Duşun etkileri genellikle banyonunkilerle ters orantılıdır. Banyo insanı yatıştırır, duş ise aksine insanı kamçılar ve canlandırır denir. Aslında bu fikir tamamen doğru değildir. Banyo gibi duşun da etkisi yapış türüne göre değişir. Kasların, yorgunluk nedeniyle meydana gelen kasılmasını sıcak suyla yapılan bir banyo giderebilir.
Çok şiddetli olmayan bir duş ta, özellikle omurga üzerinde, banyonun yapamadığı hafif bir masajın vereceği etkiyi yaratabilir. Cildin yüzeyinde bulunan binlerce küçük sinir uçları, duşa karşı duyarlıdır. Eğer duş şiddetli olursa, yaptığı masaj da daha güçlü olduğu gibi zehirleri atıcı bir etkiye de sahip olur.
Ne sıcaklıkta bir suyla duş yapılmalıdır? Ne sıcaklıkta bir suyla banyo yapmak gerekiyorsa aynı sıcaklıkta bir suyla da duş yapılır. Bu sıcaklık 35 ya da 36 derecedir. Bu sıcaklıktaki bir suyla yapılan duş, özenli bir yıkanma için yeterli süreyi, yani beş ile on dakika arasında değişen bir süreyi aşmamalıdır Eğer su daha sıcaksa duş iki üç dakikay geçmemelidir.
Demek ki suyun sıcaklığı ne kadar fazla olursa duş altında da o kadar az kalmak gerekir. Sıcak duş damarları gevşeterek kan dolaşımını kolaylaştırır ve bu nedenfp de ağrı kesme özelliği vardır. 15-23 derece arasındaki sıcaklıkta suyla yapılan soğuk duş insanı kamçılar; ancak şok yapma etkisi de olduğundan bu duş herkese tavsiye edilmez.
Günde bir kez alınacak ılık duş vücudun yorgunluğunu alarak cildin daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Cilt kurumasına karşı ise nötr sabun ve jel kullanılması öneriliyor.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, özellikle sıcak yaz günlerinde, cilt temizliğine çok daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini söyledi.
“Aşırı duş almanın cilde zararlı olduğu” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Prof. Dr. Memişoğlu, “Günde bir kez alınacak ılık duş, vücudun yorgunluğunu alarak cildi temizler. Ayrıca kan dolaşımını düzenleyerek, daha güzel ve sağlıklı olmasına yol açar” dedi.
Duş sonrasında cildin kurumamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, asitli sabunların deriye zarar vereceğini kaydetti.
Duş sırasında, asitlerden arındırılmış, nötr sabunlar ve jeller kullanılmasını öneren Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Deriye rahat bir nefes aldırmanın en kolay yolu, günde bir kez alınacak duştur. Ancak bunu yaparken, ona zarar verecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Sağlıklı bir cilt istiyorsak, nötr sabun ve jel dışında ürünler kullanılmamalı. Bunun yanı sıra duş sonrasında, cildin kurumasını önlemek için deriye mutlaka nemlendirici kremler uygulanmalı.”
LİF VE KESEDEN UZAK DURUN
Deri üzerinde, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyen bir katman (manto) bulunduğunu belirten Prof. Dr. Memişoğlu, bu katmanın tahriş edilmesinin bazı deri hastalıklarına davetiye çıkaracağını bildirdi.
Geleneksel Türk aile yapısında yoğun olarak kullanılan lif ve kesenin deriye büyük zarar verdiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, “Banyo ve duş sırasında kullanılan kese, deriyi soyar, yağını alır ve deri kuruluğu oluşturur. Derinin sağlıklı bir şekilde görevini yürütmesi için bunlardan vazgeçilmesi gerek” dedi.







