Ağustos, 2011 Arşivi

dogalguc.net Haftanın ürünü

ramazan-bayramı

Sevgi, kardeşlik, yardımlaşma gibi insani değerlerimizin en üst noktaya çıktığı bu özel günleri anlamlı kılmak için, gelin dargınlıkları ve kırgınlıkları bir kenara bırakalım; sevgi, saygı ve hoşgörünün sesini yeniden yükseltelim, kardeşlik ve dayanışma duygularımızı tazeleyerek bir kez daha kucaklaşalım.

Bu duygu ve düşüncelerle sizlerin ve çok değerli ailelerinizin mübarek Ramazan Bayramınızla Birlikte Zafer Bayramınızı Kutlar, sağlık, huzur ve iyilikler getirmesini dilerim.

Bayramınız kutlu olsun…

panik_atakPanik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku, sıkıntı ve endişe nöbetidir. Bu nöbet şiddetli olarak genellikle 10-30 dakika arası sürer ve sonra yavaş yavaş şiddeti düşer.

Panik atak nöbeti yaşayan kişi çok kötü birşey olacağı veya öleceği hissine kapılır. Kendisini kurtaracak birisi veya bir sağlık kuruluşu arar. Genellikle bir sağlık kuruluşuna giden hasta psikolojik olarak rahatlama hisseder.

Panik atak belirtileri şöyledir. Nöbet sırasında bu belirtilerin yarısı kadarı gerçekleşir.

*Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar…
*Terleme (Sıcak – soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
*Titreme-sarsılma-itilme hissi
*Boğulma ve nefes alamama hali
*Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı, havanın yetmemesi gibi hisler)
*Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
*Bulantı, karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması, geğirti. (Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
*Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
*Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler küçülür her şey bulanıklaşır yada depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişide kendisini hissedememe, algılayamama, kendisine yabancılaşma durumu oluşur)
*Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
*O esnada”yaşamım buraya kadarmış”duygususu-ölüm korkusu
*Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar karıncalanmalar, diken diken olma halleri
*Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

sigaranin-zararlari

Sigaranın, vücudun çeşitli organlarında yaptığı tahribat ve kanserin yanında cilt sağlığı ve güzelliğinize de zararları vardır. İşte sigaranın zararları:

*Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.
*Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan yada tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür.
*Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.
*Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.
*Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.
*Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.
*Burunda koku alma duyusu azalır.
*Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.
*Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
•Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
*Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
*Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.
*Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.
*Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
*Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.
*Kemik erimesine neden olur.
*Burger hastalığına sebep olur. Bu haslatık, el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklığa yol açar ve uzuvların kesilmesi gerekir.
*Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.
*Pankreas kanseri riski artar.
*Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
*Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
*Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.
*Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun hayata gelir.
*Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zeka eksikliğiyle doğar.
*Çevrenizdekileri de bu zararları verirsiniz. Çocuğunuzun sigaraya başlama oranı daha fazladır.

ramazan-cinsellik

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Mersin Şube Başkanı Yaşam Yanardağ Çelik, İslam inancına göre oruçluyken cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini, ancak iftarla imsak arasında ilişkiye girilebileceğini söyledi.

Çelik, Ramazan Ayı’nın, cinselliğin yasaklanmadan kalplerin arındırılması açısından da önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.

Cinsellik konusunda toplumda abartılan, ayıp, yasak ve günah olarak yorumlanan konuların, kişinin resmi nikahlı eşiyle yaşadığı cinsel ilişkileri de gölgeleyebildiğine dikkat çeken Çelik, bunun en çarpıcı örneğininse Ramazan Ayı’nda yaşanan ‘cinsellik’ tartışmaları olduğunu vurguladı.

Çelik, “Ramazan Ayı’nda cinsellik çok yanlış bir şekilde sanki bir suç, bir günah ya da çok kötü bir eylemmiş gibi algılanabiliyor.

Hangi ayda olursa olsun, bir insanın eşiyle veya partneriyle sağlıklı bir şekilde cinsel ilişkiye girmesi rahatlatıcı, sağlıklı ve olması gereken bir eylemdir.

