Kasım, 2009 Arşivi

dogalguc.net Haftanın ürünü

Domuz Gribi Virusü Ukrayna’da Mutasyona Mı Uğradı?

Bütün dünyayı etkisi altına almış h1n1 virüsü hakkında şok iddialar internet ortmaında dolaşıyor. Son zamanlarda konuşulan iddia ise “domuz gribi virüsünün UKRAYNA’da mutasyona uğradığı ve dünya kamuoyundan gizlendiği” oldu.

Bunun üzeirne Dünya Sağlık Örgütü, Ukrayda’da alınan domuz gribi örneklerine yapılan testlerin sonucunda virüsün belirgin bir değişikliğe uğramadığını bildirdi.

Ukrayna Sağlık Bakanlığı, domuz gribi salgını başladığından beri ülkede 1.5 milyona yakın domuz gribi ve solunum hastalıkları vakaları görüldüğünü söyledi.

Ukrayna’da domuz gribi’nden şu ana kadar hayatını kaybeden kişi sayısı 328.

56 yeni grip polikliniği kurulacak

Domuz gribinden ölenlerin sayısı arttıkça panik büyüyor. Bu paniğe sadece rakamlar değil hastanaleri yetersiz kalışı. Hasta olanların yeterli hizmeti alamaması zaten endişe duyan kişilerin psikolojisini iyiden iyiye bozuyor.

Sağlık Bakanlığı bu durumu düzeltmek için 56 hastaneye yeni grip polikliniği kurulması talimatını verdi. Gerekirse bu poliklinikler 24 saat açık kalacak. Ortaya çıkacak olan doktor açığı için de bir çözüm üretilme aşamasında.

Derleme: Kanal D Haber

domuz_gribi_3Gazeteport, “TANIŞALIM,  BEN DOMUZ GRİBİ” adı altında domuz gribi hakkında bilinen yanlışları düzeltmiş. Mutlaka okumanız gereken bu yanlışları ayrıntılı şekilde toplayan GAZETEPORT un başlıkları.

YANLIŞ 1: DOMUZ GRİBİ İKİ AYRI HASTALIKTIR
Domuz gribi orta şiddette seyreden gripten başka bir şey değildir. Ölüm oranı normal gripten daha düşüktür.

YANLIŞ 2:YALNIZCA HASTA VE ZAYIF KİŞİLER GRİBE YAKALANIR, SAĞLIKLI KİŞİ HASTALANMAZ
Nüfusun yaklaşık üçte birinin H1N1 gribine yakalanması bekleniyor, çünkü az sayıda insan virüse karşı etkili antikor proteinine sahip. Çok fazla insanın aynı anda hastalanması durumunda ikinci dalga hastanelerin dolup taşmasına ve kamu ve özel sektörde hizmetlerin aksamasına yol açacak. Dolayısıyla domuz gribine yakalanmasanız bile, bu hastalığın olumsuz etkilerinden nasibinizi alacaksınız.

YANLIŞ 3: SEMPTOMLAR NORMAL GRİBE BENZER, ATEŞİNİZ YOKSA DOMUZ GRİBİNE YAKLANMADINIZ DEMEKTİR.
2009 H1N1 gribinin semptomları normal gribinkilere benzeyebilir, fakat genellikle farklılık gösterir. Hastada, genel grip semptomlarının yanı sıra mide bulantısı, mide krampları ve ishal görülebilir. Ve vakaların yarısında ateşin yükseldiği görülmez.

YANLIŞ 4: ORGANİK GIDALARLA BESLENİR, VİTAMİN ALIRSAM, ELLERİMİ YIKARSAM BANA BİRŞEY OLMAZ
Sağlımızı korumak hafif seyreden grip vakalarında hastalığın daha da hafif atlatılmasını sağlar. Sigara içmemek, aşırı kilolardan kurtulmak, aşırı içki içmemek, salgının ağır geçirilme riskini azaltır.

