Baş ağrısı çekenlerin %60′ ında görülen bu hastalık, yeni doğan bebeklerde dahil tüm yaş aralıklarında görülebilir.Orta yaş sonrası özellikle kanserli hastaların büyük çoğunluğunda kanserin yayılması sonrası beyin tümörü oluştuğu saplanmıştır.Beyin Tümörünün başlıca belirtilerini söyle sıralayabilirim.Baş ağrısı,kusma, bütün herşeyi çift görme ve görme bulanıklığı, görmenin azalması beyin tümörlerinin ilk belirtileridir.Vücut direncinin azalması ve insanın kol ve bacaklarını oynatacak gücü kendinde bulamaması,yürürken zorluk çekmek ve sarhoşvari yürümek yine beyin tümörlerinin belirtileri arasında görülebilir.
Beyin tümörlerinin hala neden oluştuğu tam olarak bilinememekle beraber uzman hekimler tarafından doğadaki ve cevresel kirlenmelerden oluştuğu düşünülmektedir.Beyin tümörlerinin erken teşhisi çoğu zaman hastanın hayatını ve hastanın yaşam kalitesini etkilemektedir.Bunun için yapılacak ilk hareket ve oluşum yine hastanın kendisinden gelmelidirki bir an önce tedaviye başlanabilrsin.Eğer hasta kendi vücudunda oluşan değişimleri farkedip bir an önce doktor kontrolünden geçerse hastanın hastalığının tanısı konulacak ve bir an önce tedaviye başlanabilecektir.Küçük boyutlarda ve erken teşhis edilmiş tümörlerde hastanın kurtulma ve iyileşme ihtimali çok daha yüksekken büyük boyutta ve teşhisi geç olan tümörlerin tedavisinde ve hastanın hayati durumunun gözetimi çok daha zordur.Biraz önce bahsettiğim gibi erken tanı ve teşhis çoğu hastalıkta olduğu gibi beyin tümörlerindede çok büyük başarılara neden olmuştur.Beyin tümörlerinin çok çeşitli yöntemleri vardır fakat en etkili ve sık kullanılan iyi yöntem cerrahi ve radyoterapi yöntemleridir.Beyindeki tümör cerrahi operasyon ile vücuttan alınarak yok edilir ve en etkili yöntem budur.Radyoterapi yöntemi ise cerrahi yöntem uygulanışından sonra ek yöntem olarak uygulanır.bir başka yöntem ise kemoterapi yöntemidir.habis beyin tümörlerinde cerrahi yöntemden sonra radyoterabi yöntemiyle birlikte yapılan bir yöntem çeşitidir.Herşeyin başının sağlık olduğunu unutmamak dileğiyle herkese mutlu ve sağlıklı bir yaşam diliyorum….
Günlük yaşantınızda birden bire bir durumun içinden çıkamadınız soğuk terler dökerek donakaldınız,sinirleriniz bozuldu,heyecandan kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi oldu ve işi çözemediğiniz için üstlerinizden veya amirinizden azar işitmeninde korkusu saldı içinizi ve tedirgin davranışlarla olayları izlemeyi bırakın, içinizi acayip bir his kapladı.Bu durumun ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorsanız ben size söyleyeyim.Bir panik atak nöbeti geçirmiş bulunuyorsunuz.
Sabah yataktan kalktınız.Hala uyuma planları yapıyorsunuz ama bir yandanda gözünüz saatinizde.İşe gitmenin can sıkıcı olacağını düşünüyorsunuz çünkü güne iyi başlayamadınız.Sıkı durun işte size güne zinde ve dinamik başlamanın püf noktalarını sıralayacağım.Güzel bir güne zinde ve formda başlamanın olmazsa olmazlarındandır egzersizler.Peki nedir bu egzersizler? Öncelikle kalkar kalkmaz ilk yapılması gereken bulunduğunuz odanın camını açarak odada bulunan kötü havanın dışarı çıkmasını sağlamak yerine ise dışardan bol oksijenli temiz havanın içeriye girmesine vesile olmaktır.bunun sayesinde geceden vücudunuzda oluşan dirençsizlik gidecek güne daha zinde ve formda bir vücutla girmiş olacaksınız.Temiz oksijen sayesinde vücudunuzun kan dolaşımı hızlanacak ve daha ilk dakikalardan kendinizi daha mutlu ve dinamik hissedeceksiniz.