Aksi takdirde cinsel yaşam dengesi bozulur ve cinsel dengenin bozulmasıyla etkilenen sadece cinsel yaşam değildir.

Toplumsal yapımızı bir arada tutan saygı, güven ve en önemlisi sevgi kavramı da bu durumdan direkt olarak etkilenir. İnsanlarımız yaklaşan Ramazan Ayı’nda sevgi, huzur, güven, yardımlaşma ve şefkat gibi ihtiyaç duyduğu bu alanlarda doyum sağlamalı ancak bunun yanı sıra cinsel hayatlarını da dengeli bir alana taşımalıdırlar” dedi.

“İFTARLA İMSAK ARASINDA CİNSEL İLİŞKİYE GİRİLEBİLİR”

Ramazan Ayı’nın; birlik ve dayanışmanın pekiştiği, insanları birbirine daha çok yakınlaştıran, günlük kaygı ve sıkıntılardan uzaklaştıran, yardımlaşmaların arttığı, barış, kardeşlik ve hoşgörünün yaşanmasına vesile olan özel olan günler olduğunu anlatan Çelik, böylesine özel bir mana taşıyan günlerde cinsellik gibi insan bedenine sağlık ve mutluluk getiren bir olaydan uzak durulmasının, kişiyi sadece strese sokacağı yorumunda bulundu.

Yaşam Yanardağ Çelik, “Ramazan Ayı, cinselliği yasaklamadan kalpleri arındırmak için bir fırsattır. İslam inancına göre; oruçluyken cinsel ilişkiden kaçınılmalı ancak iftarla imsak arasında ilişkiye girilebilir.

Ruhsal ve bedensel bir arınma yaşanması gereken Ramazan Ayı’nda cinselliği yasaklamak yerine; gönüller ve beyinler arındırılarak huzurlu ve dengeli bir ruh hali oluşturulmaya çalışılmalıdır.

Doğadaki bütün canlılara şefkat ve merhamet esasının egemen olması gereken Ramazan ayı boyunca, sağlıklı ve mutlu bir cinsellik yaşanabilir. Kişi beynini kapatarak duygularına odaklanabilir, endişe, korku ve kaygılarını bir tarafa bırakarak anın tadını çıkarabilir” diye konuştu.

“İFTAR SONRASI ‘TOKLUK HİSSİ’ İLE BİRLİKTE CİNSEL İSTEĞİN ARTMASI NORMAL”

Cinselliğin, insanın maddi ve manevi gelişmesinin yanı sıra ruh ve beden sağlığının korumasında önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Çelik, cinselliğin aynı zamanda da İslam dini tarafından insan doğasının en temel ihtiyaçlarından biri olarak görüldüğünü hatırlattı.

İnsanlar için cinsel arzu ve isteklerin; açlık, susuzluk gibi doğal olgular olduğunu savunan Çelik, bu nedenle arınma ve arındırma ayı olan Ramazan’da, insanlar cinselliği yasaklamadan gönüllerini, kalplerini ve beyinlerini arındırması gerektiğini dile getirdi.

Çelik, insanların içlerindeki kötü duygu ve düşüncelerden kurtularak, olumsuzlukları bir kenara bırakması, cinsel yaşam ve partnerleriyle ilgili iyi düşüncelere sahip olmaya çaba sarf etmeleri gerektiğini vurguladı.

İftar sonrası tokluk hissiyle birlikte cinsel isteğin de artmasının sık rastlanılan bir durum olduğu yorumunu yapan Çelik, insanın temel dürtüleri olan yemek, içmek, barınmak, korunmak ve cinselliğin bir zincir halkaları gibi olduğunu söyledi.

Yaşam Yanardağ Çelik, “Ancak aşırı yemek yiyerek, tok karnına cinsel ilişkiye girmek sağlıklı olmayabilir.

Hazımsızlık cinsel enerjide dengesizliğe yol açabilir. Aşırı tok karın performans düşüklüğünden başarısızlığa kadar birçok cinsel soruna neden olabilir.

Bu nedenle iftardan sonraki cinsel yakınlaşma için yediğimiz yemeği biraz daha hazmetmeyi beklemeliyiz.