YANLIŞ 5: AŞI ÜRETİLDİ, ARTIK KORKACAK BİR ŞEY KALMADI
H1N1 aşısının sizi ve aile üyelerini virüse karşı koruması gerekir. Ancak insanlar aşıya aylarca ulaşamayabilir. Belki de ulaşma şansları hiç olmayabilir. Aralarında ABD ve İngilterenin de bulunduğu bazı ülkeler herkesin aşılanmasına yetecek kadar aşı ısmarladılar. Ne var ki siparişler parti parti teslim ediliyor. Çünkü aşı virüsünün gelişmesi zaman alıyor ve aşı üreten fabrikaların sayısı az.

YANLIŞ 6:AŞILAR GÜVENLİ DEĞİL
Acele bir şekilde hazırlanan ve piyasaya sürülen bu aşıların güvenilirliği büyük tartışma yaratıyor. Özellikle bu aşıların yol açabileceği yan etkilerin domuz gribinden daha tehlikeli olabileceğine dair yorumlar yapılıyor. Bu kadar hafif seyreden bir grip için bu yan etkileri göze almak gereksiz! Aşılarla ilgili bir diğer kaygı nedeni de adjuvan denilen bağışıklığı uyarıcı kimyasallar. Bunlar bazı aşılara ilave ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) salgın aşılarına adjuvan ilave edilmesini istiyor. Şu anda ABDde üretilen aşılarda adjuvan bulunmamakla birlikte Avrupada üretilenlerde var.

YANLIŞ 7:VİRÜS DAHA KÖTÜYE DÖNÜŞMÜYOR

Yaygın bir görüşe göre patojenlerin etkisi her zaman türden türe atlarken azalır. Ancak bazı durumlarda mikropların güçlendiği de görülmüştür. H1N1 virüsü söz konusu olduğunda kimse virüsün ileride bu süreçten güçlenerek mi, yoksa zayıflayarak mı çıkacağını bilmiyor.

YANLIŞ 8: BU SALGIN BİTTİĞİNDE 10 YIL RAHAT EDECEĞİZ

Bundan bir sonraki salgın 2059 yılında da ortaya çıkabilir, gelecek yıl da. Grip salgınları belirli bir şablon izlemez. Bugüne dek tespit edilen salgınlar şu yıllarda ortaya çıktı: 1580, 1729, 1781, 1830, 1847, 1889, 1918, 1957, 1968 ve 2009. Ancak bu sonuncusunun ortaya çıkış şekline baktığımızda yeni salgının çok da uzakta olmadığı ortaya çıkar.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz

h1n1Prof Öz’den domuz gribi tüyoları

Domuz gribine yakalanmamak için yapılacak şeyler gayet basit! Elinizi yıkayın, bağışıklık sisteminizi güçlü tutun ve öksürenlerden uzak durun!

PROF. DR. MEHMET ÖZ’ ün önerileri

Domuz gribine bağlı ölüm sayısı giderek artıyor. Ancak bu konudaki endişeler ölüm sayısından daha da fazla artıyor. Şu sıralar televizyon, radyo ve basın organlarının çoğunda domuz gribi konuşuluyor. Çoğu kimse bu griple ilgili detayları bilmiyor ama en azından sadece endişe etmenin dışında da bu hastalıktan korunmak için yapabileceğiniz bazı şeyler var.

DÜZENLİ UYUYUN, İÇKİ İÇMEYİN
Bu gribi kontrol edemeyeceğinizi kabul edin.
Ne sıklıkta ve nasıl yayıldığını kontrol edemezsiniz. Stres bağışıklık sisteminizi zayıflatır ve bu da grip gibi birçok hastalığa davetiye çıkartır.

Ellerinizi yıkayın!
Biriyle tokalaştığınız zaman ellerinizi yıkayın. Her hangi bir şeye temas ettiğiniz zaman ellerinizi yıkayın. Özellikle yemekten önce ve sonra ellerinizi sabunla yıkayın.

Öksüren insanlardan uzak durun.
Eğer bir hastanede veya sürekli öksüren insanların bulunduğu bir ortamda çalışıyorsanız, doktorunuzla görüşüp soğuk algınlığı ve gribe karşı bir ilaç yazmasını isteyin.

