıdır. Tabiidir ki sırtı pek, karnı tok dediğimiz fiziksel ve ruhsal sağlığı tamamen yerinde olan kişinin gündeminde cinsellik daha çok yer alacaktır. Herhangi bir ilaç ve besinin belli hormonlar vs. üzerinden etkiyerek normal bir insanda cinsel isteği arttırdığı görülmemiştir. Herhangi bir hastalık veya yaşın ilerlemesi nedeni ile özellikle testosteron düzeyi düşenlerde uygun doz tedavi ile enerji ve cinselliğin artabileceği bilinmektedir. Anti-aging denilen yaşlanmaya karşı tedavilerin de kökenini genel sağlıklı yaşam ve beslenme kuralları ile yaş ile bozulabilen hormon dengesinin düzeltilmesi oluşturmaktadır.

Cinsel gücü arttıran ilaçlar var mı?

Cinselliği arzu ve performans olarak ikiye ayırarak bu soruya cevap vermek gerekir. Hayır, cinsel isteği arttırdığı bilimsel olarak ispatlanmış ve zararsız bir ilaç veya besin yoktur. Ama cinsel arzunun çok karmaşık ve çok faktörden etkilenen bir husus olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu faktörlere etki eden her türlü madde ve etkenin cinsel arzu üzerine etkisi olacağı açıktır. Bunları da psikolojik ve fiziksel etkiler olarak iki bölümde değerlendirebiliriz. En sık rastlanan örnek olarak verebileceğimiz alkol kullanımı beyinde sinirler üzerinde gösterdiği uyuşturma etkisi ile bası psikolojik baskıları geçici olarak ortadan kaldırarak verdiği rahatlama ile cinsel isteği arttırmaktadır. Fakat alkolün bu etkisine rağmen hem kısa dönemde hem uzun dönemde cinsel arzuyu arttırmasına rağmen cinsel gücü azalttığı da bilinmelidir. Bazı uyuşturucu sınıfı maddelerde bu etki beyinde yarattıkları bazı uyarılarla da artabilmekte hatta hayati tehlikeye yol açabilmektedir. Bunun dışında kantarid denilen ve bilhassa kadınlarda cinsel uyarıcı olarak kullanılan maddelerin sadece idrar kesesinde tahriş yapmak dışında gerçekte uyarıcı etkileri yoktur. Cinsel arzuyu gerçekten arttıran psikolojik unsurlar ise sağlıklı bir ruh hali, arzulanan çekici bir partner ve romantik, huzurlu bir ortamdır.

Cinsel gücü arttırmak açısından da özel bir madde olmayıp en başta vücut ve ve ruh sağlığı gelmektedir. Cinsel gücü arttırdığı iddiası ile satılan birçok vitamin, bitkisel ilaç vb. sadece genel sağlığı destekleyen, enerji veren maddelerden oluşmaktadır, etkileri sadece psikolojiktir.

Hormonlarında eksiklik olan veya hormon dengesi bozuk olanlarda bu durumun gerekli laboratuar tahlilleri ile ortaya konması ve bilinçli bir şekilde tedavi edilmesi ile cinsel performans belirgin şekilde artabilir. Örneğin, yaşın ilerlemesi ile bazı erkeklerde testosteron yani erkeklik hormonunun azalması cinsel isteği, gücü ve genel vücut aktivitesini azaltmaktadır. Bunlara uygun doz ve yöntem ile yapılacak hormon tedavisi ile dinçleşmeleri ve cinsel güçlerinin artması sağlanabilmektedir. Tabii ki bu tedavilerin uzman kontrolünde yapılması şarttır, bilinçsizce yapılacak hormon tedavileri kanser, kısırlık, kalp hastalığı gibi birçok hayati tehlike taşıyabilen ağır riskli duruma neden olabilir. Ayrıca performans arttırmak için kullanılan diğer bitkisel vb. maddeler de dikkatli kullanılmalıdır. Son zamanlarda basında çok sık yer alan ve pratisyen doktor konumunda hikmeti kendinden menkul bazı kişiler çok çeşitli alanlarda görüş bildirmekte, çeşitli bitkisel ve diğer maddelerin kullanımını önermektedirler. Bitkisel kökenli de olsalar tüm maddelerin makul doz dışında vücuda girmesi toksik etkiler yaratabilir. Örneğin zayıflama, cilt güzelliği gibi amaçlar ile kullanılan bitkisel ilaçlar hatta çayların bile yüksek doz kullanımlarında karaciğer enzimlerini yükselttiği, toksik yani zehirleyici etki yaptığını biliyoruz. Tabii de olsa tüm madde kullanımlarında aşırıya kaçılmamalıdır, unutmayın ki çok yüksek oranda su içilmesi dahi zararlı ve tehlikeli olabilir.