Tıbbi ismi Epilepsi günümüzde ise sıkca kullanılan sara hastalığı gecici bilinç kaybı yaşanmasına yol açan bir durumun belirmesidir.Beslenme bozuklukları veya herhangi bir cerrahi operasyon sonunda ve insanın doğuşundan itibaren oluşan bozukluklar neticesinde epilepsi hastalığı insan vücudunda baş göstermektedir.Epilepsi hastalığı bilinç kaybı sonucunda beyni giden damarlarda yeteri kadar oksijenin bulunmaması sonucu beyinin tam olarak işlevini yerine getirememesidir ve bu durum baş gösterdiğinde birey sara krizi geçirir.
Bel ağrısı günlük yaşantımızda çok sıkca görülen ve toplumumuzda %65 oranlarında boy gösteren bir sendrom haline gelmiştir.Bel ağrısının türlü nedenleri vardır.bel kayması bel fıtığı bunlara ilk örnek olarak gösterilebilir.insanların sağlığına dikkat etmemesi ve stres,bedeni yoracak ağır cisimlerin taşınması,ters ve yanlış hareketlerin yapılması,oturuş biçimlerinin sağlığımıza elverişsiz şekilde olması bu bel ağrısını tetikleyen en önemli nedenlerden sayılabilir.Bel ağrısı her an ve herkeste baş gösterebilir.Yani bel ağrısının herhangi bir yaş ortalaması veya sınırlaması yoktur.Günümüzde bel rahatsızlığından 15 yaşındaki bir gencin bile ameliyat olduğunu duymamız bu hastalığın ister istemez yaygın bir hastalık olduğunu kabul etmemizi sağlamaktadır.Halbuki sağlığımız hakkında biraz bilinçli davransak belkide istenmeyen bu bel ağrılarına çözüm bulmakta hiçte geç kalmamış olacağız.Bel ağrısı dediğimiz olay gerçekte sırtımızda bulunan omurgaların yıpranması ve zorlanmalara karşı kasılması sonucu oluşan rahatsızlıkların bedenimizce hissedilmesidir.Otururken dik oturmayışımız,yürürken dik yürümeyişimiz,bir ağırlık veya yük taşırken yükü eşit parçalara bölmeden güç gösterisi yapar misali tek tarafa yüklenmemiz,yatarken yatış pozisyonumuzun sağlığımıza ters bir şekilde olması,belimize fazla yüklenerek ani yapılan dönüşler,eğilirken diz kapaklarımızı kırmadan belimizden eğilmemiz…vs.birçok neden belimizin ve sırtımızda bulunan omurgalarımızın kasılmasına neden olmakta ve bunun sonuçunda sırt ağrısı vel ağrısı dediğimiz sağlık vakalarını doğurmaktadır.Bir kişinin belinde ağrılar söz konusu olduğunda olayın ciddiyetine varılmalı ve hemen uzman bir doktorun kontrolünden geçirilmelidir.Umursamadığımız bir bel ağrısı tedavisi son derece basit iken bizim ihmalkarlığımız sonucunda ameliyat olmamıza kadar varacak sorunları beraberinde getirebilir.Zamanında müdahale söz konusu olduğunda ağrılarımızın nedeni araştırılarak bize en uygun tedavi yöntemi uzman doktorlar tarafından seçilir.