<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dogalguc.net &#124; Sağlık konulu güncel blog &#187; Erkek Cinsel Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://blog.dogalguc.net/category/cinsel-saglik/erkek-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.dogalguc.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Jul 2010 12:22:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Penis Boyu ve Büyüklüğü</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2010/01/19/penis-boyu-ve-buyuklugu.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=penis-boyu-ve-buyuklugu</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2010/01/19/penis-boyu-ve-buyuklugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 00:57:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[

Penis boyu ve büyüklüğü
Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir.
Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme olmayan durumda 5 &#8211; 9 cm, sertleşme halinde ise ortalama 16 cm boyundadır. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Penis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong>Penis boyu ve büyüklüğü</strong><br />
Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir.</p>
<p>Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu sertleşme olmayan durumda 5 &#8211; 9 cm, sertleşme halinde ise ortalama 16 cm boyundadır. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm normal kabul edilir.</p>
<p>Normalden daha uzun bir penis cinsel ilişki sırasında genelde kadına zevk yerine acı vermektedir. Bu nedenle sanılanın aksine uzun (büyük) penis, iyi bir cinsel ilişki için ideal değildir. Ancak normalden daha küçük penisler de cinsel ilişki sırasında sorunlara yol açarlar, dahası sahibine psikolojik olarak sorun olurlar.</p>
<p><a title="penis boyu" href="http://dogalguc.net/52-jagra-penis-buyutucu-erkeklik-gelistirici-formul.html" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-1050" title="penisboyu" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/penisboyu.jpg" alt="penisboyu" width="300" height="300" />Penis</a> boyunu ve kalınlığını arttıran çeşitli ameliyatlar bulunmakta ve ülkemizde de yapılmaktadır. Ancak bu ameliyatların herkesde başarıyla sonuçlanmadığı da bir gerçektir. Ameliyat öncesi erkeğin hormonlarının ölçümü yapılır ve penisin ereksiyon halindeki boyu saptanır (kökü ile uzu arası). Genellikle 8 cm?lik uzunluğa sahip bir penis işlevsel olarak kabul edilir. Fakat kişinin daha uzun penis isteği de dikkate alınarak penis uzatılabilir. Bu uygulama için kişinin diğer yönlerden tam olarak sağlıklı olması gerekir. Cerrahi yöntem penisin üst başlangıç bölümündeki derinin ve penisi kalça kemiğine bağlı tutan bağların uzatılarak ek penis boyu kazanma prensibine dayanır. Bu şekilde ek 3 ile 5 cm arasında değişen ölçülerde ek penis boyu kazanılır. Ameliyat sonrası 2 ay kadar süre hasta, kontrollere çağrılır.</p>
<p>Son olarak <a href="http://dogalguc.net/52-jagra-penis-buyutucu-erkeklik-gelistirici-formul.html" target="_blank">penisin boyundan</a> ziyade işlevinin önemli olduğunu hatırlatmakda yarar var.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2010/01/19/penis-boyu-ve-buyuklugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Frengi (Sifilis Hastalığı)</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/frengi-sifilis-hastaligi.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=frengi-sifilis-hastaligi</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/frengi-sifilis-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 18:20:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[frengi]]></category>
		<category><![CDATA[sifilis hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[syphilis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=967</guid>
		<description><![CDATA[

Frengi Nedir (Sifilis Hastalığı), Frengi Hastalığı Etkeni Bakteri
Frengi çeşitli dönemlerde değişik belirtiler gösteren ya da yıllarca gizli kalabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Frenginin etkeni olan spiroket, Treponema pallidum olarak ta­nınır. Hastalık teşhisi kan tahlili ve yara oluşumunda akıntının mikroskopik muayenesi ile belirlenir. Genellikle insandan in­sana cinsel birleşim sonucu bulaşır.
Kuluçka devresi: 3 hafta.
Frengi Hastalığının Belirtileri: Mikroplu bölgede, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-968" style="margin: 2px;" title="frengi" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/frengi.jpg" alt="frengi" width="300" height="225" />Frengi Nedir (Sifilis Hastalığı), Frengi Hastalığı Etkeni Bakteri</strong></p>
<p>Frengi çeşitli dönemlerde değişik belirtiler gösteren ya da yıllarca gizli kalabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Frenginin etkeni olan spiroket, Treponema pallidum olarak ta­nınır. Hastalık teşhisi kan tahlili ve yara oluşumunda akıntının mikroskopik muayenesi ile belirlenir. Genellikle insandan in­sana cinsel birleşim sonucu bulaşır.</p>
<p>Kuluçka devresi: 3 hafta.</p>
<p>Frengi Hastalığının Belirtileri: Mikroplu bölgede, yani dış üreme organları, du­dak, parmak gibi yerlerde şankr diye tanımlanan sert yara ile başlar.<br />
<strong><br />
Frengi Süreci, Frengi Nasıl Bulaşır</strong></p>
<p>Frenginin seyri üç evrede incelenir: Birinci evre has­talığın kuluçka devresinden sonra başlar. Mikroplu bölgede görülen sert yaralar oluşur ve ilgili bölgede bulunan lenf bez­leri şişer. Yaralarda ve şişmiş lenf bezlerinde ağrı yoktur. İkin­ci evre şankr belirmesinden yaklaşık dört hafta sonra başlar. Bu evrede tüm vücutta, ayak tabanlarında, avuçlarda, alında bakırımsı renkli ve bir iki hafta içinde oluşan döküntüler be­lirir. Ağızda ve boğazda sümüklüböceğin geçtikten sonra bırak­tığı izleri andırır yaralar oluşur. Boğazda bu kez ağrı vardır. Bu belirtiler bir süre sonra kaybolup tekrar ortaya çıkabilir. Kan tahlili kesinlikle pozitif sonuçlar verir. Hastalık üçüncü evrede bulaşıcılık niteliğini kaybeder. Üçüncü evrenin en tipik özelliği yumruların (granülasyon doku, granülom) oluşmasıdır. Yumruların en sık görüldüğü bölge aorttur. Yumru oluşumu sonucu aort iltihabı, aort kapağı bozukluğu, kalp atardamarlarının ağızlarında daralma ve damar çeperlerinde keseciklerin oluşumu gibi yan etkiler görülür. Ayrıca, beyin zarında da yum­rular oluşabilir. Merkez sinir sisteminin en tipik frengi belir­tisi erken bunama, menenjit, motor sinirlerinin uyumsuzluğu, omurilik büzülmesi sonucu genel felç (Erb hastalığı), beyin ya da omurilikte yumru oluşumu, görme bozukluğu, sağırlık, frengi sarası, sinir sistemi frengisi ve beyin zarı frengisidir.</p>
<p><strong>Frengi Tedavisi</strong></p>
<p>Sifilis, yani frengi tüm vücuda yayıldığı için ba­zı hastalıkları taklit edebilir. Bu nedenle kesin teşhisin yapıl­ması gerekmektedir. Hastalığın tedavisi için en etkin ilaç peni­silindir. Penisiline duyarlı olan hastalara organik arsenik ve bizmut bileşikleri kullanılır. Genellikle, frengi tedavisi belir­tilere göre uygulanmalıdır. Uygulanacak penisilin tedavisinin dozu hastalığın evresine ve seyrine göre değişim gösterir.</p>
<p><strong>Frengi (Sifiliz) Korunma Yolları</strong></p>
<p>Herhangi bir başka zührevi hastalık geçiren ki­şide mutlaka frengi aranmalıdır. Çünkü hastalık pek fark edil­meden gizlice sürme eğilimindedir. Frengili olan kişilerle cin­sel birleşimden kesinlikle kaçınılmalıdır. 60 yaşını aşkın ya da 30 yıldan aşırı bir süre gizli frengisi olan kişilerle; üremi, ağır kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat edilemeyen kanserli has­talara hiçbir tedavi uygulanamaz.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/frengi-sifilis-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belsoğukluğu Nedir?</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/belsoguklugu-nedir.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=belsoguklugu-nedir</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/belsoguklugu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 18:11:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[belsoğukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda bel soğukluku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=963</guid>
		<description><![CDATA[

Belsoğukluğu Nedir (Gonore), Bel soğukluğu Hastalığı
Genellikle cinsel birleşim sonucu hastalıklı kişiden sağlıklı kişiye bulaşır. Göz gonoresi anneden bebeğe geçebilen bir tür gonoredir. Küçük kız çocuklarında mikroplu bezlerin kullanılması sonucu vajinit görülebilir. (Belsoğukluğu Mikrobu)Gonore&#8217;nin etkeni diplokok bakterilerinin bir türü olan Neisseria gonorrhoeae&#8217;dir.
Kuluçka devresi: 2-10 gün.
Belirtileri: Erkekte: İdrar yolunun penis ucundan gelen koyu, sarımsı akıntı, idrar sırasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-964" style="margin: 2px;" title="belsoğukluğu" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/belsoğukluğu.jpg" alt="belsoğukluğu" width="300" height="302" />Belsoğukluğu Nedir (Gonore), Bel soğukluğu Hastalığı</strong></p>
<p>Genellikle cinsel birleşim sonucu hastalıklı kişiden sağlıklı kişiye bulaşır. Göz gonoresi anneden bebeğe geçebilen bir tür gonoredir. Küçük kız çocuklarında mikroplu bezlerin kullanılması sonucu vajinit görülebilir. (Belsoğukluğu Mikrobu)Gonore&#8217;nin etkeni diplokok bakterilerinin bir türü olan Neisseria gonorrhoeae&#8217;dir.</p>
<p><strong>Kuluçka devresi: </strong>2-10 gün.<br />
<strong>Belirtileri: Erkekte:</strong> İdrar yolunun penis ucundan gelen koyu, sarımsı akıntı, idrar sırasında sancı belirmesi.</p>
<p><strong>Kadınlarda Belsoğukluğu</strong></p>
<p>Sarı vajinal akıntı, idrar yaparken sancı ve vajen ağzındaki bezlerde iltihaplanma görülmesi.</p>
<p><strong>Erkekte: </strong>Hastalık tedavi edilmediği takdirde idrar yolundan gelen akıntı yapışkanlık kazanır ve rengi açılır. Er-bezleri, idrar torbası ve prostat bezinde iltihaplanmalar ve ağ­rı olur. Daha ileri evrelerinde idrar yolunda kabuklanma ve da­ralma oluşumu sonucu idrar yapma çok güçleşir ya da olanak­sızlasın Diz, dirsek, ayak ve el bileğinde genellikle romatizmal diye nitelendirilebilen artrit görülür. Çok ileri vakalarda sep­tisemi, endokardit (kalp kapaklarının iltihabı) ya da vücudun çeşitli yerlerinde apselerin oluşumu gibi yan etkiler ortaya çı­kar.</p>
<p><strong>Kadında:</strong> Kronik iltihaplanma rahim, fallop borucukları ve yumurtalıkların iltihaplanmasına yol açarak düşüklere, kı­sırlığa, hatta kimi zaman karın zarı iltihaplanmasına neden olur ki, bu da öldürücü olabilir.</p>
<p>Yeni doğan bebeklerin gözlerine gümüş nitrat solüsyonu damlatılarak göz gonoresi önlenir. Ne var ki bu önlemin önem­senmemesi genellikle körlükle sonuçlanır.</p>
<p><strong>Belsoğukluğu Tedavi</strong></p>
<p>Bel Soğukluğu tedavisi çok basit ve kolaydır. Genel­likle erken teşhiste tek bir penisilin enjeksiyonu yeterli olabil­mektedir.</p>
<p><strong>Belsoğukluğundan Korunma Yolları</strong></p>
<p>İdrar yolunda görülebilecek herhangi bir akın­tı mutlaka bir doktora gösterilmeli, gonoreli hastalar kesinlik­le cinsel birleşimde bulunmamalı, eller ve cinsel organlar te­miz tutulmalıdır.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/belsoguklugu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zührevi Hastalıklar</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/zuhrevi-hastaliklar.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=zuhrevi-hastaliklar</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/zuhrevi-hastaliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 17:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[zührevi hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=958</guid>
		<description><![CDATA[

Zührevi Hastalıklar, Zührevi Hastalıkları Hakkında Bilgiler
Zührevi hastalıklar bulaşıcıdır ve cinsel birleşme sonucu insan­dan insana geçer. Başlıca zührevi hastaıklar belsoğukluğu (go­nore), frengi (sifilis) ve yumuşak şankrdır (şankroid).
Hastalı­ğın zührevi olmasının nedeni, hastalığın etkeni olan organiz­maların üreme organlarının hazırladığı ortamın dışında yaşayamamasıdır. Sifilis ve gonore iki ayrı özellik gösterir. Sifilis vücudun tüm bölgelerine yayılma özelliği gösterirken, gonore yalnızca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-960" style="margin: 3px;" title="zührevi_hastalık" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/zührevi_hastalık.jpg" alt="zührevi_hastalık" width="250" height="311" />Zührevi Hastalıklar, Zührevi Hastalıkları Hakkında Bilgiler</strong></p>
<p>Zührevi hastalıklar bulaşıcıdır ve cinsel birleşme sonucu insan­dan insana geçer. Başlıca zührevi hastaıklar belsoğukluğu (go­nore), frengi (sifilis) ve yumuşak şankrdır (şankroid).</p>
<p>Hastalı­ğın zührevi olmasının nedeni, hastalığın etkeni olan organiz­maların üreme organlarının hazırladığı ortamın dışında yaşayamamasıdır. Sifilis ve gonore iki ayrı özellik gösterir. Sifilis vücudun tüm bölgelerine yayılma özelliği gösterirken, gonore yalnızca yerelleşir.</p>
<p>Her iki hastalığın da teşhisi oldukça kolaydır. Ne var ki, kadınlarda oluşan zührevi hastalıkların teşhisi oldukça güçtür ve çoğu kez kadınların bulaştırıcı özelliği daha yüksektir. Sifilisin varlığı hem kişi hem de gelecek nesil için çok önemlidir. Gonore önemsiz sayılmakla birlikte ilerlemiş vakaların etkin zararları görülebilir. Her iki hastalığın tedavisi çok basit ve kolaydır. Modern dünyamızda gençlere cinsel bil­giler verilerek hastalığın yaygınlaşması büyük ölçüde önlene­bilmiştir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/zuhrevi-hastaliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken Boşalma Nedenleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalma-nedenleri.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=erken-bosalma-nedenleri</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalma-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 17:14:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[