Ayrıca cinsel performans arttırmak için kullanılan diğer bir ilaç gurubu da son yıllarda erkek iktidarsızlığı sorununun tedavisinde sıklık be başarı ile kullanılan Viagra ve o türde yeni geliştirilen ilaçlardır. Bu ilaçların normal kişilerde hatta gençlerde doping amacı ile yaygın olarak kullanılmaya başlandığını biliyoruz. Gereksiz kullanılan her kimyasal madde gibi bunların da yan etkileri elde edilen faydadan fazla olacaktır. Bu ilaçlar özellikle psikolojik bağımlılık yapabilir. Bunlara hiç ihtiyacı olmadığı halde performans arttırmak için kullanan bazı kişilerin bu ilaçları almadan cinsel ilişkiye kalkışmaktan korkar hale geldiklerini, adeta bağımlı durumuna düştüklerini biliyorum. Bu konuda spordaki gibi bir doping kontrolü olamayacağı için ve bu ilaçlar reçetesiz herhangi bir eczaneden temin edilir hale geldiğinden kişilerin kendilerini denetlemeleri gerekmektedir. İleri yaş gurubunda da bu ilaçlar performans arttırıcı bir destek tedavisi olarak kullanılmaktadır. Giderek yan etkisi daha az, tesiri daha hızlı ortaya çıkan, daha uzun süre etkisi süren türlerin piyasaya çıkması sonucu bu ilaçların kullanımı da artmaktadır.

Bu tür ilaçların kullanımında bir yaş sınırı mevcut değildir. Cinsel ilişki kurmayı arzulayan, buna fizik ve ruhsal durumu uygun olan, bu ilacı kullanmasında Androloğu tarafından sakınca bulunmayan herkes bu ilacı kullanabilir.

Viagra ve benzeri ilaçlar esasında etkilerini dolaylı bir yol ile sağlamaktadırlar. Penisin setleşmesi içindeki elastik bir çift kılıfa kan dolması ile oluşmaktadır. İşte bu sırada benise kanın giriş ve çıkışını etkileyen faktörler, maddeler mevcuttur. Bu denge içinde kan dolmasını yani sertleşmeyi sağlayan faktörler basık olsa da tam tersi faktörler de etki göstermeyi sürdürürler. İşte bu ilaçlardaki aktif maddeler penisin sönmesini sağlayan maddeyi engelleyerek, bloke ederek sertliğin şiddetlenmesini ve daha uzun sürmesini sağlarlar. Fakat boşalma sonrası penis normaldeki gibi sönme fonksiyonunu gösterir.

Viagra kullanımı sadece nitrit- nitrat içeren kalp ilaçları kullanan kişilerde ve kalp fonksiyonları cinsel heyecan ve aktiviteyi kaldıramayacak durumda olanlarda kalp krizi riskini belirgin olarak arttırır. Tabii ki cinsel aktivite bir performans anıdır ve tüm fiziksel performanslar gibi insanlar için artmış bir risk ortamı oluşturması tabiidir. Bu ilaçların etkisi ile damarlarda genişleme olmakta, kan tüm vücuttaki genişleyen damar yataklarına dolduğundan tansiyonda düşme görülebilmektedir. Bunun ani olması ve alınan bazı ilaçlarla çok artması gibi durumlarda hayati organlara giden kan da aniden azalabileceğinden sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin beyine giden kanın aniden azalması ile baş dönmesi, baygılık oluşması gibi.