Ramazan Ayı’nın getirdiği birlik ve dayanışma alışkanlıklarıyla cinsel hayatı da göz ardı etmeden, tüm yaşamda iyiye ve güzele yönelmeliyiz” ifadesini kullandı.

cinsellikGörme

*İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli.
*Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması uygundur.
*Kadında veya erkekte ister giyinik ister çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok  soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.
*Kadının -dışarıya değil erkeğine karşı süslenmesi gerekir.

Duyma

*İlişki öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı
*Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet en azından sevgi dolu birkaç söz.

Koklama

*Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği bilen kadın, o anda güzel kokularla kokulanmayı da ihmâl etmez.
*Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan arınmış olması da yeterlidir.
*Eşlerin temiz vücudlarından birbirine verdiği fıtrî ve tabii kokunun, başlı başına te’sirli bir gücü vardır.
*En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu ile ağır ter kokusudur.
*Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve kasık bölgeleri, haftada bir tıraş edilmeli ve yıkanmalıdır.

Tatma

*Dişler fırçalanmalı  veya misvâklanmalıdır.
*Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu rahatsız edicidir.
*İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve dudaklar çevresinde yaptığı temaslar da, tatma hissinden gerekli zevki almaya yeterlidir..

Dokunma  ve Okşama

*İlişkiye hazırlanmada “aşk oyunları” denilen en te’sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine yapılan dokunma ve okşama işidir. Bunun için önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır.
*Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak içinde soyunmuş olmak, ilişki zevkinin ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar.
*Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok erkeğe düşer.
*Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere kadar birçok bölge, okşanmaya karşı hassastır.
*Temas ve taramalar, çevreden merkeze doğru kayarak, kadında asıl temâs için kuvvetli bir arzu belirinceye kadar devam etmelidir.

Cinsel Açıdan Duyarlı Bölgeler


Ağız ve Öpüşme

*Dudaklar, dil ve ağzın diğer bölümlerinde en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duygu bulunmaktadır. Öpme ve öpüşme de ağız ve dudak çevresinin son derece duyarlı olmasından doğmuştur.
*Hem cinsel beraberliği başlatır, hem de orgazma varmada önemli bir rol oynar.
*Dudaklar ve dil, en duyarlı bölgelerdendir.
*Özellikle alt dudakların ve dilin emilmesi, kadınlar için cinsel hazzı artırıcı etki uyandırır

Penis

Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı alanı penis ucudur.

Kulaklar

*Özellikle  kulak arkası ve ve  kulak memesi çok duyarlı bölgelerdir.
*Bir kez alışkanlık oluştuğunda kulak memeleri de salt elle dokunmaktan cinsel heyecan doruğuna yaklaştıran uyarımlar sağlar. Orgazma doğru giderken hafif hafif kulakları okşama ya da yalama bu etkiyi doğurur.

Klitoris

*Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Cinsel heyecen sırasında klitoris büyür, sertleşir ve orgazm sırasında doyum noktasını oluşturabilir.
* Kadında cinsel uyarılmaya yol açan en hassas bölgedir.
*Kadın vücudunun en duyarlı noktası olduğu için, hafifçe okşamalıdır!

Küçük Dudaklar

Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır.

Büyük Dudaklar

Erkeğin torbalarını andırır. Penis üzerinde uyarıcı etkisi vardır.

Göğüsler

*Kadınların meme uçları adeta birer klitoris görevi görür ve uyarılmaları kadına büyük haz verir. Buradaki sinir uçları vajina yöesindeki uyarım sistemiyle bağlantılıdır.

*Aynı şekilde, memelerin koltuk altlarına doğru uzanan yan kısımları ile iki memenin ortası, bir de altlarındaki yuvarlıklar, hassas ve uyarıya açık bölgelerdir.

*Göğüs uçlarının etkili biçimde okşanması ya da emilmesi, dölyolu çevresindeki salgı bezlerini harekete geçirerek dölyolunun ıslanmasını ve cinsel birleşmeye hazırlanmasını sağlar. Erkeklerde bu duyarlılık son derece düşüktür.