Örneğin belimizdeki kasların kasılması sonucu rahatsızlık yaşadığımız anlaşılırsa kas gevşetici kremler önerilerek istirahat etmemiz istenebilir.Bu sayede rahatsızlığımızdan en kısa sürede kurtulabilir günlük yaşantımıza bir an önce başlayabiliriz.Ancak kullandığımız kremlerin mide ve bağırsak üzerindeki yan etkileri iyice araştırılmalı ve bir sağlık sorununu çözelim derken diğer yandan bir başka sağlığımızın bozulmasına neden olmamalıyız.Eğer bel ağrımızın omurgalarımızda bulunan disklerde meydana gelen bir zedelenmeden kaynaklandığı tespit edilirse ameliyat söz konusu olabilir.Böyle durumlarda doktorlar eskisi gibi hastaların uzun süreli yatak tedavisi yapmaları yerine daha çok ayakta kalmalarını ve yürüyüş ve eğzersizlerle vücudun drencini sağlamayı belimizin her geçen gün dahada iyiyi gitmesini istemektedirler.Belimizdeki Ağrılarda ameliyatlık bir durum söz konusu değilse doktorlar tarafından fizik tedavi yöntemide önerilebilir.Bu yöntem ile uzman kişiler tarafından verilen eğzersiz hareketlerinin yapılması sonucu sağlığımıza en kısa sürede kavuşmamız içten bile değildir.Bu eğzersizler sayesinde belimiz her geçen gün kuvvetlenmekte ve ağrılar gün geçtikce azalmaktadır.Bende bel ağrısı çeken mağdurlardan birisi olarak bu sağlık sorununun üstünde durulması gerektiğini yoksa ağrılarımızdan kurtulmanın başka hiçbir yöntemi olmadığını size duyurmak isterim.sağlığımız elimizdeki en büyük hazinemiz ve ona biz sahip çıkacağız.Sağlığımızın kıymetini bilelim.Birşeyler için zaman geçmeden önlemlerimizi alalımki çok geç olmasın.Herkese mutlu sağlıklı güzel günler…..
Mitamoni hastalarının kendilerine ait bir hayat felsefeleri vardır.onlar kendi dünyalarında kendi belirledikleri kurallar cercevesinde mutludurlar.hayaller üzerine kurulu bu dünyanın temelinde ise mutluluk ve sevgi vardır.çünkü kişiler gercek yaşantılarında mutluluğu hissedemedikleri için böyle bir eğilimin içerisindedirler.Mitamoni hastası kişiler söylediği yalanlardan haz duyar.o anki mutluluk onu olağan durumun dışına iter.fakat belli bir zaman geçtikten sonra söylemiş olduğu yalandan dolayı pişmanlık duyarak sevdiklerine hatta kendisine zarar verebilir.Mitamonlar o an gelişigüzel ve üzerine yoğunlaşmamış basit yalanlar söyleyerek dikkatleri üzerine çekmek isterler.amaçları o an için çevredekiler tarafından umursandığını bilmektir.söylediği yalanın anlaşılması veya bilinmesi kaygısı taşımamaları bu hastalığın ne denli köke inen bir hastalık olduğunun belirtisidir.çevremizde hatta ailemizde bile bu hastalığı taşıyan ve farkında olmayan insanlar olabilir.mitamoni hastalarına aşağılık gözüyle bakmamak ve onları dışlamamak gerekir.çoğu insan bu hastalığa yakalandığını bile bilmeyebilir.böyle durumlarda yapılacak en doğru davranış bu hastalık hakkında hastaya bilgi vermek ve tedavi olması amacıyla uzman bir psikiyatrist’e görünmesini sağlamaktır.
Prof. Dr. Sertaç Çiçek, sizin veya sevdiklerinizden birinin kalp krizi geçirmesi halinde hazırlıklı olmanıza yardımcı olacak pratik önerilerde bulunuyor. Kalp krizi birçok insanda kademeli şekilde başlar. Kriz başlangıçta biraz ağrı veya rahatsızlık hissettirir. Gerçekte, kalp krizi belirtisi olup olmadığını dahi fark edemeyeceğiniz kadar hafif ve algılanması güç düzeyde olabilir. Prof. Dr. Çiçek bu nedenle kalp krizini işaret edebilen belirtilere dikkat çekiyor:




