Her sabah yataktan kalkıldığında su ile yüzün yıkanması gerekmektedir. Gece uykudan önce, yüzün sabunla yıkanarak temizlenmesi yüz derisi üzerindeki günün kirini arındırır. Cildin doğal kimyasal yapısına uygun sabunlar yüz temizliği için tercih edilmelidir. Çoğu zaman görme keskinliğinin kaybedildiği farkedilmeyebilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozukluğu olanların gözlük yerine kontakt lens kullanması oldukça yaygındır. Bazı kişiler sadece göz rengini değiştirmek için estetik amaçlı kontakt lens kullanırlar. Kontakt lens kullanımında temizlik çok büyük önem taşımaktadır. Bu temizliğe ilk gün nasıl uyuluyorsa kontakt lens kullanıldığı sürece de aynı titizlikle uyulması gerekmektedir. Bazen güzelliği daha belirgin hale getirmek için başta göz çevresi ve kirpikler olmak üzere makyaj amacıyla yüze sürülen çeşitli maddeler kullanmaktadır. Öncelikle bu maddelerin kaliteli olması çok önemlidir. Buna rağmen göz çevresinde ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karşılaşılabilir. Makyaj yapılıyorsa her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresinde ve yüzde kullanılan makyaj artıkları uygun krem ve solüsyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir. Makyaj temizliğinde kullanılan malzemelerin niteliği de en az makyaj malzemeleri kadar önemlidir.
Bu tür malzemeler yeterince kaliteli olmadığında cildin yıpranmasına, sivilce ve siyah noktaların oluşmasına hatta lekelenmelere yol açabilir. Kulak temizliğinde kulak arkasının temizliği unutulmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir. Kulağa küpe takarken bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten yapılanları tercih edilmelidir. Klipsi olmayan küpe kullananlar kulak memesinde delik açtırmaktadırlar. Bu deliği açarken kullanılan delici aracın ve peşi sıra takılan ip ya da halkanın mutlaka mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde çok tehlikeli durumlara yol açabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak memesine delik açılırken tek kullanımlık aletler kullanılmadığı taktirde bugün için çok yaygın hale gelmiş kan yolu ile bulaşabilen sarılık (hepatit B), AIDS (HIV) gibi, mikropların yol açtığı hastalıklara yakalanma tehlikesi vardır. Doğal olarak bu riskler kulak gibi vücudun başka yerlerine de takılan cildi delici takıların ve işlemlerin (dövme gibi) tümü için geçerlidir.
Karın ağrıları doktorları, hastaları, hasta yakınlarını, anne babaları en çok korkutan ve canları en çok sıkan sağlık konularındandır. Normalde midem ağrıyor, böbreğim ağrıyor gibilerden ifadeler her ne kadar şikâyetleri doğru yansıtıyor olsa da yanıltıcıdır. Ağrılar sinirler denilen hücreler tarafından taşınırlar. İç organlardan gelen sinir lifleri aynı zamanda yakın derilerin ağrı liflerini de taşırlar. Deri bölgelerinden gelen lifler ile aynı demet içinde taşınan iç organlardan gelen sinir lifleri gruplaşarak ilgili beyin kısmına giderler. Bu şekilde iç organlarda meydana gelen tıkanma, gerinme tarzı duyular yakın deri bölgesinde ağrı olarak belirti verir. Buda böbreklerimizin kapsülünde meydana gelen gerilme sonucu yan ağrısına, midemizde meydana gelen ülseratif erozyonlar sonucunda göbek üstü kısmında ağrılara neden olur.
45 yaş civarında başlayan yakın görme bozukluğu presbiyopi olarak adlandırılır. Presbiyopinin düzeltilmesi hipermetrop hastalarında olduğu gibi + camlar ile yapılır. Bu camlar bir cins büyüteç vazifesi görürler.
Ağrılarınız başladıktan sonra sıvı gıdaları tercih edin. Bağırsaklarınızın boş olması doğumu kolaylaştıracaktır. Hastaneye gitmeden önce ılık bir duş alarak rahatlayın. Sularınız geldiyse ayakta durmayın, en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Korkmayın. Korku ve endişe ağrılarınızın düzenini bozarak doğumun geçikmesine ve uzamasına sebep olur. İki ağrı arasında derin nefes alarak hem kendinizi hemde bebeğinizi rahatlatın. Derin derin nefes alın. Sancı geldiğinde ağzınızı kapatın, çenenizi gögsünüze dayayıp ellerinizle bir yerden ( doğum masası veya yatağın kenarından ) destek alarak bütün gücünüzle aşağıya doğru ıkının. Bebeğinizin başı doğuncaya kadar ıkınmaya devam edin. Bebeğinizin doğum olayıyla doğum olayı henüz bitmemiştir. Sıra plasentanın ( eşin ) doğumuna gelmiştir. Bu safhada fazla ağrı hissedilmez. Karnınıza yapılacak masajla eşin ayrılması kolaylaşır. Derin derin nefes alın. İlk yarım saat içinde bebeğin eşi ayrılacaktır. Böylece doğum olayı sizinde yardımınızla kolay bir şekilde tamamlanmış olacaktır.
Ek gıdaların başlanmasından okul çağına kadar çocuklarının iştahsızlığından şikayet etmeyen anne baba hemen hemen yok gibidir. Özellikle anneler kendilerinin uygun gördüğü miktarda yiyecek tüketmeyen çocukarı için çok kolay iştahsız kararını verebiliyorlar. Ilk bir yıl sürekli çocuğunun kilosunda artış izlemeye alışan anne ve baba aşağı yukarı 15. ayda başlayan iştahsızlığı ile birlikte kilo alımında ilk yıla göre artış göremeyince buna anlam veremiyor.
Genellikle ilk üç aylık dönemde hamile kadınların yoğun fiziksel egzersiz yapmaları tavsiye edilmez. Özellikle de düşük olasılığının olduğu durumlarda bu geçerlidir. Bu yüzden hamileliğin dördüncü ayından itibaren bir egzersiz programının uygulanması önerilir. Ancak daha önce düşük yapmamış, aktif ve sağlıklı bir anne adayı kendisini hazır hissel ligi andan itibaren kendini zorlamadan bedenini güçlendirmeye, kaslarını geliştirmeye ve esnekliğini artırmaya başlayabilir. Duruş pozisyonlannı kişisel gereksinimlerinize ve formunuza uyarlayarak hamileliğiniz boyunca yoga yapabilirsiniz. Bu durum kişiden kişiye değişecektir. Bu yüzden bedeninizle uyum içinde olmanız, ortaya çıkan rahatsızlık verici duruşları belirleyerek onları kendinize uygun bil hale getirmeniz gerekir.
Kırmızı et fazla yiyenlerde kalp hastalığı ve kalınbağırsak kanseri daha sık görülür. Bunun nedeni kırmızı ette bulunan doymuş yağ nedeniyle kolesterolün artmasının damar sertliği yapması ve etin yüksek ateş ve kızgın kömürde kızartılması sonucu içindeki proteinlerin kanser yapıcı hale gelmesidir. Yine kırmızı etle yapılan sucuk, sosis ve salamın içinde bulunan nitrit de kolon kanserine neden olur.




