
Amerikalıların sağlıksız beslenme nedeniyle uzun süredir karşı karşıya kaldıkları obezite sorunu, Türkiye’de de ortaya çıkmaya başladı. Uzmanlar, risk altındaki kesimin daha çok ekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocukları olduğunu belirterek, zengin çocuklarının yarısının obez olduğu uyarısında bulunuyor.
Özellikle büyükşehirlerde yaşayan ve obezite riski altında bulunan çocukların sayısının genel çocuk nüfusu oranının yüzde 25′ ini oluşturduğunu ifade eden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü öğretim üyesi Çocuk Gastroentolojisi ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, ‘Ekonomik özgürlük, birlikte geniş bir yelpazeye sahip gıda sektörüne yönelik tüketimi de artırıyor. Ancak bu tüketim maddelerinde zararlı yağlar, doymuş yağ asitlerinin kullanılması nedeniyle son derece sağlıksız bir beslenme profili çiziliyor’ diye konuştu.
Yüksek kalori
Fast- food ve saklanabilir gıda maddelerinde ayrıca katkı maddelerinin de bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Yağcı, bu gıdaların vücutta yağ birikimini ve giderek obeziteye yol açtığını belirtti.
Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, “Fast- food ürünlerinin içerdiği yoğun yağ ve karbonhidrat nedeniyle de yüksek kalorili olma özelliğine sahip oluyor. Özellikle günümüz çocuklarının bilgisayar başından kalkmadığı göz önünde alınırsa, bunun getirdiği hareket kısıtlılığı riski daha da arttırıyor. Obezitenin yanında ileriki yaşlarda, damarlarda biriken yağ nedeniyle damar tıkanıklıkları, kalp hastalıkları, hipertansiyon ve felç riskini de üst seviyeye çıkartıyor. Kişinin bünyesinin yatkın olması halinde bu risk kaçınılmaz oluyor” dedi.
Eğitimin önemi
Özellikle ekonomik gelir düzeyi yüksek ailelerin çocuklarında görülen bu sorunun, yasakçı bir yaklaşımla çözülemeyeceğinin de altını çizen Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aileler, çocuklarının sağlığı için sağlıklı beslenmeyi ön planda tutmalı ve bu konuda çocuklarını da küçük yaşlardan itibaren eğitmeli. Günde üç öğün yemek kesinlikle ihmal edilmemeli ve mönü sağlıklı beslenmeye yönelik tespit edilmeli. En basitinden, hamburger yemek isteyen bir çocuk yanında cola yerine ayran veya meyve suyunu, cola içmek isteyen bir çocuk ise yanında salata, kaşarlı veya balıklı tost tercih etmesinin daha sağlıklı olacağını bilmeli. Protein, vitamin ve karbonhidrat dengesi iyi kurulmalı. Bunun yanında kemik gelişiminin önemi de düşünülerek, günde en az 500 gram süt tüketilmeli.”
Bunun yanında hareketin önemine de değinen Prof. Dr. Yağcı, ‘Olabildiğince D vitamininden yararlanmak için güneşli havalardan faydalanmak, spor yapmak alışkanlık haline getirilmeli’ dedi.

O, çekici, yakışıklı ve güçlü. Her kızı peşinden koşturabilecek kadar da başarılı. “Böyle bir erkeğin hayatta korkabileceği ne olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz! İnanın öyle çok ki duyduğunuzda çok şaşıracaksınız.
O güzel duyguyu zehir etmek için eczane kapılarını aşındırmaya, aşk kitaplarına gömülüp kalmaya hiç gerek yok. Çünkü onu olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek tek güçlü madde sizsiniz…
Uzmanlar, son yıllarda boşanmaların hızla arttığını belirterek, bunun da en büyük nedenini aile içi iletişimsizlik olarak gördüğünü açıkladı.
Uzmanlar, 30 yaşını geçtikten sonra evlenmeye karar veren kadınların çok dikkat etmesi gereken bazı noktaların olduğunu belirtiyor. Biyolojik saat ve yalıtılmış yaşam ise bu noktalardan sadece birkaçı…