Kalabalıklarda ve uçaklarda dikkatli olun.

Toplu taşıma araçlarında dikkatli olun. Bu tür mekanlar yüksek grip riski taşır.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.

Her gün en az yedi buçuk veya sekiz saat uyuyun. Her gün bir kadehten fazla alkollü içki içmeyin. Her gün multivitamin ve D-3 vitamini alın. Tuzlu olmamak kaydıyla tavuk suyu çorba için.

Çantanızda her zaman alkollü ıslak mendil taşıyın.

Sadece elleriniz mikrop taşımaz. Hanımlar, çantalarınızın da temiz olmasına özen gösterin.

Sabah-Günaydın

These are my links for Kasım 17th through Kasım 19th:

  • Fobilerimiz ve Fobi Çeşitleri – Fobiler baslica üç guruba ayrilabilir:

    A- Sosyal Fobi
    B- Agorafobi

    C- Özgül Fobiler
    Sosyal fobi
    Sosyal ortamlarda baskalari tarafindan inceleme altinda tutuldugu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda elestirilme yada küçük düsme korkusunun yasanmasidir.Ve kisi bu korkunun yasanmasindan kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçinir. Kaçinma nedeniyle kisinin sosyal meslekî ya da aile yasami etkilenir.
    Sosyal fobi iki farkli sekilde [...]

  • İyiki Kadınım Dedirtecek 100 Neden (miş) – 1.) Sigaradan sararmiş bıyıklarımız yok.
    2) Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
    3) “Ya kalkmazsa?”
    4) “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla yaaa…
    5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar
    rahattır.
    6) Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
    7) Tuvalette sadece tavana değil sağımıza solumuza herhangi bir ölçme –biçme endişesi duymaksızın [...]
  • Polikistik Over Sendromu – Polikistik Over Sendromu
    Bu durum kanda erkeklik hormonlarının(androjenler) yüksekliği,kıllanma,yumurtlama bozukluğu,şişmanlık ve insülin hormonuna direnç ile karakterizedir.Yumurtalardan fazla miktarda androjen salgılanmasının nedeni luteinizan hormon denilen bir hormonun kanda normalden yüksek seviyede bulunmasıdır.
    Nedeni tam olarak bilinemese de genetik,hormonal ve çevresel faktörlerin etken olduğu ileri sürülmektedir. İnsülin hormonunun kanda normalden yüksek olması ve bu hormona karşı vücutta direnç gelişmesi [...]
  • 10 Günde 5 Kilo Vermeye Ne Dersiniz? – Değerli dogalgucnet blog kullanıcıları 10  günde 5 kilo vermeye ne dersiniz? Cevabınız evet ise bu yazıyı okuyunuz.
    Ünlü sağlık dergilerinden Men’s Health 10 gün içinde 5 kilo vermek için 6 tavsiye sunuyor
    İşte öneriler:
    1. ÇİĞNEYİN VE ALFABEYİ SAYIN: Çiğnerken bir yandan da alfabeyi saymak daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. ABD’li bilim adamları tarafından yürütülen araştırmalara göre [...]
  • Kalp Krizi Riskini Nasıl Azaltabilirsiniz? – Her kadın kalp hastalığı tehdidiyle yüzleşiyor. Fakat, belirtilerini bilerek, kalp dostu bir beslenme uygulayarak ve egzersiz yaparak, kendinizi bu hastalıktan koruyabilirsiniz.
    Mayo Clinic’te yer alan habere göre, kalp hastalığı sıklıkla erkeklerin bir hastalığı gibi görünse de, her yıl erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp hastalığından hayatını kaybediyor. Kadınların erkeklere oranla kalp hastalığına 6 kat daha yatkın [...]

fobi-5Fobiler baslica üç guruba ayrilabilir:

A- Sosyal Fobi

B- Agorafobi

C- Özgül Fobiler

Sosyal fobi

Sosyal ortamlarda baskalari tarafindan inceleme altinda tutuldugu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda elestirilme yada küçük düsme korkusunun yasanmasidir.Ve kisi bu korkunun yasanmasindan kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçinir. Kaçinma nedeniyle kisinin sosyal meslekî ya da aile yasami etkilenir.