Kalçalar

Erkekler bu bölgeye karşı özel bir cinsel duyarlılık gösterir.

Bacaklar

Bacakların iç bölgeleri cinsel uyarıya karşı kesin bir tepki gösterir.

Okşama Şekli

* İlişkiden önce, hassas bölgelerin hafif okşamalarla tahrik edilmesi gerekir.
*Okşamaya, en hassas bölgelerden başlanmaz. Daha az hassas bölgelerden başlayarak, en hassas bölgelere, merkeze doğru kaydırılan yumuşak bir okşama idealdir.

İlişki Safhası
Şehvet hislerinin iyice uyanmasıyla, kadının mahrem bölgesinde birleşmeyi kolaylaştırıcı mezi denilen sıvı çıkar.
Kadın o anda cinsî his bakımından zayıf olur veya yeterince tahrîk edilmemiş bulunursa, böyle bir sıvı görülmez.

Eşler, arzu ettikleri temas şeklini tercih ederler.
Temas safhasında en mühim mes’ele, erkeğin acele etmemesidir.

Erkek, zaman zaman duraklamalar ve ihtiyatlı tavırlarıyla, sondaki “orgazm” durumuna gelmeyi geciktirmeli, bu noktada kadınla beraberliği sağlamaya çalışmalıdır. Esas itibariyle birleşmenin sorumluluğu da erkeğe düşer.

Erkek, birleşmeye doğru yönelirken, kadının bunu anlayacağını sağlayacak hareketler yaparak onu hazırlamalı, aynı zamanda da, yavaş hareketlerde bulunarak “birleşme” durumuna geçmelidir.

Birleşme sırasında da, kararlı ama yumuşak olmaya çalışmalı, tedricen yaklaşmalı, başlangıçtaki yavaş hareketlerin temposunu yavaş yavaş artırmalıdır.

Yeterli ön hazırlık ve aşk oyunları izlenince, uygun bir birleşme, birleşmenin en önemli noktası olan “birleşmede orgazm” veya “aynı anda orgazm” denen sonucu sağlar.

Orgazmın verdiği yorgunluk ve “uyuşukluk” içinde, çok yavaş hareketlerle öpüşme ve okşamaları sürdürmek, bu arada da hafif ve müşfik bazı sözler söylemek, eşler için hem orgazmın tam doyumuna vardırıcı, hem de onları rahatlatıcı olur.

Cinsi ilişkinin baştan sona normal bir bütün hâlinde, onbeş-yirmi dakika sürmesine ihtiyaç vardır. Bu müddet, duruma göre uzayıp kısalabilir.
Boşanmadan sonra erkek, hemen çekilmemeli, bir müddet daha kadınla berâber kalmalıdır.

Orgazmdan sonra genel olarak erkekler, baştakine benzer bir sevgi ve ilgi göstermeyi ihmâl ederler. Kadın ise bu ândan sonra da, sevgi kucağında bir miktar daha eğlenmeyi arzular. Bu kısa bekleşmenin ihmâli, kadının canını sıkar. Erkek, eşinin bu ândaki haklı arzusunu da ondan esirgememelidir.

Son safhadaki bu tabiî arzuya cevap vermek için, yerine göre bir kendine çekiş, kucaklayış, bir bûse ve okşayış da kâfi gelebilir.

Pozisyonlar

*Evlilik hayatı boyunca cinsî münâsbetlerin, şeklen değişmeyen bir vaziyette devam etmesi bıkkınlığa sebeb olabilir. Bunun içindir ki, zaman zaman farklı şekil ve vaziyetleri kullanmaya ihtiyaç görülür.

*Zamanla değişen lüzum ve ihtiyaca göre, kadına zahmet vermeden daha uygun vaziyetler seçmek, (sırtüstü, yanüstü, dizüstü çeşitli haller) eşlerin tercihine kalmıştır.

*Genel tercîhler kadın altta yüzyüze ve malûm vaziyette olmakla beraber -döl yolundan olmak şartıyle- çeşitli şekiller mümkün ve meşrûdur.

*Birincisinde kadın sırt üstü yatar, erkek kadına yüzü dönük olarak üstten yaklaşır. En uygun olanı budur.