Erken Boşalma Nedenleri
Erken boşalma nedenleri biyolojik ve psikolojiktir. Er­ken boşalmanın bir çok nedeni vardır, kullandığımız ilacın yan etkisinden, strese kadar fiziksel ve psikolojik bir çok nedeni vardır. Erken boşalmanın nedeni bir veya daha fazla etkenden olabilir.
İlk cinsel deneyimler çoğunlukla erken boşalmayla so­nuçlanır. Bunun nedeni ise tecrübesizlik ve cinsel konular­da bilgisizliktir. Uzun süren cinsel perhiz ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong>Erken Boşalma Nedenleri</strong></p>
<p>Erken boşalma nedenleri biyolojik ve psikolojiktir. Er­ken boşalmanın bir çok nedeni vardır, kullandığımız ilacın yan etkisinden, strese kadar fiziksel ve psikolojik bir çok nedeni vardır. Erken boşalmanın nedeni bir veya daha fazla etkenden olabilir.</p>
<p>İlk cinsel deneyimler çoğunlukla erken boşalmayla so­nuçlanır. Bunun nedeni ise tecrübesizlik ve cinsel konular­da bilgisizliktir. Uzun süren cinsel perhiz ve düzensiz cinsel ilişki de erken boşalmaya neden olabilir.</p>
<p>Erken boşalma sağlıklı bireylerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Erken boşalma yaşayan erkeklerin %90-95&#8242;inde hiçbir sağlık problemi olmadığı saptanmıştır.</p>
<p><strong>Erken Boşalmanın Sebepleri</strong><img class="alignleft size-full wp-image-933" style="margin: 3px;" title="erken_boşalma_2" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/erken_boşalma_2.jpg" alt="erken_boşalma_2" width="350" height="233" /></p>
<p>1- Fiziksel durumlar erken boşalmaya neden olabilir.<br />
Yorgunluk, Hastalık, İlaç kullanımı (ilaçların yan etkisi), Beslenme (fazla şeker ve şeker türevleri tüketimi), Aşırı uyarılma, Alkolizm ve madde bağımlılığı, İlk cinsel deneyimler, Genç olmak,</p>
<p>2- Psikolojik durumlar erken boşalmaya neden olabi­lir.<br />
Heyecan, Cinsel açıdan baskı altında yetiştirilmek, Pişmanlık, Suçluluk hissi, Partnere aşırı sevgi ve alaka, Stres ve endişe (İktidarsızlık ve performans endişesi), Hastalık kapma korkusu, Gebe bırakma korkusu, Cinsel isteksizlik, Travmatik cinsel deneyimler (cinsel istismara maruz kalma)<br />
Para karşılığı kurulan ilişkiler, Sorunlu giden evlilikler</p>
<p>3- Bazı rahatsızlık ve hastalıklar erken boşalmaya ne­den olabilir<br />
Sempatik sinir sitemi hasarı (abdominal ameliyat sonrası), Pelvik kırıklar, Prostat hipertrofisi, üretrit, polisitemi, Şeker hastalığı, Kalp ve damar hastalıkları, İdrar yolu hastalıkları</p>
<p>Yukarıda saydığımız nedenlerin biri veya bir kaçı erken boşalmanın nedeni olabilir. Erken boşalmanın nedenleri kişiden kişiye faklılık gösterir. Bu nedenler için farklı çö­züm yolları mevcuttur.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalma-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken Boşalmayı Nasıl Önlerim ?</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalmayi-nasil-onlerim.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=erken-bosalmayi-nasil-onlerim</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalmayi-nasil-onlerim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 17:05:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalmayı önlemenin yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=928</guid>
		<description><![CDATA[

Erken Boşalmayı Nasıl Önleyebilirim?
İleri derecede erken boşalma yaşayanlar için uygulana­bilecek yöntemleri aşağıda maddeler halinde bulacaksınız. Cinsel her sorunun bir çözümü olduğunu unutmayın.
1-Çift prezervatif takarak, penisin uyarılmasını azalta­bilirsiniz. Bu da daha geç boşalmanızı sağlar.
2-Penisin yavaşça vajinaya girişini sağlayın. Yavaş ha­reketlerde bulunun. Penis içerdeyken heyecanınızın yatış­masını bekleyin, bu şekilde durabildiğiniz kadar durun. Burada ki amaç penisin hiçte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong>Erken Boşalmayı Nasıl Önleyebilirim?</strong></p>
<p>İleri derecede erken boşalma yaşayanlar için uygulana­bilecek yöntemleri aşağıda maddeler halinde bulacaksınız. Cinsel her sorunun bir çözümü olduğunu unutmayın.</p>
<p>1-Çift prezervatif takarak, penisin uyarılmasını azalta­bilirsiniz. Bu da daha geç boşalmanızı sağlar.</p>
<p>2-Penisin yavaşça vajinaya girişini sağlayın. Yavaş ha­reketlerde bulunun. Penis içerdeyken heyecanınızın yatış­masını bekleyin, bu şekilde durabildiğiniz kadar durun. Burada ki amaç penisin hiçte alışık olmadığı ortama ve sı­caklığa alıştırılmasıdır.</p>
<p>3-Penis yumuşak bir kağıt mendil ile bir veya birkaç kat sarılır prezervatif penisin üzerine geçirilir. Bu, penisin uyarıları hissetmesini azaltarak erken boşalmayı geciktirir.</p>
<p>4- Erkek penisini, yavaş bir şekilde vajinaya girişini sağlar, 5-10 saniye orada bekler ve geri çeker, bunu yapa­bildiği kadar tekrarlar. Bu egzersiz erkeğe boşalma üzerin­de kontrol sağlama yeteneği kazandırır. Penisin vajina için­de bekleme süresi, sizin durumunuza göre kısaltılabilir<br />
veya uzatılabilir.</p>
<p>5- Uzun Sevişme Prezervatifi (Long Love Condoms)</p>
<p>Alman bilim adamları tarafından geliştirilmiştir. Pre­zervatifin içinde lokal uyuşturucu madde olan anestezik benzocaine vardır. Kullanan bir çok kişi geç boşaldığını bildirmiştir. Geciktiricin prezervatif olarak da bilinir. Anestezik benzocaine vajinayla temas etmediği için her hangi bir sorun oluşturmaz.<br />
İleri derecede erken boşalma sorunu yaşayan erkek, va-jinaya çok yavaş girmelidir. Penis vajina içindeyken beklenir. Benzeri yavaş ve aralıklı egzersizler uygulanırken, sertleş­menin kaybolmaması gerekir. Bunun için erkek özel çaba harcayacak ve partnerinin yardımına ihtiyaç duyacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">İleri derecede erken boşalanların, dur-başlat tekniğini ve The Masters and Johnson egzersizlerini çift prezervatif kul­lanarak uygulamaları daha iyi sonuç almalarını sağlar. Ge­ciktiricin prezervatif uygun egzersizlerin yapılmasında da kullanılabilir. Bunlarla birlikte, erkek heyecanı kontrol altın­da tutmalıdır. Aşırı heyecan boşalmayı hızlandırır. Bunun için erkek tantrik seks yöntemlerinden faydalanabilir.<img class="aligncenter size-full wp-image-929" title="erken_boşalma" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/erken_boşalma.jpg" alt="erken_boşalma" width="525" height="265" /></p>
<p><strong>Erken Boşalmayı Önlemenin Yolları</strong></p>
<p>İlginç yöntemleri anlatmadaki amacımız: sizlere bu eg­zersizleri öğretmekten çok sizin de bireysel yaratıcılığınızı kullanarak değişik çözümler bulabileceğinizi göstermektir.</p>
<p>1-Rahat edemediğiniz veya sevmediğiniz bir pozis­yonda cinsel ilişkiye girmek boşalmayı geciktirir. Rahat edemeyeceğiniz bir pozisyonu sırtınızın veya belinizin altı­na yastık koyarak oluşturabilirsiniz.</p>
<p>2-Hindistanlı bir yoga uzmanı erken boşalmayla baş etmede, yere çıplak ayakla basarak cinsel ilişkiye girilmesi­ni tavsiye eder. Vücudumuzdaki fazla elektriği çıplak ayak­la yere basarak atarız. Buda boşalmayı geciktirir.</p>
<p>3-Bilindiği gibi soğuğun etkisi ile boşalma isteği zayıf­lar. Erkek boşalma anı yaklaştığında durur ve soğuk bir cismi (buz, soğuk bez parçası veya benzeri bir cisim) göbe­ğinin alt kısmına dokundurur. Bu şekilde erkek boşalma hissini hızlıca geri döndürebilir.</p>
<p>4-Jerry Kennard &#8220;erkek sağlığı&#8221; kitabında, cinsel ilişki sırasında gürültü çıkarılmasını, yani gürültü çıkarılarak sevişmeye devam edilmesinin, boşalmayı geciktireceğini söylüyor. Dikkatinizi gürültüyle dağıtarak boşalmayı gecik­tirmeniz mümkün.</p>
<p>5- Çok eski bir Hindistan kitabında erken boşalmayla nasıl başa çıkılacağı şu şekilde anlatılıyor. Boşalmasını ge­ciktirmek isteyen kişi, sevişme esnasında ufuklara uzanan yeşillikleri düşünsün. Yemyeşil bahçeler ve güzellikler ha­yal etsin. Bu hayal insana yaşam enerjisi verir. Yaşam ener­jisini kullanarak boşalmayı geciktirmek mümkündür. Bu egzersizi uygulayabilmek için tantrik seks hakkında bilgi ve tecrübe kazanmanız gereklidir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/28/erken-bosalmayi-nasil-onlerim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Testesteron</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/12/13/testesteron.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=testesteron</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/12/13/testesteron.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 14:29:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[testesteron]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=878</guid>
		<description><![CDATA[

Testosteron
Testosteron, erkeklerde testisler ve adrenal korteksten salgılanır ve erkek seks hormonu olarak spermatogenez, gonadotropin salgısı ve sekonder seks karakterlerinin gelişmesinde rol oynar.
Kadınlarda ise testosteron erkeklere göre 3-4 kat daha düşük düzeylerdedir, az miktarda adrenal bezlerden ve yumurtalıklardan salgılanır. Büyük çoğunluğu ise androstendion ve dihidroepiandrosteron hormonların periferdeki metabolizması sonucu oluşur.
Testosteron ölçümü erkeklerde testis faaliyet noksanlığının ( [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong>Testosteron</strong></p>
<p>Testosteron, erkeklerde testisler ve adrenal korteksten salgılanır ve erkek seks hormonu olarak spermatogenez, gonadotropin salgısı ve sekonder seks karakterlerinin gelişmesinde rol oynar.</p>
<p>Kadınlarda ise testosteron erkeklere göre 3-4 kat daha düşük düzeylerdedir, az miktarda adrenal bezlerden ve yumurtalıklardan salgılanır. Büyük çoğunluğu ise androstendion ve dihidroepiandrosteron hormonların periferdeki metabolizması sonucu oluşur.</p>
<p>Testosteron ölçümü erkeklerde testis faaliyet noksanlığının ( hipogonadal ), kadınlarda kıllanma ve ikincil erkeklik seks karakterlerinin bulunmasının değerlendirilmesinde çok yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Erkeklerde, yüksek testosteron düzeyleri androjen rezistansında ( testiküler feminizasyon ), azalan testosteron düzeyleri ise testis faaliyet noksanliğında ( hipogonadizm ), orşiyektomi&#8217;de ( bir veya iki testisin ameliyat ile çıkarılması ), estrojen terapisinde, Kleinfelter&#8217;s sendromunda, azalmış hipofiz bezi faaliyetinde ve karaciğer sirozu varlığında görülmektedir.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-879" style="margin: 3px;" title="Testosterone_2" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/Testosterone_2.jpg" alt="Testosterone_2" width="350" height="245" /></p>
<p>Kadınlarda testosteron düzeyleri hafifçe yükselmeye başladığında kıllanma açığa çıkabilir. Kadınlardaki kıllanma, androjenlerin verilmesi veya testosteronun aşırı üretimi ile ilgilidir. Serum testosteron düzeyleri ve kıllanmanın derecesi arasında bir korrelasyon gözükmekte ise de değişik düzeylerde kıllanma gösteren kadınların %25&#8242;inde testosteron düzeyleri kadın referans aralığında bulunmaktadır.</p>
<p>Adet düzensizlikleri ( oligomenorrhea, amenorrhea ), Stein-Levanthal sendromu ( Polikistik over sendromu ), akne, yumurtalık tümörleri, adrenal tümörler ve adrenal hyperplasia testosteronun yükseldiği diğer durumlardır. Androjenin hafif artışı; Cushing sendromlu, postmenapozal ile hamile kadınlarda ve androjen tedavisi gören hastalarda gözlenebilir.</p>
<p>Testosteron bir kez salgılanınca hemen hemen tümü taşıyıcı proteinlere bağlanır. Dolayısıyla periferal kanda testosteron üç formda bulunur:</p>
<p>1. Serbest ( bağlı olmayan ).</p>
<p>2. Albumin veya kortizol bağlayıcı globuline zayıfça bağlı olanlar.</p>
<p>3. Seks hormon bağlayıcı globuline ( SHBG )&#8217;e sıkıca bağlı olanlar.</p>
<p>Serbest testosteron biyolojik olarak aktif olan formdur. Albumine bağlı olan kısım da kolayca serbestleşebilir. Bu nedenle serbest ve zayıf bağlı olan testosterona &#8220;bioavailable&#8221; ya da &#8220;SHBG&#8221;&#8216;e bağlı olmayan testosteron ( NSBT ) olarak adlandırılır.</p>
<table style="height: 162px;" border="1" width="628">
<tbody>
<tr>
<td>ANDROJEN</td>
<td>TAŞIYICI PROTEİN</td>
<td>TOTAL&#8217; İN %</td>
</tr>
<tr>
<td>Serbest testosteron</td>
<td>Yok</td>
<td>%0.01-3.0(kadınlarda)</p>
<p>%0.16-0.68(erkeklerde)</td>
</tr>
<tr>
<td>Zayıf bağlı testosteron</td>
<td>Albumin</td>
<td>%25-65(kadınlarda)</p>
<p>%45-85(erkeklerde)</td>
</tr>
<tr>
<td height="42">Kuvvetli bağlı testesteron</td>
<td>SHBG</td>
<td>%35-75(kadınlarda)</p>
<p>%14-50(erkeklerde)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Serbest testosteron konsantrasyonunu sabit bir düzeyde korumak için total testosteron düzeyleri SHBG seviyeleri ile birlikte değişir. SHBG düzeyleri azaldığında, Total testosteron aynı düzeyde veya hafifçe yükseldiğinde, serbest testosteron fraksiyonu ( aktif olan fraksiyon ) yükselir.</p>
<p><strong>SERBEST ANDROJEN İNDEKSİ:</strong></p>
<p>( Free Androgen İndex ) Serbest androjen indeksi serbest testosteronun doğrudan ölçümüyle veya total testosteronun SHBG&#8217;e olan oranının hesabıyla tespit edilir. Bu indeks molar / molar esasına dayanarak hesaplanır ve faktör&#8221; 10, 100, 1000&#8243; ile çarpılır:</p>
<p>SAİ veya FAI = (total test nmol / L / SHBG nmol / L )x10 veya x100 veya x1000</p>
<p>SAİ çoğunlukla, ciddi aknelerde, androjenik saç dökülmesinde, aşırı kıllanmada vs&#8230; yüksek bulunabilir.</p>
<p>Şişman ve hirşutizmi olmayan kadınlarda, folliküler fazın erken dönemlerinde ölçülen yüksek SAİ oranı polikistik over sendromu tanısı için değerli bir belirteç olduğu rapor edilmiştir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/12/13/testesteron.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Andro Men&#8217;s Cream (Erkek Kremi)</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/11/27/andro-mens-cream-erkek-kremi.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=andro-mens-cream-erkek-kremi</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/11/27/andro-mens-cream-erkek-kremi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 12:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[andro men's cream]]></category>
		<category><![CDATA[erkek kremi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=761</guid>
		<description><![CDATA[