Viagranın başarısı ve büyük gelirler getirmesi üzerine diğer büyük ilaç firmaları da bu konuda çalışmalar başlattılar ve yeni ürünler piyasaya sürdüler. Bunlarda amaçlanan baş ağrısı, zor emilim gibi bazı olumsuzluklardan arındırılmış ve daha uzun süre etkisi olabilen ilaçlar üretmekti ve bu da başarılmış durumda. Örneğin Levitra’nın daha kısa zamanda ve bilhassa yağlı yemeklerden daha az etkilenerek emildiğini,10 mg gibi daha düşük dozlarda etki yapabildiğini biliyoruz. Cialis adlı ilaç ise haftasonu hapı adı ile piyasaya tanıtıldı, 36 saate kadar etkisini sürdürebiliyor. Yani Cuma akşamı iş çıkışı bir adet alan kişi tüm hafta sonu bu ilacın etkisinde oluyor.

Tabii bu noktada doğru kişiye doğru ilacı ve o kişi için Zaralı olmayanı bulmak da doktoruna kalıyor. Örneğin ileri yaşlarda olup da zaten haftada tek bir defa ilişkiyi amaçlayan birinin uzun süre etkisi altında kalacağı bir ilacı kullanması anlamlı değildir.

Penise yapılan iğneler ile kan ile dolarak sertleşen elastik kılıfların direk olarak içine kimyasal maddeleri zerkederek sertleşme sağlamak mümkündür. Bu yapılan iğnenin acısının hissi nedeni ile ilk tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri olmayıp daha ziyade sertleşme bozukluğunun tanısı amacı ile bazı testler yapılırken hızla sertleşme sağlanması amacı ile tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Ama bu yöntemi benimseyip enjeksiyonu kendi kendisine yapmayı öğrenen ve bu şekilde cinsel yaşamını sürdüren hastalarımız da var.

Testesteron dışında erkekleri yöneten diğer bir hormon ise kısaca DHEA olarak bilinen dihydroepiandrosteron’ dur. Böbreküstü bezlerinden salgılanan bu hormon, 45 yaşından itibaren gerilemeye başlar. Bu hormon vücutta bulunan sinir uçları arasındaki bağlantının sağlanması için oldukça önemli bir hormondur. DHEA hormonunun vücutta eksikliğinin görülmesi, insanlar arasındaki sosyal ilişileri bile etkiler. İnsanlardan kaçınma gibi kişide depresif belirtilere neden olur. DHEA vücudun yağ mekanizması üzerinde de etkilidir. Yağları eriten bir hormon olarak da bilinen bu hormonun erkeklerde 45 yaşından itibaren azalması kişide kilo artışına neden olur. Spor yapılsa dahi erkeklerde 45 yaşından sonra kilo artışı meydana gelir. Bu hormonun eksikliğinin giderilmesi amacı ile ilaç olarak kullanılmasının faydaları bilimsel olarak tartışmalıdır.

ÜÇ KİŞİDEN BİRİ CİNSEL SORUN YAŞIYOR

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), cinsel ve üreme sağlığı ile ilgili bir proje başlattı. Projenin ön araştırmasından çıkan sonuçlara göre kadınların yarısı cinsel bilgiyi eşlerinden ediniyor.
“Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Alanında Ulusal ve Yerel Medya Yoluyla Savunuculuk” adı verilen proje 1 yıllık sürece yayılacak. Proje kapsamında 20 ilde 16 yaş üstü 1537 kişiyle yapılan kamuoyu araştırmasından çıkan sonuçlara göre, her üç kişiden biri yani toplumun yüzde 32’si cinsel sorun yaşıyor. Halkın yüzde 63’ü bekareti kadının namus simgesi olarak görürken, yüzde 60’ı namus adına işlenen cinayetleri onaylamıyor. Yüzde 53’ü bu konuda bilgisiz olduğunu söyleyen halkın, cinsellikle ilgili en önemli bilgi kaynağı çevre ve arkadaşlar.