Sosyal fobi iki farkli sekilde görülür:

Genel: Korkular hemen her durum için geçerlidir.
Özel: Yalnizca özel bazi durumlar için geçerlidir. (Baskalarinin önünde imza atmak yemek yemek vs gibi.)

Sosyal fobisi olanlar genelde asagidaki durumlarda sosyal fobi belirtilerini yogun olarak yasarlar:

-Topluluk önünde konusmak.
-Bir isle ugrasirken seyredilmek.
-Baskalarinin önünde yemek yemek-içmek.
-Otorite konumundaki kisilerle temas etmek.
-Misafir kabul etmek.
-Baskalari ile tartismak.
-Toplulukta telefonla konusmak.
-Tanimadigi kisilerin gözlerinin içine bakmak.
-Ilgi odagi olmak.
-Baskalarinin önünde yazi yazmak.

Agorafobi
Fobiler arasinda sik görülen agorafobi eskiden yalniz meydanlardan açik yerlerden korku olarak bilinirdi. Simdi ise agorafobi çok daha genis bir anlam tasimaktadir.Yalniz basina kamaktan yalniz sokaga çikmaktan kalabalik yerlere girmekten örnegin sinema tiyartro tünel köprü pasaj asansör otobüs vapur uçak gibi yerlerde duyulan korkular artik agorafobi sayilmaktadir. Panik bozukluguna bagli olmayan fobinin nadir oldugu anlasilmaktadir. Çogu agorafobinin temelinde panik nöbetleri bulunmaktadir. Yani hasta panik nöbetleri geçirecegi korkusu yüzünden yalniz basina sokaga çikamamakta kalabaliga girememektedir. Agorafobi bireyin herhangi bir yerde panik nöbeti geçirme ve ordan çikamama tikanip kalma hiç bir seçenegi olmama korkususdur.

Agir agorafobikler yasamin bir çok etkinliginden uzaklasir. Bir süre sonra yasamlari o kadar kisitlanabilir ki zamanla ciddi çökkünkük durumlarina da girebilirler.

Özgül Fobiler

Belirli nesneler veya durumlardan anormal korkudur. Bunlari agorafobi ve sosyal fobilerden ayirdettiren özellik korkunun özgül durumlar ve nesneler karsisinda belirmesidir. Bu özgül durumlar ve nesneler olmadiginda hastada rahatsizlik belirtisi yoktur. Bunlardan uzak oldugu sürece hastanin yasami etkilenmemektedir. Yalniz fobi nesnesi ya da durumuyla yüz yüze gelince panik derecesinde korku ortaya çikmaktadir. Hasta bu nesne veya durumlarin nerede bulunabilecegini daha önceden inceler ve ona göre sakinarak sikintidan kendini korumaya çalisir. Fakat çok sik karsilasilan nesneler karsi korku yasami çok kisitlayici olabilir.

Fobiler korkunun ortaya çiktigi uyarana göre üçe ayrilabilirler
fobi_1
A. Nesne fobileri (böcek kelebek köpek sivri uçlu esya gibi…)
B. Durum fobileri (kapali yer açik yer asansör yüksek yer gibi…)
C. Islev fobileri (altina kaçirma gaz kaçirma terleme yüz kizarmasi gibi…)

BAZI ÖZGÜL FOBILER

Kapali ve basik yerde kalma korkusu (klaustrofobi)

Kapali ve basik yerlerde duyulan korkudur. Asansör basik tavanli odalar koridorlar kapilari kapali ve kalabalik otobüs yeralti çarsilari metro alt geçitler ve kilitli odalar onlar için korku verici yerlerdir. Hastanin temel korkusu bu sayilan yerlerde sikisip kalmak nefes alamamak ve bogulmaktir

Kan-yaralanma korkusu

Halk arasinda “kan tutmasi” olarak bilinen kan-yaralanma fobisinde hasta kan görünce rahatsizlik duyma disinda tibbi islemlerde bayilacak gibi olma kalp hizinda degisme bulanti ve bayilma gibi tepkiler gösterebilir.