BU DOĞAL KREM ERKEKLERİN YENİ UMUDU
Andro erkek kremleri, kan akışını ve damar genişliğini etkileyerek erkeğin cinsel performansını artırıyor. Üstelik, doğal yollardan&#8230;
04 Ocak 2006 Çarşamba
Andro erkek kremleri, kan akışını ve damar genişliğini etkileyerek erkeğin cinsel performansını artırıyor.
Üstelik, doğal yollardan&#8230;
Stres, yaş, psikolojik ve nörolojik bozukluklar gibi etkenler erkeğin cinsel performansını etkileyebiliyor. Fizyolojik faktörlerden kaynaklanan ereksiyon sorununun çözümü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><a href="http://dogalguc.net/product.php?id_product=107" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-762" style="margin: 2px;" title="andro_krem" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/andro_krem.jpg" alt="andro_krem" width="515" height="268" /></a></p>
<p><strong>BU DOĞAL KREM ERKEKLERİN YENİ UMUDU</strong><br />
<a href="http://dogalguc.net/product.php?id_product=107" target="_blank"><strong>Andro</strong></a> erkek kremleri, kan akışını ve damar genişliğini etkileyerek erkeğin cinsel performansını artırıyor. Üstelik, doğal yollardan&#8230;<br />
04 Ocak 2006 Çarşamba</p>
<p><a href="http://dogalguc.net/product.php?id_product=107" target="_blank">Andro erkek kremleri</a>, kan akışını ve damar genişliğini etkileyerek erkeğin cinsel performansını artırıyor.<br />
Üstelik, doğal yollardan&#8230;</p>
<p>Stres, yaş, psikolojik ve nörolojik bozukluklar gibi etkenler erkeğin cinsel performansını etkileyebiliyor. Fizyolojik faktörlerden kaynaklanan ereksiyon sorununun çözümü için kullanılan ilâçlar, enjeksiyonlar veya vakum gibi uygulamalar ise, hem yüksek maliyetleri, hem de yan etkileri sebebiyle fazla rağbet görmüyor. Oysa, artık erkeklerin performansına doğal yollardan destek verecek bir alternatif var&#8230;</p>
<p><strong>Avrupa’dan önce Türkiye’de </strong></p>
<p>Tayland&#8217;ın kuzey kesimlerinde yetişen &#8220;Butea Superba&#8221; bitkisi, çeşitli sebeplerle ereksiyon sorunu yaşayan Türk erkeklerine yeniden hayat verecek. Ana vatanı Tayland&#8217;dan sonra ilk kez Türkiye piyasasına girmeye hazırlanan transdermal taknolojisinin yeni ürünü &#8220;Andro&#8221; erkek kremi, gerekli bölgelere günde bir ya da iki kere uygulandığında kan akışını ve damar genişliğini etkileyerek erkeğin performansını ve duyarlılığını artırıyor. Kremin en önemli özelliği ise, bitkisel bir ürün olduğu için herhangi bir yan etkisinin bulunmaması.</p>
<p><strong>Transdermal tedavi nedir? </strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Baktır, transdermal tedavilerini anlattı: &#8220;Çok yaygın bir ilâç kullanım şekli olmasına rağmen, oral (ağız yolundan) uygulamanın bazı dezavantajlari da vardir. Ağız yolundan alınan bazı ilâçların tamamından vücut yararlanamayabilir. Verilen ilâcın bir kısmı bağırsakta ve karaciğerde parçalanır, bu yüzden de ilâç etki edeceği bolgeye yeterli düzeyde ulaşamaz. Etki süresi kısa olan ilâçların ise, günde birkac defa uygulanması gerekir. Bu da tedaviye uyumu azalttığı için tedavide başarısızlığa yol açar. Ayrıca, bazı ilâçların fazla kullanımı mide -bağırsak şikâyetlerine yol açabilir. Bu dezavantajları sebebiyle, bazı hormonlar (östrojenler, androjenler vb.), kardiyovasküler hastalıklarda kullanılan bazı ilâçlar (nitrogliserin, isosorbid dinitrat vb.), ağrı kesiciler, morfin, romatizmal hastalıklarda veya spor yaralanmalarında, taşıt tutmasına karşı kullanılan ilâçların oral yol dışında, başka şekillerde alınması tedavideki başarıyı artırır. Bu bakımdan transdermal (deri üzerinden uygulama) tedavisi önemli bir alternatiftir. Transdermal uygulama için kullanılan başlıca dozaj şekilleri, kremler, jeller veya flasterlerdir.</p>
<p><strong>Butea Superba Çiçeği Butea </strong></p>
<p>Kremin ana içeriği olan &#8220;Butea Superba&#8221; Tayland&#8217;a özgü bir bitki. &#8220;Red Kwao Kreu&#8221; olarakta bilinen bu bitki ülkenin merkez, doğu ve kuzey bölgelerinde yetişiyor. Büyük bir patatese benzeyen bitki, yerliler tarafından yüzyıllardır kullanılıyor. Araştırmalar bu bitkinin içindeki kimyasalların doğrudan genital bölgeye nüfuz ettiğini ve kan dolaşımını güçlendirdiğini gösteriyor.<br />
Daha detaylı bilgi ve orjinal ürünü satın almak için <a href="http://dogalguc.net/product.php?id_product=107" target="_blank"> Tıklayınız.</a></p>
<p>Kaynak : Bugün gazetesi  04 Ocak 2006 Çarşamba</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/11/27/andro-mens-cream-erkek-kremi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Kısırlık Sebepleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-2.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=erkeklerde-kisirlik-sebepleri-2</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 17:31:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[

Erkeklere ait kısırlık sebepleri, iki grup altında toplanır:

 Sperma yolları üstündeki bozukluklar,


 genel bir cinsel hastalığa veya erbezi hastalığına bağlı bozukluklar.

Sperma kanallarında daralma: Er­bezi ve erbezi üstünde meydana gelen bir iltihaplanma veya kist sonunda sperma kanalında sertleşme ve daral­malar olur. Müdahalenin gecikmesi halinde; sperma kanalında, atıcı kanal­da ve sperma kesesinde iltihaplanma­lar başlar. Buralarda ortaya çıkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><strong>Erkeklere ait kısırlık sebepleri, iki grup altında toplanır:<img class="alignright size-full wp-image-482" style="margin: 2px;" title="kısırlık" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/kısırlık.gif" alt="kısırlık" width="294" height="220" /></strong></p>
<ul>
<li> Sperma yolları üstündeki bozukluklar,</li>
</ul>
<ul>
<li> genel bir cinsel hastalığa veya erbezi hastalığına bağlı bozukluklar.</li>
</ul>
<p><strong>Sperma kanallarında daralma:</strong> Er­bezi ve erbezi üstünde meydana gelen bir iltihaplanma veya kist sonunda sperma kanalında sertleşme ve daral­malar olur. Müdahalenin gecikmesi halinde; sperma kanalında, atıcı kanal­da ve sperma kesesinde iltihaplanma­lar başlar. Buralarda ortaya çıkan ilti­haplarda cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Böylece, hastanın sağlığını koru­mak için kısırlık ihtimali göze alınır.</p>
<p><strong>Travmalar (Yaralar):</strong> Kasık fıtığı, sperma kordonu kisti, sperma kordo­nunda toplardamar genişlemesi, erbezi kesesinde sıvı toplanması gibi rahat­sızlıklarda ve bu rahatsızlıkların teda­visi sırasında yapılan cerrahi müdaha­lelerde sperma kanalı zarar görebilir. Sperma kanalının yaralanması halinde kısırlık ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Doğuştan gelen bozukluklar:</strong> Bazen doğuştan sperma kanalının tıkalı olması, erbezi üstünün gelişmemesi kısırlığa sebep teşkil eder. Doğuştan ge­len diğer gelişme bozukluklarını şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>* Erbezlerinin normalden küçük ve yumuşak olması.<br />
* Erbezlerinin bulunmaması.<br />
* Torbaya inmemiş erbezleri.<br />
* Hipofiz ya da hipotalamus bo­zukluğu.<br />
* Sperma borularının kısa oluşu.</p>
<p><strong>Sonradan oluşmuş bozukluklar:</strong> Sonradan meydana gelen ve kısırlığa yol açan sebepler çok çeşitlidir. He­men hemen hepsi mikrobik ve ateşli bir hastalıktan veya kist ve urlardan sonra ortaya çıkarlar. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>* Ağır geçirilen kabakulak hastalı­ğı-<br />
* Işın tedavisi görme.<br />
* Belsoğukluğu (gonore) hastalı­ğında tedavinin gecikmesi.<br />
* Uyuşturucu alışkanlığı.<br />
* İleri derecede vitamin eksikliği.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong></p>
<p>Hastanın geçmişinin ince­lenmesi ile işe başlanır. Geçirdiği has­talıklar, yaşı, kilosu, boyu tespit edilir. Sonra genel bir muayeneden geçirilir. Kan ve sidik testi yapılır. Sperma çi­zelgesi incelenir. Sperma yollarında enfeksiyon mevcut ise; öncelikle bu­nun giderilmesine çalışılır. Eğer sper­ma üretimi hiç yoksa, tedaviye bel bağlamamalıdır. Spermalar ölü ise ve sebebi enfeksiyonel bir hastalık değil ise, tedavi yine mümkün değildir. Spermaların sayısı azalmış (yirmi mil­yondan az) ve zayıf ise bunun sebebi araştırılır. Genellikle hormon tedavisi, C ve E vitaminlerinin alınması sper­maların güçlenmesini sağlar.</p>
<p>Erbezi biyopsisi yapıldıktan ve röntgen filmi incelendikten sonra, er­bezlerinin köreldiği tespit edilirse; has­taya tekrar döllenme kabiliyetinin ka­zandırılması çok zayıf bir ihtimaldir.</p>
<p>Sperma sayısı çok azalmış, düzen­siz ve zayıf iseler; hastaya tekrar döl­lenme imkanı kazandırılması mümkün olabilir. Bu cümleden olarak:</p>
<p>* Sağlık kurallarına dikkat edilir. Hasta yorucu hareketlerden ve ağır iş­lerden kaçınır. Alkolden, sigaradan ve uyuşturucudan uzak durur.<br />
* Testosteron imalatını hızlandır­mak ve spermaların kıvamını korumak için “gonadotrofinler” kullanılır.<br />
* Küçük dozlarda “androjenler” kullanılır (50-75 mgr).<br />
* Aminoasit kullanılır. Aminoasit-lerin etkisini kuvvetlendirmek için “isoniyazit” verilir.<br />
* Deneme ile, sperma imalatını hızlandırdığı gözlenen hastalara, gün­de 25 mgr. Östrojen hormonu verilir.<br />
* A, E ve C vitaminleri (günde 100-200 mgr) verilir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat İltihabı ve Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/prostat-iltihabi-ve-tedavi-yontemleri.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=prostat-iltihabi-ve-tedavi-yontemleri</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/prostat-iltihabi-ve-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 17:19:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[prostat iltihabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[