*İkinci pozisyonda ise, kadın üstte olur ve serbestçe hareket ederek cinsî temasta motor rol oynayabilir.

*Orgazma, boşalmaya yakın pozisyon değiştirmek iyi olur.

*Boşalma anında kadının üste olması her ikisine de sıkıntı verir.

*Boşalma esnasında kadının altta erkeğin üste olup, boşalmadan sonra bir müddet o halde kalmaları eşleri rahatlatır.

*Fakat bütün ağırlık kadının üzerine verilirse, rahat olması gereken hassas bir zamanda kadına sıkıntı verilmiş olur.

*Bunun için erkeğin diz ve dirsekler ile yataktan destek alıp yükünü hafifletmesi gerekir.

gunes-carpmasi

Güneş çarpması:

Güneş çarpması doğrudan gün ışığıaltında uzun süreli kalanlarda görülen bir sağlık sorunudur. Gün ışığını alan vücudun ısı  dengesi bozulur ve çeşitli yan etkilerle kendini gösteren güneş çarpması meydana gelir.

Güneş çarpmasının belirtileri.

*Yaz aylarında fazlaca güneş altında kalan kişilerde
*Şiddetli baş ağrısı,
*Bulantı,
*Kusma,
*Yüksek ateş
*Gibi bulgular güneş çarpmasından şüphelenmemiz için yeterlidir.

Güneş çarpması durumunda ilk yardım.

*Her şeyden önce hasta serin bir yere taşınmalıdır.
*Vücudunu sıkan giysiler mutlaka gevşetilmelidir.
*Başa, kasıklara ve koltuk altına suğuk kompres uygulanmalıdır. (eğer ateş aşırı yüksekse ve düşürülemiyorsa bütün vücuda ıslak uygulanması çok yerinde olacaktır.)
*Hastanın havadar bir yerde olması da önemlidir.
*Hastanın bilinci yerindeyse içecek bir şeyler verilmeli ve kaybedilen su ve tuzlar yerine konmalı.
*Hasta kusuyorsa baş yana çevirilmeli.

Güneş çarpması durumunda bunları yapmayın.

*Hastanın bilinci yerinde değilse içecek vermeyin.
*Alkol koklatmayın.
*Alkollü ve gazlı içecekler vermeyin.
*Katı yiyecek çok tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Kesinlikle hastaya yiece vermeyin.

Çocukların güneş çarpmasından korunması için neler yapılmalıdır?

*Sabah 10:00 ile öğleden sonra 15:00 arasında çocuklarınızı doğrudan güneş ışığında bırakmayınız.
*Çocuğunuza gölge kuralını öğretin “gölgen senden küçükse güneş altında kalma” telkinini sık sık işleyin.
*Koruyucu giysilere önem verin.
*Koruyucu krem olarak kaliteli malzemeler kullanın.
*Su ve beyaz kum gün ışığını yansıtan faktörlerdir. Kumsallarda iken korunmaya ayrıca önem verin.

vajina

Women Sprey Vajina Yapılandırıcı ve Daraltıcı Sprey

Bu özel formül eşlerin her ikisinin de cinsel ilişkilerinden daha çok zevk alabilmeleri için vajinayı daraltan, küçülten ve orgazmı yaşatan bir karışımdır.

Özellikle doğum yapan bayanlarda vajina genişliğini daraltır.

Avrupada popüler olan bu ürün tüm Dünyada güvenle kullanılmaktadır. Özel formülü tüm dünyada kabul görmüş ülkemizde de satışı dogalguc tarafından yapılmaktadır.

Faydaları Nelerdir?

*Daha sıkı ve Dar Vajinaya sahip olmanızı sağlar !!!
*Vajina renk tonunun düzelmesine yardımcı olur !!!
*Vajina Elastikiyetinin Artmasına yardımcı olur !!!
*Balayı Formunun Kazanılmasını sağlar !!!
*Enfeksiyondan Korunmaya yardımcı olur !!!

Facebook
Twitter
Feed RSS
E-posta
Digg
FriendFeed

dogalguc.net | Webblog Facebook'ta