Hayvan korkusu (zoofobi)

Insanlarin bir kisminda korkulan hayvanlara karsi kötü bir deneyim yasadiktan sonra fobi baslarken bir kisminda da böyle bir baslatici bulunmaz.

Gök gürültüsü ve firtina korkusu (astrofobi)

Gök gürültüsü ve firtina fobisi olan kisiler sürekli hava durumunu izler. Havanin firtinaligök gürültülü ve yagisli olma ihtimali oldugu günlerde büyük korku ve panik duygulari yasarlar.

Yükseklik korkusu (akrofobi)

Yükseklik korkusunda kisi yüksek binalara çikamaz yüksekten bakamaz. Birçok kisi için keyifle oturulacak balkonlar bu hastalar için eziyet olur.

Yalnizlik korkusu (manofobi)

Yalnizlik fobisi duyanlar tek baslarina kalmazlar. Bu fobi aksamlari evde tek baslarina kaldiklarinda artar. Nedensiz olarak huzursuz olurlar. Evde duyduklari tüm sesleri gördükleri tüm gölgeleri hirsizin ve yabanci birisinin varligina yorarlar.

Uçak korkusu

Uçak korkusunda kisi gidecegi yere ne kadar eziyetli olursa olsun uçak disinda herhangi bir araçla gitmeye razidir. Uçaga binmek zorunda kalirsa siddetli korku duyar. Uçagin her hareketini her sarsintiyi büyük bir korkuyla izler duydugu her sesi motorun arizasina yorar.

Yutma korkusu

Yutma fobisinde kisi yemek yerken su içerken bogazina birsey kaçacagi ve bogulacagi düsüncesindedir. Kuruyemis ve küçük taneli yiyecekler onun için çok korkutucudur. Ciddi sorunlardan biri de ileri derecede kilo kaybidir.

-Gece korkusu (niktofobi)

-Canli canli topraga gömülme korkusu (tapofobi)

-Ates korkusu (pirofobi)

-Giyecek korkusu (endofobi)

-Yenilik korkusu (kainatetofobi)

-Sivri cisim korkusu (amofobi)

-Karanlik korkusu (kenofobi)

-Diski korkusu ( koprofobi)

-Yamaçtan inis korkusu (orofobi)

-Toplum içinde yüz kizarmasi korkusu (ertirofobi)

-Beyaz sayfa korkusu (lökoselofobi)

-Yabanci kokusu (xenofobi)

-Tozi pislik korkusu (mizofobi)

-Herseyden korkma korkusu (pontofobi)

-Korkudan korkma korkusu (fabofobi)

-Cinsel iliski korkusu

-Escinsel olma korkusu

-Aklini yitirme korkusu

-Hastalik korkusu

Bütün özgül fobiler tek tek anlatilamayacak kadar çoktur. Hepsi ayri ayri tanimlanmistir.

Örnegin,  Amerikali psikiyatrlar tarafindan 65000 degisik tür fobi saptanmistir
(ör: sebze fobisi:lachonophobiebir masada on üç kisi oturma fobisi:triskaidderkaphobie)

bayan

1.) Sigaradan sararmiş bıyıklarımız yok.
2) Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur.
3) “Ya kalkmazsa?”
4) “Ya inerse?”.. sizin de işiniz zor valla yaaa…
5) Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar
rahattır.
6) Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
7) Tuvalette sadece tavana değil sağımıza solumuza herhangi bir ölçme –biçme endişesi duymaksızın bakınabiliriz.
8) “Gerçek mi rol mü yapiyor?”
9) “Damsız Girilmez” bize bir şey ifade etmiyor…
10) Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması ya da bir aracın bizi sollaması hiç birsey demek değildir.
11) İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz.
12) Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olası kasları
belirginleştirecek diye bir zorunluluğumuz yok…
13) Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunluluğumuz da yok hatta..
14) Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak birileri her zaman vardır…
15) Düğme sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16) Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve çocuklar!
17) “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapınacak bir karşı cins varken  kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar yararlanıyoruz…
18) Aşık oluyoruz… korkmadan.
19) Biraz göbek sevimli mi durur? … hadi ordan!! siz hic “kalçalarımdaki yağlar beni çekici gösteriyor” diyen bir kadin ya da “yağlar beni çekici gösteriyor” diyen bir kadın gördünüz mü?
Asla dış görünüşümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandırmaya çalışmayız…