Erkeklerin korkulu rüyalarından birisi olan prostat iltihabı, sidik yolu iltihabından sonra veya başka bir bölgeden kan yoluyla bakterilerin taşınması ile ortaya çıkar. Şeker hastalığının daprostat iltihabını kolaylaştırdığı sanılmaktadır. Belirtileri aniden ortaya çıkar. Yüksek ateşle birlikte umumi bir halsizlik ve vücut kırıklığı, apış arasında ağrı ve dolgunluk hissi ilk belirtilerdir. Bulantı, kusma, sık işeme, işemede güçlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-478" style="margin: 2px;" title="prostat-iltihabı" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/prostat-iltihabı-238x300.gif" alt="prostat-iltihabı" width="238" height="300" />Erkeklerin korkulu rüyalarından birisi olan prostat iltihabı, sidik yolu iltihabından sonra veya başka bir bölgeden kan yoluyla bakterilerin taşınması ile ortaya çıkar. Şeker hastalığının daprostat iltihabını kolaylaştırdığı sanılmaktadır. Belirtileri aniden ortaya çıkar. Yüksek ateşle birlikte umumi bir halsizlik ve vücut kırıklığı, apış arasında ağrı ve dolgunluk hissi ilk belirtilerdir. Bulantı, kusma, sık işeme, işemede güçlük diğer belirtilerdir. Sidik yolu iltihabı kaynaklı prostat enfeksiyonlarında, sidik bulanık ve irinlidir. Bazen, sidikte kana rastlanır. Kan yolu ile gelen iltihaplanmada sidik berraktır.</p>
<p>Belirtiler sidik boşaltım sistemine dikkat çektiği için, iyi bir muayene ve testler sonunda teşhis konabilir. Tedavi, antibiyotik ve kortizon uygulamasına dayanır.</p>
<p><strong>PROSTAT İLTİHABI TEDAVİSİ NASILDIR?</strong></p>
<p>Kronik prostat iltihabı tedavisinde genelde antibiyotik kullanılır. Ortalama 5 hafta boyunca bu antibiyotik tedavisi uygulanır. Hastalık tekrarlar ya da tedaviden sonuç çıkmazsa bu tedavi süresi uzatılabilir. Bunun yanında şişliği ortadan kaldırmak için ilaçlar verilir. Daha sonraları ise idrarın rahat yapılmasını sağlayacak ilaç tedavisi uygulanabilir. Çok nadir durumlarda ise ameliyat uygulanır. Tedavisi zor bir rahatsızlıktır. Antibiyotikler o bölgeye yeterince etki etmeyebilir.</p>
<p>Akut prostat iltihabı tedavisinde yoğun antibiyotik tedavisi uygulanır. Ölümcül olabilen bir durum olduğundan yoğun bir bakım gerekir. En az iki hafta süreyle uygulanır. İdrar yaparken zorlanan kişilere sonda takılabilir. Damar içi ilaç tedavisi de yapılabilir.</p>
<p>Hastanın hayatını olumsuz etkileyen bir durum olduğundan tedavi mutlaka yapılmalıdır. Çünkü çaresi olan bir hastalıktır. Tedavi sonucunda çok büyük aşamalar kaydedilir. En azından kontrol altında tutulur.</p>
<p>Hastaların şu durumları bilmesinde fayda vardır:</p>
<ul>
<li> Cinsel ilişkiyi bırakmak gerekmez. Hasta ilişkine devam edebilir,</li>
<li> Hayatını prostat iltihabı olmadan önceki gibi devam ettirebilir,</li>
<li> Prostat kanseri oluşumuna neden olmaz,</li>
<li> Tanısı zor konulan bir hastalık olduğundan tanıyı doğru koymak önemlidir,</li>
<li> İlaçları belirtiler geçti diye bırakmamak gerekir.</li>
</ul>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/11/12/prostat-iltihabi-ve-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varikosel Nedir? Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/varikosel-nedir-belirtileri-nelerdir.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=varikosel-nedir-belirtileri-nelerdir</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/varikosel-nedir-belirtileri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 16:49:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[

Testislerin toplar damarlarının bir veya iki taraflı olarak genişlemesidir. Daha çok solda ortaya çıkar.
BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Hastalıklı tarafta testise komşu bir şişkinlik farkedilir. Birlikte ağrı bulunabilir. Hafif derecede olanlar hasta tarafından farkedilemeyebilir.
ZARARI VAR MIDIR ?
Bütün erkeklerin %10-15inde hafif derecede vardır. Genişlemiş damarlarda biriken kan, sperm üreten hücrelerin sıcaklık dengesini bozarak erkeğin çocuk sahibi olma yeteneğini azaltabilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignleft size-full wp-image-307" title="varikosel1" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/varikosel1.jpg" alt="varikosel1" width="200" height="285" />Testislerin toplar damarlarının bir veya iki taraflı olarak genişlemesidir. Daha çok solda ortaya çıkar.</p>
<p>BELİRTİLERİ NELERDİR ?</p>
<p>Hastalıklı tarafta testise komşu bir şişkinlik farkedilir. Birlikte ağrı bulunabilir. Hafif derecede olanlar hasta tarafından farkedilemeyebilir.</p>
<p>ZARARI VAR MIDIR ?</p>
<p>Bütün erkeklerin %10-15inde hafif derecede vardır. Genişlemiş damarlarda biriken kan, sperm üreten hücrelerin sıcaklık dengesini bozarak erkeğin çocuk sahibi olma yeteneğini azaltabilir. Varikosel spermlerin hem sayısını hem hareketliliğini hem de yapısal özelliğini bozabilir. Varikoselli bir hastada spermogram bozuksa tedavi yapılmalıdır. Spermogram normal ancak ağrı varsa yine tedavi gereklidir.</p>
<p>NASIL TEDAVİ EDİLİR?</p>
<p>Tedavi cerrahidir. Kasıktan yapılan bir ameliyatla genişlemiş damarlar bağlanır.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/varikosel-nedir-belirtileri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sık Cinsel İlişki Sperm Kalitesini Arttırıyor&#8230;</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/sik-cinsel-iliski-sperm-kalitesini-arttiriyor.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=sik-cinsel-iliski-sperm-kalitesini-arttiriyor</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/sik-cinsel-iliski-sperm-kalitesini-arttiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 10:31:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[sperm kalitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[

Uzmanlar erkeklere hemen hemen her gün seks yapmayı öneriyor. Seks yapan erkeklerin sperm kalitesi, 3-7 gün boyunca seks yapmayan erkeklere oranla yüzde 30 daha yüksekmiş.
Avustralya da yapılan bir araştırmaya göre, her gün seks yapan erkeklerin sperm kalitesi, 3-7 gün boyunca seks yapmayan erkeklere oranla yüzde 30 daha yüksek.
SEKSE ARA VERMEK KALİTEYİ YÜKSELTMEZ
Araştırmayı yürüten doktor David [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignleft size-full wp-image-271" title="sperm_kalitesi1" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/sperm_kalitesi11.jpg" alt="sperm_kalitesi1" width="237" height="246" />Uzmanlar erkeklere hemen hemen her gün seks yapmayı öneriyor. Seks yapan erkeklerin sperm kalitesi, 3-7 gün boyunca seks yapmayan erkeklere oranla yüzde 30 daha yüksekmiş.</p>
<p>Avustralya da yapılan bir araştırmaya göre, her gün seks yapan erkeklerin sperm kalitesi, 3-7 gün boyunca seks yapmayan erkeklere oranla yüzde 30 daha yüksek.</p>
<p>SEKSE ARA VERMEK KALİTEYİ YÜKSELTMEZ</p>
<p>Araştırmayı yürüten doktor David Greening, birçok kişinin sekse ara vermenin sperm kalitesini yükselttiğine inandığını, ancak bunun yanlış bir düşünce olduğunu söyledi.</p>
<p>Sperm vücutta kaldıkça DNA yapısının zarar gördüğünü belirten Greening, bu bozuklukların spermin yumurtayı dölleme olasılığını da azalttığını ve düşük yapma riskini artıırdığını ifade etti. Greening, erkeklere 2-3 günde bir cinsel aktivitede bulunmalarını önerdi.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/sik-cinsel-iliski-sperm-kalitesini-arttiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Kısırlık Sebepleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/erkeklerde-kisirlik-sebepleri.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=erkeklerde-kisirlik-sebepleri</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/erkeklerde-kisirlik-sebepleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 09:28:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=248</guid>
		<description><![CDATA[

Erkeklere ait kısırlık sebepleri, iki grup altında toplanır: Sperma yolları üstündeki bozukluklar, genel bir cinsel hastalığa veya erbezi hastalığına bağlı bozukluklar.
Sperma kanallarında daralma:
Er­bezi ve erbezi üstünde meydana gelen bir iltihaplanma veya kist sonunda sperma kanalında sertleşme ve daral­malar olur. Müdahalenin gecikmesi halinde; sperma kanalında, atıcı kanal­da ve sperma kesesinde iltihaplanma­lar başlar. Buralarda ortaya çıkan ilti­haplarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignright size-full wp-image-249" title="uroloji" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/uroloji.jpg" alt="uroloji" width="225" height="300" />Erkeklere ait kısırlık sebepleri, iki grup altında toplanır: Sperma yolları üstündeki bozukluklar, genel bir cinsel hastalığa veya erbezi hastalığına bağlı bozukluklar.</p>
<p><strong>Sperma kanallarında daralma:</strong></p>
<p>Er­bezi ve erbezi üstünde meydana gelen bir iltihaplanma veya kist sonunda sperma kanalında sertleşme ve daral­malar olur. Müdahalenin gecikmesi halinde; sperma kanalında, atıcı kanal­da ve sperma kesesinde iltihaplanma­lar başlar. Buralarda ortaya çıkan ilti­haplarda cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Böylece, hastanın sağlığını koru­mak için kısırlık ihtimali göze alınır.</p>
<p><strong>Travmalar (Yaralar):</strong></p>
<p>Kasık fıtığı, sperma kordonu kisti, sperma kordo­nunda toplardamar genişlemesi, erbezi kesesinde sıvı toplanması gibi rahat­sızlıklarda ve bu rahatsızlıkların teda­visi sırasında yapılan cerrahi müdaha­lelerde sperma kanalı zarar görebilir. Sperma kanalının yaralanması halinde kısırlık ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Doğuştan gelen bozukluklar:</strong></p>
<p>Bazen doğuştan sperma kanalının tıkalı olması, erbezi üstünün gelişmemesi kısırlığa sebep teşkil eder. Doğuştan ge­len diğer gelişme bozukluklarını şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>* Erbezlerinin normalden küçük ve yumuşak olması.<br />
* Erbezlerinin bulunmaması.<br />
* Torbaya inmemiş erbezleri.<br />
* Hipofiz ya da hipotalamus bo­zukluğu.<br />
* Sperma borularının kısa oluşu.</p>
<p><strong>Sonradan oluşmuş bozukluklar:</strong></p>
<p>Sonradan meydana gelen ve kısırlığa yol açan sebepler çok çeşitlidir. He­men hemen hepsi mikrobik ve ateşli bir hastalıktan veya kist ve urlardan sonra ortaya çıkarlar. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>* Ağır geçirilen kabakulak hastalı­ğı-<br />
* Işın tedavisi görme.<br />
* Belsoğukluğu (gonore) hastalı­ğında tedavinin gecikmesi.<br />
* Uyuşturucu alışkanlığı.<br />
* İleri derecede vitamin eksikliği.</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-250" title="kısırlık2" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/kısırlık2.jpg" alt="kısırlık2" width="350" height="250" />Tedavi:</strong></p>
<p>Hastanın geçmişinin ince­lenmesi ile işe başlanır. Geçirdiği has­talıklar, yaşı, kilosu, boyu tespit edilir. Sonra genel bir muayeneden geçirilir. Kan ve sidik testi yapılır. Sperma çi­zelgesi incelenir. Sperma yollarında enfeksiyon mevcut ise; öncelikle bu­nun giderilmesine çalışılır. Eğer sper­ma üretimi hiç yoksa, tedaviye bel bağlamamalıdır. Spermalar ölü ise ve sebebi enfeksiyonel bir hastalık değil ise, tedavi yine mümkün değildir. Spermaların sayısı azalmış (yirmi mil­yondan az) ve zayıf ise bunun sebebi araştırılır. Genellikle hormon tedavisi, C ve E vitaminlerinin alınması sper­maların güçlenmesini sağlar.</p>
<p>Erbezi biyopsisi yapıldıktan ve röntgen filmi incelendikten sonra, er­bezlerinin köreldiği tespit edilirse; has­taya tekrar döllenme kabiliyetinin ka­zandırılması çok zayıf bir ihtimaldir.</p>
<p>Sperma sayısı çok azalmış, düzen­siz ve zayıf iseler; hastaya tekrar döl­lenme imkanı kazandırılması mümkün olabilir. Bu cümleden olarak:</p>
<p>* Sağlık kurallarına dikkat edilir. Hasta yorucu hareketlerden ve ağır iş­lerden kaçınır. Alkolden, sigaradan ve uyuşturucudan uzak durur.<br />
* Testosteron imalatını hızlandır­mak ve spermaların kıvamını korumak için “gonadotrofinler” kullanılır.<br />
* Küçük dozlarda “androjenler” kullanılır (50-75 mgr).<br />
* Aminoasit kullanılır. Aminoasit-lerin etkisini kuvvetlendirmek için “isoniyazit” verilir.<br />
* Deneme ile, sperma imalatını hızlandırdığı gözlenen hastalara, gün­de 25 mgr. Östrojen hormonu verilir.<br />
* A, E ve C vitaminleri (günde 100-200 mgr) verilir.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/29/erkeklerde-kisirlik-sebepleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penis Büyütme Konusuna Cerrahi Müdahale</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/28/penis-buyutme-konusuna-cerrahi-mudahale.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=penis-buyutme-konusuna-cerrahi-mudahale</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/28/penis-buyutme-konusuna-cerrahi-mudahale.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 17:08:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erol kışlaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[penis büyütme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[