NEDENLER BİLGİSİZLİK, PSİKOLOJİK SIKINTI VE STRES
CETAD Yönetim Kurulu Üyesi Pskiyatrist Doç. Dr. Cem İncesu, cinsellikle ilgili bilgi, tutum ve davranışların incelendiği kamuoyu araştırmasına göre, evli kadınların yüzde 53’ünün ilk cinsel bilgi kaynağı olarak eşlerini gösterdiğini söyledi. İncesu, “Türk halkının en önemli sorunu eğitimsizlik ve bilgisizlik. İnsanlara cinsel sorunların en temel nedenlerini sorduğumuzda birinci sırada, eğitimsizlik ve bilgisizlik, ikinci sırada psikolojik nedenler, üçüncü sırada stres, dördüncü sırada ise toplumun cinselliğe yaklaşımı, yani gelenek ve görenekler olarak ifade ediyorlar, bunlar çok önemli mesajlar.”dedi.

CİNSEL EĞİTİM İSTENİYOR
İncesu, halkın büyük bölümünün okullarda cinsel eğitim istediğini belirterek, medyada çıkan evlilik ve kadın erkek ilişkilerine yönelik haberlere büyük ilgi duyulduğunu söyledi. İncesu, araştırmanın dikkat çeken diğer sonuçlarını ise şöyle açıkladı.

“Yetişkinlerin yüzde 29’u, ergenlerin ise yüzde 14’ü kişisel deneyimleriyle bilgi ediniyor. ‘Kadının bekareti ancak evlilikle bozulmalıdır’ diyenlerin oranı yüzde 65, tek eşlilikten yana olanların oranı ise yüzde 48. Türk halkı bu konuda bilgilenme ihtiyacı duyuyor, en güvenilir bilgi kaynağı olarak doktorları görüyor. Özellikle üniversite mezunu olanların doktorlara güvenme oranı yüzde 60’ın üzerinde. Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 66 gibi önemli bir bölümü, cinsel eğitimin okullarda kız ve erkek çocuklara ayrı ayrı verilmesi gerektiğini düşünüyor.”

SERTLEŞME VE ERKEN BOŞALMA EN ÖNEMLİ SORUN
Projede yer alan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek de Türk erkeklerinin en önemli sorunlarının sertleşme ve erken boşalma olduğunu söyledi. Şimşek, “Sertleşme özellikle gençlerde psikolojik nedenlere dayanıyor ancak orta yaşlarda organik faktörler de sertleşme kaybında önemli rol oynuyor” dedi.

SİGARA SERTLEŞMEYİ DİREKT ETKİLİYOR
Profesör Şimşek, sertleşme sorunun en önemli nedeni olarak da sigarayı gösterdi:

“Sertleşme sorununa yüksek tansiyon, damar hastalıkları ve diyabet gibi sorunlar neden olabilir. Ancak buradaki en önemli etken sigara içiciliğidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerde yüzde 65 oranında hafif ve orta dereceli sertleşme kaybı görülüyor, Türkiye bu konuda diğer ülkelerden birkaç puan daha önde bulunuyor. Sigara içen erkekler, birinden vazgeçmeleri gerektiğini bilecekler. Yani ‘hiç bir problem olmadan cinsel yaşamım etkin şekilde devam etsin hem de sigara keyfimi sürdüreyim’ dememeliler.”

SORUN GİZLENİYOR, MUTSUZLUK ARTIYOR
Şimşek, beraberliklerdeki sorunların önemli bir kısmının cinsel kaynaklı olduğunu ancak insanların bu konuda profesyonel yardım almaktan kaçındığını ifade etti. Şimşek, “Cinsel sorunlar saklanıyor, bu da mutsuz insanların ve ailelerin artmasına neden oluyor. Biliyoruz ki çare bulmaya çalıştığımız hasta oranı, gizli kalan hasta grubunun çok küçük bir parçası. Cinsel sorunlar, diğer organlarla ilgili ciddi bir durumdan da kaynaklanabilir. Bunun için cinsel sorunların gizlenmemesi lazım, bir insanın mide şikayeti nasıl bir sağlık sorunuysa bu da bir sağlık sorunudur, çünkü cinsellik vücudun en önemli işlevlerinden biridir” dedi.

Facebook
Twitter
Feed RSS
E-posta
Digg
FriendFeed

dogalguc.net | Webblog Facebook'ta