Rejim gerekiyorsa rejim… Allah Allah!!!
20) Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değiştirmek zorunda değiliz…
21) Duygusal saçmalıklar adına kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz…
22) Evde banyoda kıl- tüy dökmeyiz…
23) Dokunduğumuz bedenin herhangi bir kısmından silikonlar fışkırma korkusu duymayız…genelde tabi!!!
24) Sünnet olmuyoruz…
25) Meslek grubunda “ev kadını” diye kebap bir seçenek var…
26) Birinden hoşlansak da “ilk adım atma kabusu”ndan muafız…
27) Evet gelinlik 200.- $ smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de
sevgili damat ödüyor…
28) “3 dubleden sonra feciii sarhoş olurum” diyebiliriz rahatlıkla…
29) “Çirkin” kadın yoktur.
30) 50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para ödemek zorunda değiliz…
31) 31 sayısıda sadece diğerleri gibi bir sayı…
32) Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılar ne güne duruyor ki?
33) Yaşımız ne olursa olsun bir uçan balon taşıyabilir pamuk helva ve elma şekeri de yiyebiliriz
34) Her sabah traş olmak zorunda değiliz.
35) Bir gece hoş bir rüya görsek ertesi sabah pijamamızı kirliye atmamız gerekmez.
36) Genellikle istediğimizi almamız için söylememiz yeterlidir….
37) Bazen istemediğimizi söyleyerek de alırız.
38) Blue-jean’lerimizin muhtelif kısımları diğer taraflarına göre
dengesiz biçimde durmaz-beyazlamaz… ya da sararmaz…
39) Kızdığımızda birbirimizin anneleri kızkardeşleri ebeleri dayıları ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz…
40) Ayakta kalmak(?) için 15 porsiyon kaymaklı künefe yememiz gerekmiyor…
41) Bebeklik albümlerimiz sırtüstü çırılçıplak resimlerimizle dolu değil…
42) “Hadi amcalara göster..” şeklinde rezil bir çocukluk anımız da hiç olmayacak…
43) Uçan tekmelerle birbirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz…
44) Fiziksel güç iddiamız yok ama grip olunca da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi iptal olmuyoruz…
45) Silah… hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?
46) Horlamıyoruz….
47) Az bildiğimiz bir şeyi çok anlatabiliriz.
48) Birbirimize beklenmedik yıkıcı sonuçlar doğurabilecek eşşek şakaları yapma adetimiz yoktur…

49) Canımızın çektiği yemeği pişirir herkese yedirebiliriz.