Erkekler arasında çok büyük endişelere sebep olur penis boyu, özellikle cinsel yaşama etkileri nedeniyle beraberinde psikolojik sorunlarla hayat kalitesi de etkilenmektedir.
Estetik cerrahide cinsel organlara uygulanan estetik ameliyatlarla bu sorun çözümlenebiliyor. Estetik plastik cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, sekiz yıldır erkeklerin yüzünü güldürüyor. Penis büyütme operasyonlarıyla tanınan Kışlaoğlu, ameliyatla iki santim büyütme gerçekleştirildiğini bildiriyor.
Erkeklerin en büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-216" title="mutlu-kadın-erkek" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/mutlu-kadın-erkek-300x200.jpg" alt="mutlu-kadın-erkek" width="300" height="200" />Erkekler arasında çok büyük endişelere sebep olur<strong> <a href="http://dogalguc.net" target="_blank">penis boyu</a></strong>, özellikle cinsel yaşama etkileri nedeniyle beraberinde psikolojik sorunlarla hayat kalitesi de etkilenmektedir.</p>
<p>Estetik cerrahide cinsel organlara uygulanan estetik ameliyatlarla bu sorun çözümlenebiliyor. Estetik plastik cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, sekiz yıldır erkeklerin yüzünü güldürüyor. <a href="http://dogalguc.net"><strong>Penis büyütme</strong></a> operasyonlarıyla tanınan Kışlaoğlu, ameliyatla iki santim büyütme gerçekleştirildiğini bildiriyor.</p>
<p>Erkeklerin en büyük kabusuna son veriliyor. Artık hiçbir erkek “<strong><a href="http://dogalguc.net">penisim küçük</a></strong>” depresyonuna girmeyecek. Çünkü penis büyütme ameliyatları gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Prof. Erol Kışlaoğlu operasyonun incelikleri hakkında şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>* Normal penis boyu kaç santimdir?</p>
<p>Penis ereksiyon halindeyken oniki santimden büyükse normaldir. Oniki santimden az ise küçüktür.</p>
<p>* Nasıl büyütüyorsunuz?</p>
<p>Dünyada uygulandığı gibi… Vücuttan alınan yağları penis derisinin altına enjekte ediyoruz. Lokal anestezi altında yapılıyor. Bir operasyonda boydan iki-üç santim, enden ise bir-iki santim büyüyor. Bu operasyonu üç aylık aralıklarla iki-üç kez tekrarlamak mümkün.</p>
<p>* <a href="http://dogalguc.net">Penislerini büyütmeye</a> gelen insanların psikolojilerini anlatır mısınız?</p>
<p>İçlerinde cinselliği hiç yaşamayanlar olduğu gibi çoluk çocuk sahibi evli insanlar da geliyor. Aslında penis küçük de olsa, görev yapıyorsa sorun yoktur.</p>
<p>* Yaş sınırı var mı?</p>
<p>Gelişimini tamamlamış, yani yirmi yaşını geçmiş olması gerekiyor. Bize genellikle orta yaş grubu insanlar geliyor.</p>
<p>* Sonradan büyütülen peniste his kaybı gibi bir sorun oluyor mu?</p>
<p>İnsanın kendi vücut yağı konduğu için bir sorun olmuyor, yalnız sınırları var. Bir kerede fazla büyütülmüyor. Şayet enjekte edilen yağ dozu aşılırsa sorun çıkabilir.</p>
<p>* Ameliyat sonrası hasta günlük yaşantısına devam edebiliyor mu?</p>
<p>Herhangi bir sargılama işlemi yok. Üç hafta süreyle seksi yasaklıyoruz. Bir günlük dinlenme yeterli olabiliyor, banyo yapabilir. Bol pantolon giyilecek. Ve enjekte edilen yağın dağılması için bir tür masaj öğretiyoruz.</p>
<p>(Alıntı)</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/28/penis-buyutme-konusuna-cerrahi-mudahale.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peyronie hastalığı ve tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/22/peyronie.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=peyronie</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/22/peyronie.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 17:26:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[penis eğrilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[peyronie]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[


Peyronie Hastalığı

Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.
Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.
Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağr
Peyronie Hastalığı
Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<div><img src="http://dogalguc.net/detay/peyroni.jpg" alt="penisbüyütücü, vpills, vrlex, jagra, penis büyütme, peyronie" /></p>
<p><strong>Peyronie Hastalığı<br />
</strong></div>
<p>Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve <a href="http://dogalguc.net">penisin doğal</a> olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.</p>
<p>Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.</p>
<p>Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağr</p>
<p>Peyronie Hastalığı</p>
<p>Peyronie’s hastalığı özellikle <a href="http://dogalguc.net">penis</a> ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.</p>
<p><a href="http://dogalguc.net">Penisin</a> içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.</p>
<p>Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağrılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal ailır. Bu fonksiyon bozukluğunu yapan plakların veya doku parçacıklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.</p>
<p>Tüm bunların sonucunda tam olmayan sertleşme, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve penis içinde sert bantlar görülür. Ancak bu durumun sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.</p>
<p>Peyronie’s hastalığı nasıl tedavi edilir ?</p>
<p>Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazı olgularda hiç bir şey yapılmaz ve eğrilmenin kendiliğinden geçmesi beklenir. Düzelme olmaz ve hastalık ilerlerse tedaviye geçilir. Şikayetlerin derecesine göre Medikal veya Cerrahi olmak üzere iki ayrı yöntem uygulanır.</p>
<p>Medikal</p>
<p>İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan,plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. Lezyonun içine ilaç enjekte edilerek aynı şekilde plaklar yumuşatılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılır.</p>
<p>Cerrahi</p>
<p>Plakların cerrahi olarak çıkartılması ve yerine doku grefti konulması. Hastalanmamış <a href="http://dogalguc.net">penis</a> tarafının plikasyonu ve iki taraf arasında uyum sağlanması yöntemi. <a href="http://dogalguc.net">Penis</a> protezi konularak sertleşmenin ve cinsel ilişkinin sağlanması.</p>
<p>ılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal ailır. Bu fonksiyon bozukluğunu yapan plakların veya doku parçacıklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.</p>
<p>Tüm bunların sonucunda tam olmayan sertleşme, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve <a href="http://dogalguc.net">penis</a> içinde sert bantlar görülür. Ancak bu durumun sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.</p>
<p>Peyronie’s hastalığı nasıl tedavi edilir ?</p>
<p>Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazı olgularda hiç bir şey yapılmaz ve eğrilmenin kendiliğinden geçmesi beklenir. Düzelme olmaz ve hastalık ilerlerse tedaviye geçilir. Şikayetlerin derecesine göre Medikal veya Cerrahi olmak üzere iki ayrı yöntem uygulanır.</p>
<p><a href="http://dogalguc.net">Medikal</a></p>
<p>İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan,plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. Lezyonun içine ilaç enjekte edilerek aynı şekilde plaklar yumuşatılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılır.</p>
<p>Cerrahi</p>
<p>Plakların cerrahi olarak çıkartılması ve yerine doku grefti konulması. Hastalanmamış <a href="http://dogalguc.net">penis</a> tarafının plikasyonu ve iki taraf arasında uyum sağlanması yöntemi. <a href="http://dogalguc.net">Penis</a> protezi konularak sertleşmenin ve cinsel ilişkinin sağlanması.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/22/peyronie.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penis ve Hastalıkları</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/20/penis-ve-hastaliklari-2.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=penis-ve-hastaliklari-2</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/20/penis-ve-hastaliklari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2009 11:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[penis büyütücü operasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[penis hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[


PENİS ve HASTALIKLARI
Penisin erkekte iki önemli fonksiyonu vardır.
1-İdrar atılımı:Böbrekten süzülen idrarın dış idrar kanal yolu ile dışarı atılımını sağlamak
2-Üreme fonksiyonu: Tesiste yapılan tohum hücrelerini meni vasıtası ile kadın haznesine ulaştırmak.
PENİSİN YAPISI:
Penis kök gövde ve baş olmak üzere 3 kısma ayrılır. Kök kısmı torbanın ön yüzünde makata kadar uzanan bölge içerisinde kaslara gömülü vaziyette durur.
Gövde deri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p><img class="alignleft size-full wp-image-62" title="penis" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/penis.jpg" alt="penis" width="496" height="287" /></p>
<p><strong><a href="http://www.dogalguc.net" target="_blank">PENİS ve HASTALIKLARI</a></strong></p>
<p>Penisin erkekte iki önemli fonksiyonu vardır.<br />
1-İdrar atılımı:Böbrekten süzülen idrarın dış idrar kanal yolu ile dışarı atılımını sağlamak<br />
2-Üreme fonksiyonu: Tesiste yapılan tohum hücrelerini meni vasıtası ile kadın haznesine ulaştırmak.</p>
<p>PENİSİN YAPISI:<br />
Penis kök gövde ve baş olmak üzere 3 kısma ayrılır. Kök kısmı torbanın ön yüzünde makata kadar uzanan bölge içerisinde kaslara gömülü vaziyette durur.<br />
Gövde deri ile kaplı ve içerisinde 3 tane sertleştirici kıkırdak dokusundan yapılmış organdan meydana gelir. Kıkırdaktan daha ince yapılıdır. Bu yapıya kan dolması neticesinde sertleşme meydana gelir.<br />
Baş kısmı penisin en uç kısmında yer alır. Penisi ucunda bir şapka gibi durur. Bu bölge sünnet olmamışlarda deri ile kaplıdır. Sünnet ile kesilen kısım bu deridir.<br />
Penisin kan dolaşımı atardamar ve toplar damar sistemi sertleşmede dolayısıyla döllenme ve seksüel aktifte çok önemlidir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-64" title="penis2" src="http://blog.dogalguc.net/wp-content/penis2.jpg" alt="penis2" width="300" height="243" /><br />
PENİSİN YAPI BOZUKLUKLARI:<br />
Çok defa testis mesane gibi başka yapı bozuklukları da vardır. Penisin hiç olamaması nadirdir. Nadiren çift penis olur. Penis doğuştan kıvrık olabilir. Bunun yanında yine doğuştan büyük ve küçük penis olabilir.</p>
<p>1- Penis Sünnet derisinin dar olması:<br />
Sünnet derisinin uç kısmı çok dardır. Toplu iğne başı kadar bir açıklık vardır. Derinin iç yüzeyi penisin baş kısmına yapışıktır. Deri başın gerisine çekilemez. Ya doğuştan olur veya daha sonra iltihabı bir olaydan sonra gelişir.<br />
Şayet çok darsa hasta idrar yapamaz. Hatta idrar deri altında toplanması ile sünnet derisi balon gibi şişer. İdrar damlalar halinde akar. Tedavi edilmezse idrarın tahrişi sonunda iltihap gelişir ve bu iltihap penis baş bölgesinde yaralara neden olur. Tedavi sünnettir. (Sünnet için tıklayın)</p>
<p>2-Sünnet derisinin geriye kaçması:<br />
Sünnet derisi penis baş kısmının gerisine çekilmesi ile tekrar öne gelememesidir. Genellikle sünnet derisinin darlıklarında oluşur. Çocuk veya anne babası tarafından temizlik amacı ile deri geriye çekilir, daha sonra deri burada şişer ve kızarır, penis başını boğar.<br />
Tedavide şayet erken devreyse deri öne çekilmeye çalışılır. Fakat geç kalmışsa sünnetten başka çare yoktur. Sadece ufak bir deri parçasını kesmek ve iyileşmeye bırakmak çok defa sonuç vermez.</p>
<p>3-Penis yaralanmaları:<br />
Penis oynak bir organ olduğundan darbelere karşı kendini korur<br />
Tamamen kopma kazalardan sonra veya kasti olarak (kıskançlık ve intikam nedeni ile) kesilmesinden sonra oluşur.<br />
Darbelerde penise kan oturur. Penis kırılmaları ise sertleşmiş haldeki penisin ani ve sert bir şekilde bükülmesi sonucu meydana gelir. Sertleşme problemlerine meydan vermemek için erken tedavi önemlidir.</p>
<p>4-Penis iltihapları:<br />
Çocuklarda darlık nedeni ile büyüklerde ise temizliğe riayet etmemeden ileri gelir. Sünnet derisinin ve/veya penis başının iltihabı şeklinde olur.</p>
<p>5-Penisin kireçlenmesi: (Peyroni hastalığı)<br />
Penisin kıkırdağımsı doku içerisinde plak şeklinde bağ dokusunun oluşmasıdır. Sebebi belli değildir. Genellikle 40 yaşından sonra görülür. Penis sırtında veya her iki yan tarafında olabilir. Nerede olursa sertleşmiş penis aksi istikamette bükülmüş olarak durur. Ağrı vardır. Bazen birleşme mümkün olmaz. El ile hissedile bilinir.<br />
Zararsız bir hastalık olmasına rağmen hastanın şikayeti varsa tedavi edilmelidir. Nadiren kendiliğinden kaybolur.<br />
E vitamini faydalıdır. Ameliyat tavsiye edilmez. Plağın içerisine kireç giderici ilaçların verilmesi fayda sağlar</p>
<p>6-Penisin kendiliğinden ağrılı sertleşmesi:<br />
Penis seksüel istek duymadan ve uzun süren sertleşmesidir. Hasta çok ağrı duyar. Her yaşta meydana gelir. Damar sistemi bozulmuştur penisin kıkırdak dokusu içerisinde kan pıhtıları oluşur.<br />
Sinir sistemi hastalıklarında da meydana gelebilir. Bazen sebep tümoral bir oluşumdur.<br />
Birden bire meydana gelir. Ağrılıdır. İdrara yapılamaz veya damlalar halinde gelir. Meni boşalsa bile sertlik devam eder. Sertleşme 1-2 gün bazen aylarca sürer. Normal haline dönse bile sonunda iktidarsızlık meydana gelir.<br />
Tedavide enjektör ile pıhtılaşmış kan boşaltılır. Pıhtıyı giderecek ilaçlar verilir. Ameliyat ile bu pıhtılar boşaltılır.</p>
<p>7-Penis Tümörleri<br />
Penis siğilleri çok görülür. Penisin sırtında veya değişik yerlerinde olur. Tek veya çoktur. Küçük ben şeklinde fakat karnabahar gibi girintili çıkıntılıdır. Zararsızdır. Tedavide elektrik ile yakılır veya ameliyat ile çıkarılır.<br />
Penis Kanseri: Çok defa sünnetsizlerde görülür.Penis başı iltihaplarından sonra gelişebilir. Müzmin tahriş edici maddelerden sonrada oluşabilir. Görünüşte yarayı andırır. Sert nodül şeklinde de olabilir. Teşhis parça alınıp patolojide incelenmesi ile konur. Erken teşhis konulacağı için ameliyat ile alınır. Sonuç diğer kanserlere nazaran iyidir</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/20/penis-ve-hastaliklari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktidarsızlık ve tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://blog.dogalguc.net/2009/10/19/iktidarsizlik.html?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=iktidarsizlik</link>
		<comments>http://blog.dogalguc.net/2009/10/19/iktidarsizlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 17:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nht</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Cinsel Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[istek artırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[penis büyütücü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.dogalguc.net/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[

Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu
İktidarsızlık nedir?
Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir. İktidarsızlık kelimesinin aşağılayıcı bir anlam taşımasından dolayı biz cinsel işlev bozukluğu veya sertleşme sorunu gibi ifadeleri tercih ediyoruz.Yani tek bir kez cinsel ilişkide başarısız olan insanın hemen doktora [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p>Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu</p>
<p>İktidarsızlık nedir?</p>
<p>Uzunca bir süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna sertleşme sorunu, iktidarsızlık adı verilir. İktidarsızlık kelimesinin aşağılayıcı bir anlam taşımasından dolayı biz cinsel işlev bozukluğu veya sertleşme sorunu gibi ifadeleri tercih ediyoruz.Yani tek bir kez cinsel ilişkide başarısız olan insanın hemen doktora başvurması gerekmiyor. Ancak bu durum tekrarlar, uzunca bir süre devam eder ve bir mutsuzluk sebebi haline gelirse sertleşme sorunu ile doktora başvurmalıdır.</p>
<p>İktidarsızlık sorunu olan kişi hangi doktora başvurmalı?</p>
<p>`Cinsel Fonksiyon Bozuklukları`yla ilgili sorunlar tek bir doktor tarafından değil, 4-5 değişik branştaki uzmanın bir arada çalıştığı gruplar tarafından değerlendirilmelidir. Bunlar başta Üroloji-Androloji uzmanı olmak üzere psikiyatrist, nörolog, doğum kontrol uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, ve endokrinolog yani hormonlarla ilgilenen doktorlardır. Bunun nedeni sertleşme sorununun son derece komplike bir olay olması ve birçok nedenden kaynaklanmasıdır. Bu tür bir sorunu olan kişi öncelikle bir Üroloji-Androloji uzmanına başvurarak sorununu tüm açıklığı ile anlatmalıdır. Derdini söylemeyen derman bulamaz, sertleşme sorunu olup da doktora gitmekten çekinenler, bu konuda deneyimli olmayan ve uygun branşta olmayan hekimlere başvuranlar veya doktora başvurduğunda asıl derdini söylemekten çekinerek başka şikayetlerden bahsedenler bu sorunla uzun süre yaşamak zorunda kalıyorlar. Sertleşme sorunu ile bize gelmesine rağmen çeşitli ağrılardan, idrar yapma sorunlarından bahsedip esas sorununu anlatmakta sıkıntı çekenlere çok rastlıyoruz</p>
<p>İktidarsızlık neden kaynaklanıyor?</p>
<p>10-15 yıl öncesine dek iktidarsızlığın tamamına yakınının psikolojik olduğu kabul ediliyordu, daha sonra penisin sertleşme fonksiyonunun açıklığa kavuşması ile önemli bir oranın da fiziksel nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. İktidarsızlık nedenlerini 3 ana bölümde gruplandırabiliriz;</p>
<p>a- Organik yani fiziksel nedenler,</p>
<p>b- Psikolojik nedenler,</p>
<p>c- Organik ve psikolojik faktörlerin birlikte olduğu durumlar.</p>
<p>Esasında iktidarsızlık durumu fiziksel nedenler ile hafif belirtiler gösterse de, özellikle erkeklik gururunun büyük önem taşıdığı ülkemiz kültürünün etkisi ile kişilerde oluşan mahcubiyet, güven kaybı, strese girme gibi ruhsal sıkıntılar ile ortaya çıkan psikolojik faktör çoğu zaman fiziksel faktörün üstüne eklenerek hatta daha ön plana çıkarak cinsel fonksiyon bozukluğu tablosunu belirginleştiriyor. İktidarsızlığın nedenini anlamak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Hormonların da etkisi ile artan libido, yani cinsel arzu sonucu görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır ve bu uyarı sinir sistemiyle penise ulaştığında penisin içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç kan damarlarını gevşetmektir. Damarları gevşetmede rol oynayan nitrik oksit dediğimiz bir maddedir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin içindeki sertleşen bir çift esnek kılıfın içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya kaçar ve sertleşme sorunu meydana gelir.</p>
<p>Yani isteği ortaya çıkartan hormonlardaki azalma, beyinden uyarıyı ileten sinirlerdeki sorunlar, kan dolmasını sağlayan damarlardaki yetersizlik ve sertleşmeyi sağlayan kılıfların içindeki yapısal sorunlar iktidarsızlığın fiziki sebeplerini tek başlarına veya ortaklaşa oluşturabilirler.</p>
<p>Damar sertliği de iktidarsızlığa neden olur mu?</p>
<p>Damar sertliği tansiyon yüksekliğine neden olur, damar cidarlarının yapısı bozulur ve bu nedenle da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.</p>
<p>Kaza geçirdi iktidarsız oldu diyorlar bu olabilir mi?</p>
<p>Trafik kazalarında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda bir kesilme olabilir ve bu durum penise kan gitmesini engelleyerek iktidarsızlığa neden olur.</p>
<p>Şeker hastalığı iktidarsızlığa neden olur mu?</p>
<p>Şeker hastalarında hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkabiliyor. Şeker hastalığı özellikle tedavi edilmediği taktirde sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da iktidarsızlığa neden olabilir. Ayrıca şeker hastalığında ortaya çıkabilen ciddi damarsal sorunlar da penise giden kan miktarını azaltarak sertleşme bozukluğu yapar.</p>
<p>Başka hangi hastalıklar iktidarsızlık nedenidir?</p>
<p>Alzheimer, Multiple Skleroz gibi beyin içinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da iktidarsızlık nedeni olabilir.</p>
<p>Alkolün ne gibi bir etkisi var?</p>
<p>Sürekli ve yüksek miktarda kullanılan alkolün sinir ve damar sistemi üzerine olumsuz etkileri vardır.Devamlı alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiye etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor. Yani az miktarda kullanıldığında stresi azaltarak cinsel aktiviteye olumlu katkı gösterebilen alkol daha yüksek miktarlarda ve sık kullanıldığında bir iktidarsızlık nedeni olabilir.</p>
<p>By-pass ameliyatı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor bu durum neden kaynaklanıyor</p>
<p>By-pass sonrası aort çevresindeki dokulardaki hasar nedeni ile sertleşme için gerekli sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan bazı ilaçların da önemi etkisi olabiliyor.</p>
<p>Sertleşememe sorunu ile size başvuran bir erkek ne gibi testlerden geçiriliyor?</p>
<p>İlk aşamada hastadan durumu ile ilgili detaylı bilgi alınır. Bu sırada doktor ile hasta arasında bir güven ortamı oluşması için hastanın tüm dertlerini, sıkıntılarını ve endişelerini rahat ve huzurlu bir ortamda uzun uzun anlatmasına imkan sağlanmalıdır. Derdini rahatça anlatan ve dinlendiğini, anlaşıldığını hisseden bir hasta hem kısmen de olsa huzur bulacak hem de doktorun yaptıracağı tahlillere ve uygulayacağı tedaviye çok daha fazla istek ile uyum gösterecektir. İktidarsızlık gibi, psikolojik faktörlerin bir aşamada muhakkak işin içine girdiği bir konuda başarılı tedavinin ilk adımları çoğunlukla bu ilk görüşmede atılır. Üroloji-Androloji uzmanı kişinin geçirdiği hastalıklar, kullandığı ilaçlar, damarsal yapısı, tansiyon sorunu, şeker gibi birçok soru sorar, hastanın bu sırada psikolojik yapısı da değerlendirilir. Özel merkezlerde bu konuda uzman Psikolog da devreye girer.</p>
<p>Hangi testler yapılıyor?</p>
<p>Rutin olarak damarsal, nörolojik, metabolik ve hormonal, tetkikler uygulanabilir. Prostat kanseri var mı, karaciğer fonksiyonları normal mi? sorularına yanıt aranır. Kardiyolojik anlamda bir sorunu olup olmadığı incelenir.</p>
<p>Hastanın anlatımından sorunun aniden ve kısa zaman önce ortaya çıktığı, karmaşık bir sorun olmadığı kanısı uyanırsa bu konuda uzman olan doktor kişisel kanaatini kullanarak oldukça pahalı, yorucu ve zaman alacak olan bazı detaylı tetkiklere girmeden minimal tetkik uygulayarak tedavi aşamasına direk olarak geçip özellikle psikolojik etkilerle belirginleşmiş sertleşme sorunlarını hızla halledebilir. Fakat gerekli ve özellikle karmaşık olduğu anlaşılan durumlarda bazı özel tetkiklere gerek vardır.</p>
<p>Doppler tetkiki: Damarların tıkalı olup olmadığını, penise sertleşme için yeterli kan akımını sağlayıp sağlayamadıklarını görmek için doppler ultrasonografi uygulanabilir. Erkeklerde sertleşmenin oluşmasının 2 aşaması var; kanın penis içindeki bir çift sertleşmeyi sağlayan esnek kılıfa dolması ve kanın –gerektiği sürece bu kılıflar içinde kalarak sertliği koruması. Doppler yarım saatlik bir inceleme ile işte bunu ortaya çıkaran bir tetkiktir. Kişinin doppler çekilmeden önce aç olması gerekmiyor. Tek istenilen rahat ve huzurlu olması. Önce hastanın normal halde damar fonksiyonlarına bakılır, daha sonra bir iğneyle ereksiyon sağlanarak sertleşme halindeki damar fonksiyonlarının nasıl çalıştığını incelenir. Tam ereksiyon oluşuyor mu, ereksiyon ne kadar devam ediyor bunları ölçülür. Çünkü damarlarda kan gelebilir ama kan erken çıkarsa ve ereksiyon tam cinsel birleşme anında biter. Bu tetkik hasta rahatken ve tam sertleşme sağlanmadan yapılır ise yanıltıcı sonuçlar verebilir, gereksiz ameliyatlara yol açabilir ve hiçbir başarı sağlanamaz. Özellikle psikolojik sorunların ön planda olduğu veya sonradan belirgin olarak tabloya eklendiği kişilerde ve anksiyete yani evham seviyesi yüksek kişilerde veya tetkik huzur vermeyen bir ortamda uygulandığında stres nedeni ile sertleşme faktörleri gerçek yaşamdaki gibi harekete geçmeyeceğinden doppler tetkiki yanıltıcı sonuçlar verebilir.</p>
<p>Radyolojik inceleme:</p>
<p>Dopplerin devamı şeklinde yapılır, dopplerde göremediğimiz damarları radyoljik araştırmada görebiliriz `Erkekte ereksiyonun oluşması için ne kadar akıma gereksinim var, ereksiyonu ne kadar süre muhafaza edebiliyoruz? sorularına yanıt buluyoruz. Bu durumların normal ve normal olmayan sınırları var. Onu ölçüyoruz. Bu da psikolojik yapıdan etkilenebilen ve sadece gerektiğinde uygulanan bir yöntemdir.</p>
<p>Hormon testinde ne ölçülüyor?</p>
<p>Hormonlar yani erkeklik hormonu denen testesteronun yeterliliği, ve cinsel fonksiyonu düzenleyen diğer hormonlar kan tahlili ile ölçülüyor. Erkeklik hormonunun azlığı kişide gözle de izlenebilir, sakallar seyrek ve az olur, ses incedir vs. Tabii hormonal ve hiçbir erkeklik sorunu olmayan bazı kişilerde de genetik nedenler ile kıllanma ve diğer fiziki özellikler farklılık gösterebilir.</p>
<p>İktidarsızlık teşhisi ne kadar sürede konur?</p>
<p>Hastanın tetkiklere ayıracağı bir veya iki gün yeterlidir ama psikolojik faktörler de devrede ise tanı ve tedavi bazen bir ay kadar olabilen bir süreçte gerçekleşir.</p>
<p>Tüm bu testlerin maliyeti ne kadar?</p>
<p>Tüm testler çoğu kişide gerekli değil. Ben sadece bariz organik sorunu olanlarda bütün testleri uyguluyorum ve bunlar çoğunlukla tedavi için ameliyat gerektirecek hastalar oluyor. Günümüzdeki etkin tedavi alternatifleri ile birçok hastamın sorununu fazla tetkik yaptırmadan daha direk yolla çözümlemeyi tercih ediyorum. Karşıma gelen birçok hastada gereksiz birçok tetkikin defalarca ve çoğunlukla ehil olmayan ellerde standart dışı yapıldığını görmek üzücü. Bu kişiler sonuçta gereksiz olduğundan başarı da sağlanamayan ameliyatlar ve tedaviler sonrası umutsuzluğa kapılıyorlar.Bu konuda tetkik ve tedavi standartlarını belirlemek, uzman ekipler oluşturmak, eğitim vermek, kılavuz formatlar oluşturmak, halkı bilgilendirmek üniversite kliniklerinin ve bu konuda faaliyet gösteren bilimsel derneklerin sorumluluğundadır.</p>
<p>Tüm testler yapıldı hastada sertleşme sorunu belirlendi. Bu aşamadan sonra nasıl bir tedavi uygulanıyor?</p>
<p>Sertleşme sorununa yol açan psikolojik ve fiziksel sorunların farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavi aşamasına gelince bu konuyu da hasta ile detaylı olarak konuşmak gereklidir.</p>
<p>Kişinin sorununun ciddiyeti, onun ve hatta partnerinin bu soruna olan yaklaşımı, kişinin sağlık durumu, yaşı, cinsel yaşamdan olan beklentileri ve maddi durumu değerlendirilerek o kişiye özel bir tedavi planı yapılmalıdır. Hastanın mutlu olacağı yöntemi belirlemek tedavinin başarısı için hayati önem taşır. Örneğin 65 yaşında olan ve amacı 60 yaşındaki eşi ile haftada bir defa beraber olmayı amaçlayan şeker hastası bir kişi gerekli bilgiler ile donatıldığında çoğu zaman bir protez ameliyatı yerine daha basit çözümlere yönelebilir. Tabii ki daha genç ve aktif bir cinsel yaşam beklentisi olanlar ise daha radikal önlemleri tercih edeceklerdir.</p>
<p>Tedavi aşamasında da tanı aşamasında da son yıllarda geliştirilen bazı ilaçlar büyük fayda sağlamaktadır.</p>
<p>Çok az sayıda tetkik sonucu tam uygun adaylar seçilerek kullanılan uygun dozda ilaç tedavisi ile sınırdaki vakalar, özellikle psikolojik faktör eklenmesi ile belirginleşen iktidarsızlık sorununda sağlanacak düzelme hastanın kendine ve doktoruna güvenini kazanmasını sağlayarak tedavinin ileri aşamalarını kolaylaştırır. Psikolojik faktörün doktora sağlanan güven veya psikolojik destek ile ortadan kalkması kısır döngünün kırılmasını, sorunun tam olarak tanımlanmasını ve tedavi yöntemlerinin olumlu netice vermesi sonucunu doğurur. Bazen durum raydan çıkan oyuncak bir trenin raya geri yerleştirilmesi kadar basittir; psikolojik destek ve geçici bir ilaç tedavisi ile sorun ortadan kalkar, başarılı performansı ile mutlu olan hasta çoğu zaman teşekkür için bile aramaz, adeta o sorunlu dönem hiç yaşanmamıştır. Bazı durumlarda ise sorun ciddi sağlık sorunları olan hastada belirgin organik nedenler sonucu oluşmuştur, birçok detaylı tetkik yapılır, hastaya tedavi alternatifleri hakkında geniş bilgi verilir. Fakat çoğu zaman hastalar doktorlarının rehberliğinde tedavi alternatiflerini deneyerek kendilerine en uygun olanı saptamayı tercih ederler. Burada dikkat edilecek nokta en kolay ve en ekonomik tercihten başlayarak basamak basamak ilerlemek ve fazla da zaman kaybetmeden neticeye ulaşmaktır.</p>
<p>İktidarsızlığın tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor?</p>
<p>Birinci öncelik hastaya sorununun bir şekilde mutlaka aşılacağı güvenini vermektir. Bu güven duygusu ve kısa süreli düşük doz ilaç tedavisi ile iktidarsızlık sorunu ile gelen hastaların büyük bir çoğunluğunun sorunu çözümlenebilir.</p>
<p>Belirgin damar, sinir hastalıkları gibi fiziksel sorunlar yaşayanlarda da günümüzde gelişen ilaç tedavilerinden faydalanmak mümkün olabilmektedir. Tüm dünyada Viagra ile başlayan yeni bir ilaç grubu giderek gelişmekte olup daha hızlı etki, daha uzun etki ve daha az yan etki gibi özellikler içeren yeni türevler hızla geliştirilerek tedavide yerlerini almaya başlamışlardır. Bu değişik ilaçlar ile her hastaya kendi ihtiyacı olan ilacı mümkün olan en düşük dozda uygulayarak cinsel ilişkide bulunması sağlanabilmektedir. Kısa süreli etkisi olan ilaçlar, etkisi bir iki güne kadar uzayan ilaçlar, ilişkiden hemen önce tok karnına alınabilen ilaçlar arasında hastanın durumuna en uygun olan ilaç tercih edilerek ve azdan çoğa doğru doz ayarlanarak başarılı tedavi yapılabilmektedir. Yalnız bu ilaç gurubu nitrit-nitrat içeren ve damar genişletme amacı ile bazı kalp hastalarının kullandığı ilaçlar ile birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu taktirde aşırı tansiyon düşmesi ile baygınlık ve hatta hayati tehlikeye dek uzanan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Bu ilaçları kullananlar mutlaka kalp doktorları ile görüşerek mümkün ise bu ilaç gurubu dışında ilaçlara yönelmeli ve aradan 10 gün kadar bir süre geçtikten sonra Üroloji-Androloji uzmanları tarafından uygun görülen iktidarsızlık ilacını kullanmalıdırlar. Zaten birçok sahtesi işportacı tezgahlarına doluşmuş olan Viagra ve benzeri ilaçların gerçekleri dahi bilinçli kullanılmadıklarında faydasız hatta tehlikeli olabilirler.</p>
<p>Vakum yada pompa cihazı nedir?</p>
<p>Peniste sertleşme organ içinde bulunan ve kökleri penisin arkasından kemiğe kadar uzanan bir çift esnek kılıfın kan ile dolması sonucu oluşur. Pompa cihazı esasında vakum yani emme prensibi ile çalışır: penisin içine yerleştirildiği tüp şeklinde bir cihazın havası basit bir pompa yardımı ile dışarıya alınır. Bu durumda penis negatif basınçlı ortamda kalacağından burada kan toplanır, daha sonra penis dibine yerleştirilen sıkıca bir lastik halka ile de kanın organ içinde hapis kalması ve organı sertçe tutması sağlanabilir. Bu yöntem ile penis boyunun büyütülebileceği iddiaları da yapılmışsa da kalıcı bir etkisi olmamakta sadece penis dibindeki sıkı lastiğe tahammül edilebildiği sürece sağlanan sertleşme ile cinsel ilişki sağlanabilmektedir. Pompanın kullanımı sırasında bir çok kişi canı acıdığından yöntemi terk etmekte, lastiğin gerisinde kalan kısım gevşek olduğundan menteşe etkisi ile penis kolaylıkla kıvrılabilmekte, kan akımı durduğundan penis oldukça hissiz olmakta ve organ soğumaktadır. Türkiye’de pek tercih edilen bir yöntem olmayıp benim hastalarımdan yaklaşık hiç biri uzun dönemde bu yöntemi tercih etmemiştir.</p>
<p>İdrar yolundan fitil yöntemi nedir?</p>
<p>Bu yöntemde hasta kimyasal bir madde içeren ilacı özel bir cihaz ile idrar yolunun dış ağzından birkaç santim içeri sokarak yaklaşık penisin orta kısımlarında idrar yolunun içine bırakıyor. Hafif bir rahatsızlık hissi dışında fazla bir ağrı vermeyen bu uygulama ile ilaç idrar yolundan emilerek penisin dolaşımına geçiyor ve damarları gevşetme etkisi ile sertleşme sağlıyor. Bu uygulamanın etkisi herkeste yeterli olmayıp her uygulamada da aynı netice alınamayabiliyor. Buna rağmen bunu yeterli görerek bu yöntemi halen tercih eden hastalarım mevcut.</p>
<p>İğne ile tedavi yöntemi nedir?</p>
<p>Bu yöntemde ince ve tercihen otomatik tertibatlı, şeker hastalarının insülin için kullandığına benzer bir iğne ile hasta penisine ilacı zerkediyor. Penisin içindeki esnek kılıflardan birinin içine ulaşan bu ilaçla da damarlar genişler, kan akımı artar ve sertleşme yeterli bir süre için sağlanabilir. Bu iğne yapma tekniği el becerisi yeterli olan kişilere kolaylıkla öğretilerek doktora gitme ihtiyacı olmadan kendileri istedikleri zamanlarda bu uygulamayı yapabilirler, genellikle haftada 2 defa uygulama önerilmektedir. Bu yöntemde iğnenin acısı, uygulamayı başarabilme gibi sorunlar, injeksiyonların sıklığı ve zamanla ortaya çıkabilen komplikasyonlar görülmesine rağmen ekonomik ve başarılı olduğundan daha ziyade seyrek ihtiyacı olanlarca tercih edilebilmektedir. Fakat ilk denemelerde ve doz aşımlarında penisin sertliğini saatlerce sürdürmesi ile priapism denilen sorun ortaya çıkabilmekte ve bu durumun bir uzman doktor tarafından müdahale ile kısa zamanda sonlandırılması gerekmektedir, aksi taktirde kalıcı hasar oluşabilir.</p>
<p>Tedavisi nasıl yapılıyor?</p>
<p>Bir süre destek (ilaç) tedavisi ile bekleme süresi koyuyoruz. Hastalığın ilk ortaya çıkışından itibaren yaklaşık 1 sene bekliyoruz. Bu sürede ilerleyici bir özelliği olan hastalık genellikle son halini almış oluyor. Eğer fazla bir kalıcı şekil bozukluğu varsa düzeltici bir ameliyat yapmak gerekiyor. Destek tedavisi çok anlamlı bir tedavi değil. Hastaların yüzde 10-20`sinde eğrilikte azalma görüyoruz. Yüzde 60`ında da ameliyat gerektirebilecek eğrilikte artma görülüyor. Bu durum sertleşme sorunu ile birlikte de seyredebiliyor. Hem sertleşme sırasında belirginleşen ağrı ve kıvrılma hem de kireçlenmenin penisin esnekliğini ve sertleşme özelliğini bozması sonucu sertleşme bozukluğu ortaya çıkıyor, ve kişi cinsel ilişkiye giremez hale geliyor.Tedavisinde bazı özel yöntemler kullanılıyor. Kamışın damarlarından alınan yamalar o bölgeye çıkarılarak konuyor. Bunda tek sorun var penis boyunda yaklaşık 1 santim kadar bir kısalma olabiliyor. Hastanın da bu durumu ameliyat olmadan önce bilmesi çok önemli.</p>
<p><a href="http://www.dogalguc.net/category.php?id_category=5">Erken boşalma</a> nedir?</p>
<p>Cinsel haz duyma sırasında önce emisyon fazı gerçekleşir, emisyon fazında vesikula seminalis adı verilen meni keselerindeki salgılar, prostat salgıları ve vaz deferens denilen meni kanallarının kasılması ile testisler ve epididimler yönünden gelen sperm hücreleri idrar yolunun arka kısmında toplanır. Bu esnada mesane boynununu çevreleyen kas ve prostatın hemen ön kısmındaki kaslar kasılmış haldedir, bu neden ile idrar yolunun bu bölgesine toplanan meni kapalı bir alanda yer alır, basınç oluşur. Orgazm anında mesane boynundaki kas kapalı kalır fakat aynı anda ön taraftaki kas gevşer, bu esnada idrar yolunun bu arka kısmının dışarıdan çevreleyen kaslar ritmik olarak kasılmaya başlar. Bu şekilde bu bölgede hızla yükselen basınç ile meni idrar yolundan hızla ilerleyerek dışarı doğru fırlar. Bu fizyolojik hareket sırasında oluşan basınç her kişide farklı olabilir, fonksiyonel bir önemi de yoktur. Cinsel birleşme yani duhul gerçekleştikten sonra her iki partneri de tatmin edecek makul süre geçmeden erkeğin boşalarak cinsel organının gevşemesi ve cinsel ilişkinin zamansız olarak sonlanması haline erken boşalma denir. Pratikte bu duhulden sonra ilişkiyi aktif yani hareketli olarak en az 3-5 dakika sürdürebilmek anlamına gelir. Burada önemli olan partnerlerin uyumudur, bazı çiftler diğerlerine göre çok daha kısa sürede beraberce orgazm olurken bazılarında bu süre belirgin şekilde uzayabilir. Hem kadının hem erkeğin fazla uzayan bir cinsel ilişkiden fiziksel olarak rahatsız olmaları da mümkündür. Erken boşalma sorunu çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir. Erken boşalmanın tedavisinde altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Örneğin prostatta olan bir iltihabi durum erken boşalma sebebi olabilmekte, gerekli tetkik ve tedavi sonucu sorun ortadan kalkmaktadır. Bunun haricinde ortada belirgin bir organik sebep olmayan durumlarda da ilaç tedavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir. Bu konuda kullanılan değişik ilaç tedavileri mevcuttur, her vakada ihtiyaca en uygun olan veya en iyi etki yapanı seçmek gerekecektir. Bu bazen çeşitli alternatifleri deneyerek ortaya çıkarılabilir. Örneğin sadece cildi uyuşturan bazı spreyler veya aynı maddeyi içeren ve eczanelerde çok daha ucuza satılan kremler bazı kişilerde sorunu çözmeye yeterli olabilmektedir, geciktirici özelliği olduğu belirtilen prezervatiflerde de aynı madde vardır. Ayrıca bu konuda daha az yan etki ile daha etkili olan ve yeni geliştirilen ilaçlar da gündemdedir. Erken boşalma sorunu yaşayan kişiler mutlaka erkeklik ve kısırlık sorunları yani Androloji konusu ile özellikle ilgilenen bir Üroloji uzmanına başvurarak muayene ve tedavi olmalılardır.</p>