50)Kerizi parasından ayırmada Allah vergisi bir yeteneğimiz vardır.
51) Sigaramızı yakacak birileri hep vardır…
52) Evde bozulan bir aleti onarmaya calışıp bir daha kullanılmayacak hale getirmek yerine tamirci çağırmak rasyonalitesine sahibiz.
53) Tükürmeyiz…
54) Giysilerimizden o gün öğle yemeğinde ne yediğimiz anlaşılmaz.
55) Harika alyansımız asla kılların arasında kaybolmaz.
56) Estetik sanatların %90′ı kadından esinlenmiştir.
57) Ayaklarımız kokmuyor.
58) “Erkek sözü” gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar yaratmadık hiç…
Yoksa verilen sözlerin tutulmaması gibi bir sorun mu var?
59) Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu okşar geçer ikna etmeye yetmez… ya gururu okşanan bir erkek neyi reddeder ki?
60) Çapkınlıklarımızın ardından giysilerimizde biz istemedikçe (mesela Monica L. istemişti!) deliller (ruj lekesi sarı saç teli vs. bulunması ihtimali yok…
61) Toplum içinde organ düzeltme stresi…
62) Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63) En sevmediğimiz insanlara bile öyle gerekiyorsa eğer yeterince dayanabiliriz.
64) Sevişirken sırtımız yere gelse de bu kaz*****n karşı taraf olduğu anl***** gelmez.
65) “Anneme gidiyorum” diyerek kapıyı çarpmak bize yakışan bir ayrıcalık…
66) Saçımızı boyayabiliriz… 20 yaşında bile…
67) Çığlık atabiliyoruz… sevinince üzülünce korkunca…
68) Aradığımız adresi kaybolmadan önce sormayı düşünebiliyoruz…
69) Uzağa işeme uzağa tükürme yüksek sesle geğirme vb. Karizma krikolarımız yok….
70) Askere gitmiyoruz..
71) Annelik duygusu… apayrıdır…
72) Sevgilimize ağabey ya da babamıza ait gömlek kazak mont T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73) Bale dans ritmik jimnastik buz pateni vb. uğraşlar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkında tartışma yaratmaz….
74) Hayatımızın hiçbir döneminde kravat takmak zorunda değiliz…
75) Mücevherler bizim…
76) Yağmurda şemsiyesiz kalmayız…
77) Belli dönemlerimiz cinayet bile işlesek hafifletici neden kabul edilir.
78) “Boşanmak istersek” tek celsede boşanırız.
79) “Boşanmak istemezsek” zengin bir dul oluruz.
80) Bir gün önce çıkardığımız çoraplarımızı evin altı üstüne gelmeden üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81) Kol saatimizin aynı zamanda hesap makinesi takometre barometre termometre ve radyo olması gerekmiyor.
82) Playboy Late Night kırmızı nokta Tutti Frutti vb. yüzünden uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83)Özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da
hatırlayabiliyoruz…
84) “Kaaaave..”ye gitmiyoruz.
85) Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafız…
86) İstemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87) Yürürken ceplerimizden bozuk para anahtar çakmak vs. sesleri gelmez…
88) Gece eve bırakılırız…
89) Bulaşık makinesi karmaşık bir dünyadır mekanizma değildir…
90) Geceyarısı yataktan sıvışıp buzdolabının ışığında zeytinyağlı dolma börek ve “hain köfte” yemiyoruz…
91) Ortalıktaki alakasız her türlü nesne ve sözcükten cinsel cağrışımlar çıkarıp günün 24 saatini seks düşünerek geçirmeyiz…
92) Kel olmuyoruz…
93) Toplu taşıma araçlarında nadiren ayakta kalırız.
94) Futbol mu? Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez…
95) Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır…
96) Berberde kimse yüzümüzü kolonya ile ovuşturarak gözlerimizi yuvalarından çıkartmıyor…
97) Bizim berberlerin koltuğunda üzerimize yaslanılması ya da üzerimize abanılmasıda da gerekmiyor…
98) Para cüzdanımız bir süre sonra kavisli yuvarlak hatlı bir şekil almıyor…
99) Pantolon almaya cıkıp eve uçak maketi uzaktan kumandalı araba mini langırt masası vb. emtia ile dönmüyoruz.
100) Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artık.
NE DERSİNİZ?

polikistikPolikistik Over Sendromu

Bu durum kanda erkeklik hormonlarının(androjenler) yüksekliği,kıllanma,yumurtlama bozukluğu,şişmanlık ve insülin hormonuna direnç ile karakterizedir.Yumurtalardan fazla miktarda androjen salgılanmasının nedeni luteinizan hormon denilen bir hormonun kanda normalden yüksek seviyede bulunmasıdır.