<p><a href="http://www.dogalguc.net/category.php?id_category=5">Erken boşalma</a>nın kökeni fiziksel mi psikolojik mi?</p>
<p>Bu sorun çoğunlukla psikolojik kökenlidir. Cinsel yaşamda acemilik, partnere alışık olmama, rahat ortamda olmama, fazla veya az istek duyma, suçluluk duygusu gibi çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Daha önce sadece mastürbasyon ile boşalan ve bunu da bir günah olarak gördüğünden çoğunluk ile acele ve suçluluk duygusu ile yapanların normal cinsel ilişkiye geçtiğinde erken boşalma sorunu ile karşılaşması sık rastlanan bir durumdur. Ayrıca cinsel arzunun yüksek olduğu, yeni partner, güvensiz ortam gibi durumlar da erken boşalmayı tetikler. Bazı hastalıklarda da erken boşalma görülebilir.</p>
<p>Tedavisi mümkün mü?</p>
<p>Evet, altta yatan bir ürolojik sorun var ise düzeltilir, hastaya durumu ile ilgili rahatlatıcı bilgi verilir, partneri ile birlikte uygulayacağı teknikler anlatılır. Gerekli durumlarda ilaç edavisi yapılarak bu sorun başarı ile ortadan kaldırılabilir.</p>
<p><a href="http://www.dogalguc.net/category.php?id_category=4">Cinsel isteği arttıran ilaçlar ve besinler var mı?</a></p>
<p>Cinsellik psikolojik ve fiziksel sağlıklı olma halinin sonucunda oluşan normal bir vücut fonksiyonudur. Dolayısı ile tüm fiziksel ve psikolojik yapımızdan ve onları etkileyen her türlü iç ve dış tesirden etkilenir; rüzgardan etkilenir, ışıktan etkilenir, renklerden etkilenir, ağrılardan etkilenir, üzüntüden etkilenir…. Dolayısı ile fiziksel ve ruhsal açıdan bize etki yapan tüm faktörler gibi çeşitli besin ve ilaçlardan da etkilenir. Fakat göz önünde tutulması gereken husus bu etkinin direkt cinsel performans üzerine olmayıp, fiziksel ve ruhsal durumumuzu etkileme sonucu ortaya çıkmasıdır. Tabiidir ki sırtı pek, karnı tok dediğimiz fiziksel ve ruhsal sağlığı tamamen yerinde olan kişinin gündeminde cinsellik daha çok yer alacaktır. Herhangi bir ilaç ve besinin belli hormonlar vs. üzerinden etkiyerek normal bir insanda cinsel isteği arttırdığı görülmemiştir. Herhangi bir hastalık veya yaşın ilerlemesi nedeni ile özellikle testosteron düzeyi düşenlerde uygun doz tedavi ile enerji ve cinselliğin artabileceği bilinmektedir. Anti-aging denilen yaşlanmaya karşı tedavilerin de kökenini genel sağlıklı yaşam ve beslenme kuralları ile yaş ile bozulabilen hormon dengesinin düzeltilmesi oluşturmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.dogalguc.net/category.php?id_category=3">Cinsel gücü arttıran ilaçlar var mı?</a></p>
<p>Cinselliği arzu ve performans olarak ikiye ayırarak bu soruya cevap vermek gerekir. Hayır, cinsel isteği arttırdığı bilimsel olarak ispatlanmış ve zararsız bir ilaç veya besin yoktur. Ama cinsel arzunun çok karmaşık ve çok faktörden etkilenen bir husus olduğunu göz önünde tuttuğumuzda bu faktörlere etki eden her türlü madde ve etkenin cinsel arzu üzerine etkisi olacağı açıktır. Bunları da psikolojik ve fiziksel etkiler olarak iki bölümde değerlendirebiliriz. En sık rastlanan örnek olarak verebileceğimiz alkol kullanımı beyinde sinirler üzerinde gösterdiği uyuşturma etkisi ile bası psikolojik baskıları geçici olarak ortadan kaldırarak verdiği rahatlama ile cinsel isteği arttırmaktadır. Fakat alkolün bu etkisine rağmen hem kısa dönemde hem uzun dönemde cinsel arzuyu arttırmasına rağmen cinsel gücü azalttığı da bilinmelidir. Bazı uyuşturucu sınıfı maddelerde bu etki beyinde yarattıkları bazı uyarılarla da artabilmekte hatta hayati tehlikeye yol açabilmektedir. Bunun dışında kantarid denilen ve bilhassa kadınlarda cinsel uyarıcı olarak kullanılan maddelerin sadece idrar kesesinde tahriş yapmak dışında gerçekte uyarıcı etkileri yoktur. Cinsel arzuyu gerçekten arttıran psikolojik unsurlar ise sağlıklı bir ruh hali, arzulanan çekici bir partner ve romantik, huzurlu bir ortamdır.</p>
<p>Cinsel gücü arttırmak açısından da özel bir madde olmayıp en başta vücut ve ve ruh sağlığı gelmektedir. Cinsel gücü arttırdığı iddiası ile satılan birçok vitamin, bitkisel ilaç vb. sadece genel sağlığı destekleyen, enerji veren maddelerden oluşmaktadır, etkileri sadece psikolojiktir.</p>
<p>Hormonlarında eksiklik olan veya hormon dengesi bozuk olanlarda bu durumun gerekli laboratuar tahlilleri ile ortaya konması ve bilinçli bir şekilde tedavi edilmesi ile cinsel performans belirgin şekilde artabilir. Örneğin, yaşın ilerlemesi ile bazı erkeklerde testosteron yani erkeklik hormonunun azalması cinsel isteği, gücü ve genel vücut aktivitesini azaltmaktadır. Bunlara uygun doz ve yöntem ile yapılacak hormon tedavisi ile dinçleşmeleri ve cinsel güçlerinin artması sağlanabilmektedir. Tabii ki bu tedavilerin uzman kontrolünde yapılması şarttır, bilinçsizce yapılacak hormon tedavileri kanser, kısırlık, kalp hastalığı gibi birçok hayati tehlike taşıyabilen ağır riskli duruma neden olabilir. Ayrıca performans arttırmak için kullanılan diğer bitkisel vb. maddeler de dikkatli kullanılmalıdır. Son zamanlarda basında çok sık yer alan ve pratisyen doktor konumunda hikmeti kendinden menkul bazı kişiler çok çeşitli alanlarda görüş bildirmekte, çeşitli bitkisel ve diğer maddelerin kullanımını önermektedirler. Bitkisel kökenli de olsalar tüm maddelerin makul doz dışında vücuda girmesi toksik etkiler yaratabilir. Örneğin zayıflama, cilt güzelliği gibi amaçlar ile kullanılan bitkisel ilaçlar hatta çayların bile yüksek doz kullanımlarında karaciğer enzimlerini yükselttiği, toksik yani zehirleyici etki yaptığını biliyoruz. Tabii de olsa tüm madde kullanımlarında aşırıya kaçılmamalıdır, unutmayın ki çok yüksek oranda su içilmesi dahi zararlı ve tehlikeli olabilir.</p>
<p>Ayrıca cinsel performans arttırmak için kullanılan diğer bir ilaç gurubu da son yıllarda erkek iktidarsızlığı sorununun tedavisinde sıklık be başarı ile kullanılan Viagra ve o türde yeni geliştirilen ilaçlardır. Bu ilaçların normal kişilerde hatta gençlerde doping amacı ile yaygın olarak kullanılmaya başlandığını biliyoruz. Gereksiz kullanılan her kimyasal madde gibi bunların da yan etkileri elde edilen faydadan fazla olacaktır. Bu ilaçlar özellikle psikolojik bağımlılık yapabilir. Bunlara hiç ihtiyacı olmadığı halde performans arttırmak için kullanan bazı kişilerin bu ilaçları almadan cinsel ilişkiye kalkışmaktan korkar hale geldiklerini, adeta bağımlı durumuna düştüklerini biliyorum. Bu konuda spordaki gibi bir doping kontrolü olamayacağı için ve bu ilaçlar reçetesiz herhangi bir eczaneden temin edilir hale geldiğinden kişilerin kendilerini denetlemeleri gerekmektedir. İleri yaş gurubunda da bu ilaçlar performans arttırıcı bir destek tedavisi olarak kullanılmaktadır. Giderek yan etkisi daha az, tesiri daha hızlı ortaya çıkan, daha uzun süre etkisi süren türlerin piyasaya çıkması sonucu bu ilaçların kullanımı da artmaktadır.</p>
<p>Bu tür ilaçların kullanımında bir yaş sınırı mevcut değildir. Cinsel ilişki kurmayı arzulayan, buna fizik ve ruhsal durumu uygun olan, bu ilacı kullanmasında Androloğu tarafından sakınca bulunmayan herkes bu ilacı kullanabilir.</p>
<p>Viagra ve benzeri ilaçlar esasında etkilerini dolaylı bir yol ile sağlamaktadırlar. Penisin setleşmesi içindeki elastik bir çift kılıfa kan dolması ile oluşmaktadır. İşte bu sırada benise kanın giriş ve çıkışını etkileyen faktörler, maddeler mevcuttur. Bu denge içinde kan dolmasını yani sertleşmeyi sağlayan faktörler basık olsa da tam tersi faktörler de etki göstermeyi sürdürürler. İşte bu ilaçlardaki aktif maddeler penisin sönmesini sağlayan maddeyi engelleyerek, bloke ederek sertliğin şiddetlenmesini ve daha uzun sürmesini sağlarlar. Fakat boşalma sonrası penis normaldeki gibi sönme fonksiyonunu gösterir.</p>
<p>Viagra kullanımı sadece nitrit- nitrat içeren kalp ilaçları kullanan kişilerde ve kalp fonksiyonları cinsel heyecan ve aktiviteyi kaldıramayacak durumda olanlarda kalp krizi riskini belirgin olarak arttırır. Tabii ki cinsel aktivite bir performans anıdır ve tüm fiziksel performanslar gibi insanlar için artmış bir risk ortamı oluşturması tabiidir. Bu ilaçların etkisi ile damarlarda genişleme olmakta, kan tüm vücuttaki genişleyen damar yataklarına dolduğundan tansiyonda düşme görülebilmektedir. Bunun ani olması ve alınan bazı ilaçlarla çok artması gibi durumlarda hayati organlara giden kan da aniden azalabileceğinden sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin beyine giden kanın aniden azalması ile baş dönmesi, baygılık oluşması gibi.</p>
<p>Viagranın başarısı ve büyük gelirler getirmesi üzerine diğer büyük ilaç firmaları da bu konuda çalışmalar başlattılar ve yeni ürünler piyasaya sürdüler. Bunlarda amaçlanan baş ağrısı, zor emilim gibi bazı olumsuzluklardan arındırılmış ve daha uzun süre etkisi olabilen ilaçlar üretmekti ve bu da başarılmış durumda. Örneğin Levitra’nın daha kısa zamanda ve bilhassa yağlı yemeklerden daha az etkilenerek emildiğini,10 mg gibi daha düşük dozlarda etki yapabildiğini biliyoruz. Cialis adlı ilaç ise haftasonu hapı adı ile piyasaya tanıtıldı, 36 saate kadar etkisini sürdürebiliyor. Yani Cuma akşamı iş çıkışı bir adet alan kişi tüm hafta sonu bu ilacın etkisinde oluyor.</p>
<p>Tabii bu noktada doğru kişiye doğru ilacı ve o kişi için Zaralı olmayanı bulmak da doktoruna kalıyor. Örneğin ileri yaşlarda olup da zaten haftada tek bir defa ilişkiyi amaçlayan birinin uzun süre etkisi altında kalacağı bir ilacı kullanması anlamlı değildir.</p>
<p><a href="http://www.dogalguc.net/category.php?id_category=3">Penise</a> yapılan iğneler ile kan ile dolarak sertleşen elastik kılıfların direk olarak içine kimyasal maddeleri zerkederek sertleşme sağlamak mümkündür. Bu yapılan iğnenin acısının hissi nedeni ile ilk tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri olmayıp daha ziyade sertleşme bozukluğunun tanısı amacı ile bazı testler yapılırken hızla sertleşme sağlanması amacı ile tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Ama bu yöntemi benimseyip enjeksiyonu kendi kendisine yapmayı öğrenen ve bu şekilde cinsel yaşamını sürdüren hastalarımız da var.</p>
<p>Testesteron dışında erkekleri yöneten diğer bir hormon ise kısaca DHEA olarak bilinen dihydroepiandrosteron’ dur. Böbreküstü bezlerinden salgılanan bu hormon, 45 yaşından itibaren gerilemeye başlar. Bu hormon vücutta bulunan sinir uçları arasındaki bağlantının sağlanması için oldukça önemli bir hormondur. DHEA hormonunun vücutta eksikliğinin görülmesi, insanlar arasındaki sosyal ilişileri bile etkiler. İnsanlardan kaçınma gibi kişide depresif belirtilere neden olur. DHEA vücudun yağ mekanizması üzerinde de etkilidir. Yağları eriten bir hormon olarak da bilinen bu hormonun erkeklerde 45 yaşından itibaren azalması kişide kilo artışına neden olur. Spor yapılsa dahi erkeklerde 45 yaşından sonra kilo artışı meydana gelir. Bu hormonun eksikliğinin giderilmesi amacı ile ilaç olarak kullanılmasının faydaları bilimsel olarak tartışmalıdır.</p>
<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.dogalguc.net/2009/10/19/iktidarsizlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