Nedeni tam olarak bilinemese de genetik,hormonal ve çevresel faktörlerin etken olduğu ileri sürülmektedir. İnsülin hormonunun kanda normalden yüksek olması ve bu hormona karşı vücutta direnç gelişmesi sık rastlanan bulgulardandır.Anormal derecede artan insülin seks hormonlarını bağlayan proteinin azalmasına neden olur.Böylece androjenler kanda serbest kalır ve seviyeleri yükselir.Ayrıca yüksek insülin yumurtalarıda direk olarak uyarır ve yumurtalardan androjen üretiminin artışına,erkeklik hormonu olan testesteronun çok daha aktif bir başka erkeklik hormonu olan dihidrotestesterona dönüşmesine neden olur.

Bu hastalığın olduğu bayanlarda yumurtalarda büyüme ve istiridye kabuğu görünümü olur.Yumurtanın dış tabakası kalınlaşmıştır ve bunun hemen altında çok sayıda milmetrik kistler bulunur.Bunlar ultrasonografik olarak görülebilir. Polikistik Over Sedromu olan hastalarda adet görememe yada seyrek adet görme,kısırlık,sivilce,kıllanma ve çoğu hastada olduğu gibi şişmanlık görülebilir.Ayrıca ultrasonda çok sayıda her iki yumurtada milimetrik kistlerin görülmesi,kanda androjen hormonların yükselmesi ve LH hormonunun artması hastalığın tanınmasını sağlar.Bununla beraber bu hastaların bazılarında ultrason yapıldığında yumurtalarda büyüme ve kistler izlenmeyebilir.Diğer belirtiler ise genellikle bulunmaktadır.Tam tersine yumurtalarda kistler varken diğer bulgular olmayabilir.Bu bayanlar genellikle hayatlarına normal şekilde devam etmektedir ve benzer şikayetlere sahip değillerdir.

Ultrason yapıldığında genel olarak yumurtaların hacmi artmıştır.Çoğunlukla 10 cm^3 ün üzerindedir.Her bir yumurtada çapı 2-9 mm arasında değişen en az 12 folikül kisti bulunmaktadır.Nadiren bu değişiklikler tek yumurtayla da sınırlı olabilmektedir. Ayrıca renkli doppler ultrasonografi yapılırsa yumurta damarlarında kan akımı artmış, rahim damarlarında ise azalmış olarak saptanabilir.Rahime giden kan akımının azalmasının bu hastalarda düşüklere neden olabileceği ileri sürülmektedir.

Tedavi

Diyet ve düzenli egzersizle ideal vücut kilosunu sağlamak çok önemlidir.Eğer hasta çocuk istemiyorsa doğum kontrol hapları kullanılabilir.Bu haplar yumurtaların çalışmasını azaltarak androjen üretimini azaltırlar.Seks hormonu bağlayıcı proteinin yapımını arttırarak dolaşımdaki serbest androjenlerin proteine bağlanmasını ve kan seviyelerinin azalmasını sağlarlar.Böylece kıllanmayı azaltırlar.
Tedavide yumurtlamayı arttıran insülin direncini azaltan hipoglisemik ilaçlar(şeker düşürücü ilaçlar) ‘da kullanılabilir.Metformin bunların en iyi bilinenidir.Metformin LH hormonunun kan seviyesini azaltır ve adetlerin normale dönmesine yardımcı olur. Kıllanma için androjen seviyelerini azaltan ilaçlar kullanılabilir.Spironolakton,finasterid bunlardan en çok kullanılanlarıdır.

Eğer hasta çocuk olmamasından şikayetçiyse yumurtlamayı uyarıcı ilaçlarla kısırlık tedavisi başlanabilir. Adet düzensizliği uzun süredir olan ve seyrek adet gören bayanlarda rahim kanseri(endometrium kanseri) riski artacağından doğum kontrol haplaının kullanımı yada aylık 10-14 gün süreyle progesteron haplarının kullanımı doğru olacaktır. Ayrıca bu tip hastalardan rahim iç tabakasından(endometrium) örnek alınmalı ve patolojik olarak incelenmelidir.

Op.Dr.Cihangir EFE

Kaynak : mutluinsan

Facebook
Twitter
Feed RSS
E-posta
Digg
FriendFeed

dogalguc.net | Webblog Facebook'ta